SİYASET HESAP VERMEDEN..
Ahmet ZORLU
Türkiye genelinde nasıl gidiyor, Fetö yapılanması ile ilgili mücadele bilmiyorum.
Ama Kayseri'de AKP'lileri bile isyan ettirecek düzeyde sıkıntılı gidiyor.
Son dönemlerde yazdıklarımla ilgili konuşmak için Ak Parti'den bir isim ziyaretime geldi dün.
Fetö'den içeri alınanların, gözaltına alınıp serbest bırakılanların ve mal varlığına tedbir konulanların isim isim durumlarını anlattı ve 'Siyaset kurumu hesap vermediği sürece bu yapı her yerde etkisini sürdürür' görüşü ile noktaladı ziyaretini..
Partili dostumun anlattıklarından ve getirdiği belgelerden bir iki örnek vermem gerekecek olursa, isim ve kurum adı vermeden hemen özetleyim.
Adam Fetullahçı yapılanma ile ilgili yıllarca himmet toplamış, onun adına ç alışmalar yapmış, bu yüzden de yakalanıp tutuklanmış bir isimden başlayalım.
Çok sayıda binası var Kayseri'de.
İnşaatçi.
Yaptığı binaları satarken, reklamlarında 3 oda bir salon yerine 4 oda bir salon diye satmış binaları.
Gerçekten 4 oda bir salon, insanlar almışlar.
Ama denetim firması müteahhidi uyarmış, "Kardeşim, yangın odasını kapatıp Ütü Odası diye satıyorsun. Yarın mesken ruhsatı aşamasında belediye ile sıkıntı yaşarsın" diye.
Yetmemiş, belediyeye de yazı yazmış, ama ne belediye, ne de müteahhit firma dikkate almamışlar bu ünlü müteahhidin yangın odalarını ütü odasına çevirmesini.
Bunun üzerine, Bimer'e ilgili belediyeyi şikayet etmiş yapı denetim firması.
Şimdi Bimer ilgili belediyeden bu konuda açıklama bekliyor.
Adam da içerde, belediye ne cevap vereceğine bir türlü karar veremiyor.
Bu yapılardan daire alanlar da, pürüzün giderilerek meskenlerini alabilmeyi umuyor ve bekliyorlar. Ama müteahhit içerde, belediye de kendi derdinde..
Yine bir başka ünlü.
Hata 3-5 ünlü Fetö'den tutuklandılar. Tüm mal varlıklarına el konuldu.
Ama oturdukları bina tarla gözüküyor. Ruhsat yok.
Kayseri'nin en lüks yapılarından biri.
Bu yüzden oturdukları evler için işlem yapılamıyor. Tarlanın tapusu başkasının adına.
Soruyor AKP'li yönetici;
Şimdi belediye veya belediyeler bu işin içinde değil diyebilir misiniz?
Evet, bu mücadele süreci gelip bir yerde tıkanıyor.
Onun ötesine geçme noktasında soruşturma kurumlarının eli kolu bağlı.
Tıbbi Medikal sektöründeki son gelişmelere gelince.
Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği, gündeme getirdiğim Firma-Doktor ilişkilerini mercek altına aldı ve 18 aylık ihalelerle tıbbi medikal malzemesinin temini cihetine gidilmesi için başhekimliğe resmi yazı yazdı. Bununla da kalmayıp idari boyutta konuyu soruşturmaya başladı.
Ayrıca Kamu Hastaneleri Hukuk biriminin de konuyu incelediği, kusuru bulunan yöneticiler, doktorlar ve mevzuatın arkasından dolandığı belirlenen firma çıkması durumunda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.
Ancak Erciyes Üniversitesi boyutundan bir gelişme yansımadı.
Erciyes Üniversitesi Rektörünün tıp sektöründen gelen bir isim olduğunu, yıllarca üniversite fakülte hastanelerinin tıbbi medikal ihtiyacını karşılayan firmaları ve bu firmalarla saadet zinciri kuran bazı isimlerin üniversite yönetimince iyi bilindiğini dikkate aldığımızda bir-iki güne burada da bazı önlemlerin alınacağını umuyor ve bekliyorum.
Amacımız kamunun haklarını, hastanın haklarını ve kurumların haklarını korumak olduğu bilinciyle, bundan böyle de bu tür yapıların maskelerini indirme yolunda emin adımlarla ilerleyeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.
Ve son bir konu..
Kayseri Trafiğinde son günlerde yaşanan yığılmayı siz de gözlemliyorsunuz umarım.
Akşam saatlerinde Nato Caddesi, Fuzuli Caddesi, Kartal Bulvarına çıkan yollar, İnönü Bulvarı gibi kesimlerde İstanbul Trafiğini aratmayacak görüntüler yaşanıyor.
Sayın Mustafa Çelik'in hiç vakit geçirmeden, ilçe belediye başkanlarını da yanına alarak, bu tıkanmanın nedenlerini uzmanlarına araştırtması ve ilave önlemlerin vakit geçirilmeden alınmasını öneririm.
Zira, yaşanan yoğunluktan dolayı homurtular şikayete dönüşmeye başladı.
Şikayetten sonra da tepki ve protestolar gelmesi kaçınılmaz gibi.
Kent Merkezine ve bu caddelerde belli saatlerde yaşanan yığılmaya yol açan etmenlerin iyi irdelenmesi gerekir sanırım.