SİGARA ÜZERİNE...
Ahmet ZORLU
Bizi yönetenler, bizi yönetenlerin görevlendirdikleri kamu çalışanları, ülke gerçeğini birilerine şirin görünmek adına çarpıtarak millete yutturmaya çalışıyorsa, bu ülkede hiç bir sıkıntıya sağlıklı reçete çıkmaz, bir takım rakam oyunları ile millet oyalanır sadece.
Gelişmiş toplumlarda, kısa adı AR-GE olarak nitelendirilen araştırma, geliştirme, istitatistik gibi kavramlar bu nedenle önemlidir, gerçekçi veriler üretilir, soruna bu veriler ışığında çözüm aranır.
Bu yüzden bir gecede kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolardan 19 bin dolara fırlatılmaz, yüzde 40 olan 8 aylık enflasyon, yüzde 7 ambalajı ile millete takdim edilmez.
Bunlara neden mi dikkat çektim..
Ülkemizde sigara kullanımının düştüğüne dair bir rapor okudum, hayli ilginç geldi;
Efendim OECD tarafından yayınlanan bir rapora göre, 2002 yılında yüzde 32 olan Türkiye'deki sigara kullanımı oranı yüzde 23'e gerilemiş ve en çok sigara tüketen ülkeler sıralamasında 11. sıraya kadar yükselmişiz.
Yani şöyle özetleyelim, uzun adamın başlattığı kampanya sayesinde Türkiye'de sigara kullanımı gittikçe azalıyor. OECD raporuna da bu durum yansıdı.
Uluslararası kuruluşlar, ülkelerin alışkanlıklarını, sosyal gelişmişlik düzeylerini ekonomik verilerini incelerken ulusal bilgi ağından yararlanırlar.
Yani kamu ne bilgi verirse, o bilgi doğrudur.
Tabii belgelenmesi şartıyla..
Kağıt üzerinde baktığımızda OECD verileri doğru.
Ama bu raporda, Barzani'nin ve ona bağlı yapının üretip ülkemize soktuğu kayıtdışı sigara gözükmez.
Bu raporda, ilçelere, mahallelere torbalarla gelen ve hiç bir resmi kaydı olmadan piyasaya sunulan tütün balyaları yoktur.
Durum böyle olunca, Türkiye Uzun Adamın bu alandaki başarılı çalışmaları ile sigara tüketiminin azaldığı ülkeler kategorisinde en dikkat çeken ülke olup çıkıveriyor.
Geride bıraktığımız hafta sonu bir ilçe ziyareti sırasında, yanımdaki arkadaşın bir hırdavat dükkanına girdiğini gördüm.
Heralde, evi için çekiç, keser gibi şeyler alacak diye düşündüm, kapıdan gelişmeleri izliyorum.
Hırdavatçı, çivilerin, paslı demirlerin arasında üzerleri kapatılmış 4 torbanın üzerini açacak arkadaşıma torbalardaki tütün ve fiyatları hakkında bilgi veriyordu.
Arkadaşım da, kendisine verilen siparişi yerine getirmek için kilosu 40 liraya bir kilo tütün, yeteri kadar kağıt ve bir tane de sarma makinası aldı.
Tamamının maliyeti 46 lira.
Yani dolaylı vergilerle özeyip bezediğimiz ve lüks tüketim malı haline getirdiğimiz 5 paket sigara parası bile değil.
Arkadaşım çıkışta kaçak tütün kullanımı konusunda bilgiler verdi.
Dedi ki;
"Benim köyümde şu anda 10 kişi kaçak olmayan sigara içiyorsa, 5 kişi kaçak sigara tüketiyor, 10 kişi de ayda bir tütün alarak ihtiyacını gideriyor. Kayıtdışı tütün o kadar ilgi görüyor ki, TPDK da rekabete ortak olmak için tütün üretmeye başladı. Ama fiyatı yüksek olduğu için vatandaşlar ayağına kadar gelen tütünü ya da ilçe pazarlarında, manavlarda, nalburlarda satılan tütünü tercih ediyor"
Peki sigara konusunda böylesine büyük bir kaçak ve kayıtdışılık yaşandığını, OECD'ye o bilgileri verenler bilmiyor mu sanıyorsunuz..
Bal gibi biliyorlar.
Ama önemli olan resmiyette de olsa tüketimin azaldığına toplumu ve uluslararası kuruluşları ikna etmek.
Bunu yapmazlarsa ne mi olur?
UZUN ADAM KIZAR....