SENEYE ALLAH KERİM..
Ahmet ZORLU
Üç yıl önce bu zamanlar, Domates 50 kuruştu, şimdi 5 lira..
Üç yıl önce bir kilo et 18 lira idi, şimdi 50 lirayı aştı.
Üç yıl önce bir litre benzinin fiyatı 2 lira 85 kuruştu, şimdi 7 lirayı test ediyor.
Üç yıl önce emekli maaşı bin 480 liraydı. Şimdi 2 bin lira dolayında.
Bütün bunların tek nedeni var.
Cebimizdeki paranın alım gücü eriyor.
Üretim yapmıyoruz, tüketimde üzerimize yok.
16 yıldır bu ülkede bizi yönetenler, üretim yapan, istihdam alanı açan tek bir yatırımın temelini atmadı, kurdelasını kesmedi.
İşsizliği, okullara müstahdem, cezaevlerine infaz koruma memuru, emniyete polis, resmi kurumlara geçici sözleşmeli hizmetli alarak kontrol etmeye çalışıyor iktidar.
Oysa ekonominin kuralları bellidir.
Özel sektör, bir eleman alırken bu çalışanın bir yılda kuruma kazandıracağı katma değeri hesaplar, bu katma değerin bir bölümü emeğinin karşılığı olarak çalışana verir. Kalanını işletmeyi büyütmek ve bir kişiye daha istihdam alanı açmak için kullanır. Ekonominin çarkı bu şekilde döner, dönmelidir.
Almanya 54 milyar avro ihracat fazlası ile 2017’de yüzde 4,5 büyüdü. Biz 70 milyar doları aşan dış ticaret açığı ile yüzde 7 büyüdüğümüzü iddia ediyoruz.
Ekonomide geldiğimiz korkunç noktayı daha iyi kavramak için, doların Türk Lirası karşısındaki önlenemez yükselişine bir göz atalım isterseniz.
Dolar;
Üç yıl önce: 2.63,
İki yıl önce: 2.88,
Bir yıl önce: 3.53,
Altı ay önce: 3.75,
Bir ay önce: 4.65,
Bir hafta önce: 4.61,
Şimdi: 4.84 lira.
Neredeyse 3 yılda paramız dolar karşısında yüzde yüze yakın değer kaybetti.
“Bana ne dolardan” kolaycılığı ile beyinleri yıkayanlara hatırlatmak istiyorum.
Güzel ülkem, uygulanan yanlış ekonomik ve tarımsal politikalar yüzünden eti, nohutu, pirinci, fasulyeyi, soğanı hatta patatesi dışardan alıyor.
Dolar ödeyerek alıyor bu ürünleri
Yeni dolar karşısında eriyen senin paran.
Ondandır patatese 5 gayme ödemek zorunda kalman.
Ondandır, geçen yıl 1200 lira dolayında olan kurbanlık hissesine 2 bin lira bayılmak zorunda bırakılman.
Ama hala diyosan, “Ben halimden memnunum..”
Diyecek bir şey yok.
Tembelliğe devam.
Daha satacak, savacak çok kurum var ülkemde.
Bak, bedelli askerlik sayesinde emekliye ödenecek bayram paralarının kaynağı hazır.
Seneye Şeker Bayramına da Allah Kerim.
Yakında, hani şu borç verdiğimizi iddia ettiğimiz IMF var ya IMF..
Kapısını çalıp borç para istemek zorunda kalacağız.
IMF borç para verir vermesine de;
Karşılığında senin emekli maaşını, asgari ücretini koyar masaya.
Yani acı bir reçete yazar önce.
O zaman anlarsın neler döndüğünü de.
Artık çok geçtir.
Pişmanlık için.