SATIŞ BAŞLADI..
Ahmet ZORLU
Türkiye genelinde yoğun, Kayseri’de ise ehven geçen Fetö soruşturmalarında, artık birbirini satma dönemi başladı.
Bundan sonra 15 Temmuz’a kadar içtikleri su bile ayrı gitmeyen anlı şanlı memleket büyüklerinin ‘itirafçı’ vasfı için, en yakın dostlarını nasıl sattıklarını yakından izlemeye başlayacağız.
İlk resmi bilgiler, AKP İl eski Başkanı Ömer Dengiz’den geldi.
Mahmut Hiçyılmaz’ın Ticaret Odası Başkanlığı görevine getirilmesi konusunda, eski bakan ve her daim Milletvekili Mustafa Elitaş’ın Kozaklı’da nasıl gövdesini ortaya koyduğunu anlattı. Kendisinin, Hiçyılmaz adına karşı çıktığını ama sözünü dinletemediğini söyledi.
Sadece bu kadar mı?
Sayın Mehmet Özhaseki’nin Kafile Başkanı olduğu Pensilvanya gezisini, sonrasında başlatılan Hastane Projesini ve hepsinden önemlisi17-25 Şubat Vakası sonrasında Fetö’nün Kayseri’deki önde gelenleri ile gerçekleştirdiği kahvaltılı toplantılar, Melikşah Üniversitesini bina yaptırma konusunda Özhaseki’nin sergilediği özveri hakkında da ifade verdi Ömer Dengiz.
Tam itirafçıların ardı ardına dökülmeye başladığı bir dönemde Sayın Özhaseki, diğer illerde Fetö yapılanmasına belediyelerin arsa verdiğini, imar kolaylığı sağladığını, ancak kendisinin tek bir metrekare bile arsa vermediğini söylemiş.
Bazı yerel gazetelerde bu haberi okurken, Burç Eğitim Vakfı’na, yapılan plan değişikliği ile sağlanan muazzam imar rantını hatırladım.
Neyse ki, Mustafa Çelik Meclis’ten geçen bu kararı iptal edecek yeni bir karar aldırdı da birilerinin köşeleri dönmesinin önüne geçti.
Sayın Özhaseki diyecek ki, “O Meclis oturumuna ben katılmadım…”
Doğru, Sayın Özhaseki Büyükşehir Belediye Başkanı iken hiçbir meclis oturumuna başkanlık etmemiştir. Yani alınan hiçbir meclis kararının altında katılımcı olarak imzasını bulamazsınız.
71 kişi hakkında hazırlanan iddianame o kadar ayrıntılı ki, önümüzdeki günler, hatta aylarda bol bol bu iddianameyi kaynak olarak kullanacağız gibi..
Satış sadece Fetö iddianamesinde değil. Her alanda kendini göstermeye başladı.
Mesela, Kayseri Şeker ve Ticaret Odasının başı ile ilgili, bazı memleket büyüklerinin ortaya koyduğu savunmacı tutum Ak Partiyi ikiye böldü.
Bazıları, “Savcının tutuklanmasını istediği KTO Başkanının etkinliğine bakanlı, vekilli katılmak partiye zarar verir” derken bazıları da, “Konuşursa ortalık karışır” diyerek kerhen de olsa Akay Yönetiminin arkasında saf tutmakta ısrar ediyor.
Şeker ile ilgili asıl karışılıklık, Kayseri’den çok Boğazlıyan’da yaşanıyor. Özellikle, parti yönetiminin ısrarı ile bir çiftçi etkinliğine Adalet Bakanı’nın getirtilmesi ve öncesi yaşanan hukuksal hareketlilik ilçede AKP’ye oy ve gönül bir çok vermiş insana, “Neler oluyor?” sorusunu sorduruyor,
Boğazlıyan’ı ayrı bir yazı konusu yapmak gerekir bu anlamda.
Bu arada AKP’li olupta, Fetö konusunda Cumhurbaşkanı kadar katı olan bazı isimler, Kayseri’de sümenaltı edilmeye çalışılan bazı konuların durumunu sorgulamaya başladı.
Bunların başında, Fetö’nün AVM kanadı ile ilgili iddialar var.
Sayın Cumhurbaşkanı ile AVM soruşturmasının merkezindeki ismin Kayseri’de, ustaca bir araya getirtilmesi, AVM kiralarının dolar yerine TL ile alınması gibi göstermelik hamlelerle bu soruşturmanın ınkıtaya uğradığını söyleyen partililer, “Vakıflar İdaresi’ni bile töhmet altında bırakan hatta mahkemelere düşüren AVM Soruşturmasının tamamlanması ve Kayseri’den muazzam vurguna öncülük edenlerin tek tek adalete hesap verilmesini istiyorlar.
Sadece bu kadar mı. İşin medya ayağına da daha dokunulmadı. Mehmet Atalay döneminde Basın İlan Kurumu hakkında onlarca iddia gündeme geldi, soruşturma dosyasına girdi, ama tek bir isim daha sorgulanmadı.
Fetöcü yayın organlarında beyinleri yıkandıktan sonra, diğer yayın kurumlarına ve belediyelerin basın birimlerine transfer edilen, devletin ajansını, TRT’sini Fetö’nün çiftliği gibi kullanan isimlerin yüzde 80’i hala etkili kurumlarda görevlerini sürdürüyor.
Ve damatlara, kuzenlere de sıra gelmedi daha..
Kimler, 15 Temmuz sonrası ilk kapatılan eğitim kurumu İzmir Yamanlar Lisesini bitirip, kalan eğitimini Fetullahın dizinin dibinde yaptı?
Kimler, Hocaefendinin izniyle, onların önerdikleri isimlerle evlendirildi?
Kimler, ayarlanmış sınavlarda yüz üzerinde 95 alarak kritik devlet kurumlarında görev aldı?
Kimler cemaatin müteahhitliğini, tahsilatçılığını üstlenerek servetine servet kattı?
Kimler oturduğu binaya balya balya günlük hocaefendi gazeteleri aldı ve tepki görünce de kapıcıya talimat vererek “Bodruma stok et. Parasını ben ödüyorum. Birikince hurda kağıt olarak satarsın” talimatı verdi?
Hangi belediyeler, kentin önde gelen Fatöcü inşaat şirketlerinin bir dediğini iki etmeyerek, planda yangın çıkışlarının daireye eklenerek 3 artı 1 yerine 4 artı bir diye daire satmalarına göz yumdu?
Kimler, tescilli Fetö şirketlerine ve Fetöcülere Oran ve KOSGEB kaynaklarını peşkeş çekti?
Dedim ya, satış başladı.
Bundan sonra bu ilişkiler tek tek ortaya dökülecek, bir çok isim kendini kurtarma adına en yakınındaki ismi bile gözünü kırpmadan satacak.