SAHi NEDEN DETAYA İNİLMİYOR
Ahmet ZORLU
Fetö’nün CD’sini dinlediği için gözaltına alınan karı-kocanın haberini okurken elden ulaştı mektup.
İçeriğini okuduğumda, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni yakından bilen birinin yazdığı ortaya çıkıyor.
İddialarının büyük bölümüne zaten vakıfım.
Fetö ile Mücadelede, kırmızı çizginin ‘Para’ ve ‘Siyaset’ olduğunu ortaya koyması bakımından ilginç bilgiler içeriyor. Bilgilerinin ve iddialarının tamamı belgelenmiş olduğu için de bu dosyada yer alan mektubun sorular bölümüne yer veriyorum;
Sayın Zorlu,
Birkaç köşe yazınızda, sağlık sektöründe Fetö’nin kurduğu Saadet Zincirinin bir iki parçasına yer verdiğiniz ve sizin yazılarınızdan sonra yöneticilerin bir şeyler yapar gibi hareket edip hiçbir şey yapmadıklarını izleyen biri olarak, bu konunun gündeme gelmesi ve bu saadet zincirinde yer bulan isimlerin yargıya hesap vermesi adına yazıyorum.
Zira, kurulan bu zincirin her halkası eskiden Fetö’ye haraç veriyordu, şimdi haraç vermelerine bile gerek kalmadan icraatlarını devam ettiriyorlar.
Sadece yüzlerindeki maskelerini yenileri ile değiştirdiler.
Şöyle bir geçmişi hatırlatmak adına, sizin yazılarınızda da adı geçen bir çok isim ve firma olmasına rağmen, bir kişi, Medikal Şirketi Sahibi Mehmet Ortaköylüoğlu dışında Fetö soruşturması hiç kimseye uğramadı.
Oysa yığınla iddia var ortada ve hiç biri kovuşturmaya bile uğramadı.
Örneğin Mehmet Ortaköylüoğlu hastanede kimlerle işbirliği yapıyordu?
Hangi yakını Medikal Ortopedi bölümünde bir zamanlar, tek karar vericiydi?
Mehmet Ortaköylüoğlu adına ‘Acil ödeme’ talimatları ile para çıkaran isimler kimlerdi?
Mehmet Ortaköylüoğlu ve onunla işbirliği yapan bir-iki firma, doğrudan alım yöntemiyle ameliyata verdikleri parça başına kime ve kimlere komisyon ödüyordu?
Mehmet Oktaköylüoğlu’nun hangi yakını iktidar partisinin etkililerindendi?
Mehmet Ortaköylüoğlu’nun yeğeni hangi belediye başkanının gözdelerindendi?
Fetöcü şirketlerle iş yaptığı bilinmesine rağmen, hastanedeki doktor kadrosundan neden hiç biri hakkında kavuşturma yapılmadı?
Geçmişte, Cumhuriyet Savcılığına kadar intikal eden dosyaların daha öteye gitmesine kim engel oldu?
Hakkında, kamu haklarından mahrumiyet kararı bulunan Fetöcü Medikalciler, hangi isim adı altında faaliyetlerini sürdürüyor?
Sizin yazılarınızdan sonra, hastane ile iş yapmasına engel konulan firmaların yerini hangi ünlülerin firmaları aldı?
Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’nin, tıbbi Medikal ürünlerinin toplu ihale ile alınması talebi hastanece yerine getirildi mi?
Neden önemli ortopedik ameliyatlar, doğrudan alım hükmü adına mesai saatleri dışında yapılıyor?
Üniversite yerine Devlet Hastanesi’ne kamp kuran ve adı sizin yazılarınızda da geçen hocanın komisyon karşılığı ürün almaya başladığı yeni firma kime ait?
Mektup çok uzun, ama çok sayıda isim ve iddia olduğu için sadece soru bölümlerini buraya taşıdım.
Sadece mektup da değil.
Kayseri eğitim ve Araştırma Hastanesi, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, bazı özel hastanelerde çok sayıda doktor, şirket ve isim geçiyor.
Bazı özel hastanelere bu anlamda verilen cezalarla ilgili kararlar da var.
İddialar gösteriyor ki, devletin 4 bin, 4 bin 500 lira ödediği tıbbi medikal ürünü üzerinden, en az bin lira doktor, bir o kadar personel, bir o kadar da tıbbi medikal şirketi para kazanıyor.
Burada, tüm doktorları tenzih ederim.
Ama yaşanan büyük hırsızlığı bildiği halde sessiz kalanların da bu günaha ortak olduklarına dikkat çekmek kaydıyla.
Size de krom metal parça olarak fatura edilen, bildiğiniz at nalı! takılıyor.
Ve bu belgeler, bu bilgiler bir şeyi daha gösteriyor.
Fetöyle bağlantısı olan ama, ya siyasete bulaşan, ya da elinde para bulunanların dokunulmazlıkları var.
Eğer öyle olmasaydı, bunca Fetö Çamuruna bulanmış kurum yöneticisi, üniversite hocası, siyasetçi aramızda gerine gerine gezmeye devam eder miydi?
Yani önümüzdeki günlerde de, Bank Asya’ya kira yatıranlar, maaşını Bank Asya Hesabına yatıranlar, telefonunda Bylock olanlar, evinden Fetö Cd’si çıkanlar içeri tıkılmaya devam edecek. Himmetçiler, Fetö adına şirket çalıştıranlar, onun adına yurt ve okul yaptırmak için işadamlarını sıkboğaz edenler, ünlüleri Pensilvanya’ya el etek öpmeye götürenler, Fetöcü şirketleri ruhsat, ihale yağmuruna tutanlar ise farklı maskelerle, bu saadet zincirinde yer almaya devam edecek.