Ahmet ZORLU

SAFARİ..

Ahmet ZORLU

Biz dil döküyoruz,

Biz anlatıyoruz,

Biz yol gösteriyoruz,

Duymuyorlar,

Dinlemiyorlar,

Uymuyorlar..

O Halde McKinsey isimli tilkiye, Türkiye Kümesi’nin anahtarını teslim etmelerinin yanlışlığını, mahalleden biri anlatsın dedim, Abdurrahman Dilipak’ın, bu konudaki görüşlerini virgülüne dokunmadan buraya alıyorum:

''Ya ben kendimi inkar edeceğim ve AK Partililere şirin gözükeceğim ya da susmayacağım. Bu iktidara hep destek oldum ama yanlışa karşı çıkarım. McKinsey'in FETÖ'den farkı yoktur. ENRON'a danışmanlık yapan bir kirli şirketi Türkiye'ye sokamazsınız. Bunu yapamazsınız. Sokarsanız cehennemin dibine kadar yolunuz var. Geçmişte Irak tezkeresine karşı çıkmıştım. Doğru bildiğimi yaparım ve yapmaya devam edeceğim. Bunlar ne savunma sanayinizi bırakırlar ne tarımınızı. IMF gelse bunlardan daha kötü olmaz. Bunlar sahtekar, bunlar dolandırıcı. Bunlar Rorschild'lerin truva atı. Büyük bir komplo ile karşı karşıyayız. Ben McKinsey'e karşı çıkarken Tayyip Erdoğan'ı savunuyorum. Bu böyle devam edemez. Yanlış atamalar var. Bu atamalar da komplonun bir parçası. Türkiye'yi Birleşik Arap Emirlikleri'ne ve Suudi Arabistan'a benzetecekler. Erdoğan'ın da buna izin vermeyeceğine inanıyorum. Bu kafayla giderlerse teğet meğet gitmeyecek. Türk ekonomisi batacak. Eğer önlem alınmazsa Türkiye'ye de Tayyip Erdoğan'a da yazık olacak."

Dilipak’ın bu görüşlerinin benzerleri, toplumun düşünen her kesiminden geliyor.

Ama dinleyen yok.

Bildiklerini yapmaya devam ediyorlar.

Gelin, McKinsey’in ne menem bir şey olduğunu bir de, Şanlıurfa Havalisinde yaşayan bir ağa nasıl tarif ediyor, birlikte okuyalım.

Urfalı ağa Afrika'ya safariye gitmiş... 
Döndüğünde köylülerini toplamış, anlatıyor safari maceralarını...

"Bele elinde av tufegi üstü açık bir pikapa binisen, sonra vahşi tabiata surisen... Bir heyvan gorunce vurisen..."

-Ağam sen heyvan vurmissen?
-He, bir zebra vurmişem...
-Ağam, zebra nedir?
-Zebra, sen eşşegi bilisen; Eşşegin siyah beyaza boyalisidir...
-Ağam, baska ne heyvani vurmissen?
-Zurefa da vurmişem...
-Ağam, zurefa nedir?
-Zurefa, sen eşşegi bilisen, eşşegin boynunu, bacaklarini cekip uc metre uzatirsen, zurefa olir...
-Ağam, baska ne vurmissen?
-Valla bir de piton vurmişem...
-Ağam piton nedir, nasildir?
-Sen eşşegi bilisen?
-He biliyem agam, nasil bilmem...
-Eşşeginkini de bilisen, onu dört metre daha uzatirsen, o pitondur ama essek yohtir...

-Bu Ağam bu McKınsey nedir?...
-İMF'yi bilisen?
-He biliyem...
-İMF'ninkini de bilisen, iste onu dort kere uzat o McKinseydir, ama İMF yohdir...

Not; Ağa fıkrası alıntıdır, hatta çalıntıdır.

Espri bir yana.

Geçmişteki inadınız yüzünden ülkemin kozmik oda sırları yabancı servislerin kelepir tezgahlarında pazarlandı.

Bu McKınsey’e de ülkemin diğer mahrem bilgilerinin İsrail başta olmak üzere her yerde pazarlanması imkanı veriliyor.

Gelin çok geç olmadan vazgeçin bu kuru inattan.

Yazık olacak bize, yazık olacak güzel ülkeme ve yazık olacak size..

‘Milletin parasıyla, Millet için cellat kiralamak’ sözü bile hafif kalır bu yaptığınız için.

Bir kez daya uyaralım.

Bu iş ‘kandırıldık’ mazeretine sığınılarak sıyrılacağınız kadar hafif bir kusur değil.

 

Yazarın Diğer Yazıları