Ahmet ZORLU

PSİKOLOJİK SINIR..

Ahmet ZORLU

Türkiye'nin Doğusunda, Güneydoğusunda enteresan olaylar yaşanıyor.  Bu da ülke genelini  tahmin edemeyeceğiniz ölçülerde etkiliyor.

Bölgede görev yapan öğretmenlere, 'Okullar kapalı, ilinizde hizmet içi eğitime alınacaksınız, bulunduğunuz ilçeyi terkedin'  diye mesaj gidince valizini kapan öğretmen yollara düştü, kimi araçla, kimi yaya ilçeler terkedildi. Bu tablodan etkilenen ilçe sakinlerinin de durumu uygun olanlar öğretmenlerin peşine düşüp ilçelerini terketti.

Diyarbakır'ın tarihi ilçesi Sur İlçesi'nde sokağa çıkma yasağı devam ediyor, her gün neredeyse yasağa rağmen şehit veriyoruz.

Şirnak Valisi, çok büyük bir başarı kazanmış gibi yanına emniyet müdürü ve jandarma komutanını alarak Sokağa Çıkma Yasağı ilan ettiklerini basın toplantısı ile duyuruyor.

Şimdiye kadar sokağa çıkma yasağı uygulanan ve uygulanmaya devam eden ilçelerden gelen görüntüler, emperyalizmin savaş üssü olarak seçtiği Suriye'den gelen görüntülerden farksız.

Anadolu'dan Doğu'ya ticaret için artık kimse gitmiyor. Doğuya mal veren esnafın büyük bölümü, alacaklarını tahsil edememekten yakınıyor.

Sağlık Bakanlığı, Doğudaki bazı hastanelerde 24 saat esasına göre gerçekleştirilen hizmetleri, güvenlik gerekçesiyle haftalık hale getirdi. Yani bir sağlık görevlisi hastaneye göreve gittiğinde  bir hafta hastanede kalacak, sonra evine gidip bir hafta dinlenecek.

ABD önce İstanbul, sonra Ankara Konsolosluklarında güvenlik gerekçesiyle hizmeti durdurdu. Başta ABD olmak üzere, bazı ülkelerden Türkiye'deki vatandaşlarına dikkatli olun mesajları gönderildi.

Türkiye, Irak'ın Kuzeyinde görev yapan askeri eğitim birliğinin güvenliğini sağlamak için bölgeye tank ve asker sevkedince ortalık karıştı, Türkiye birliğini geri çekmek zorunda kaldı.

Irak'ın Merkezinde, İran'da Türkiye aleyhtarı gösteriler gerçekleştirildi, iki ülkenin dini liderleri Türkiye'yle ilgili nota niteliğinde açıklamalarda bulundu, Irak Hükümeti bizi Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyine şikayet etti.

ABD üst düzeyi, Türkiye'nin Irak'taki birliğini geri çekmesi gerektiğine ilişkin açıklamalar yaptı.

İtalyan basını birden bire Bilal Erdoğan'ı keşfetti. Her gün manşetlerden inmiyor.

Ve son hamle, Türk Hava Yolları Ankara ve İstanbul'dan gerçekleştirdiği Şırnak Şerafettin Elçi Havaalanına yönelik uçuşları askıya aldığını açıkladı.

Neler oluyor Allah Aşkına..

Irak'a, Suriye'ye ayar vermeye çalışan ey yöneticiler, önce ülkenizde yaşananları bir düzene sokun.

Eğer güvenlik açısından bu kadar büyük bir acz içinde değil isek, neden Sur'da günlerdir çatışıyoruz.

Neden ilçelerde 10-12 gün sokağa çıkma yasağı ilan etmek durumunda kalıyoruz.

Neden hala her gün şehit haberleri almaya devam ediyoruz.

1999-2005 yılları arasında bölgede meydana gelen terör olayı sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Peki ne oldu da bu gün, terör işgal etmiş ilçelerimizi, illerimizi.

Sakın, 2005 sonrası uygulanan politikaların bir sonucu olmasın..

Hani şu İmralı Canisinin canı sıkılıyor diye yanına mahkum gönderilen, odasına TV konulan, bildirileri Diyarbakır meydanında canlı yayında okutulan, askerden gelen operasyon izinleri valiler tarafından geri çevrilen dönemde terör bu bölgelerde hakimiyet kurmasın.

Hani devletin tepesindekiler Tunceli'ye Dersin demeye başladıkları günlerde şımarmasın bu teröristler.

Ya da, askeri garnizonun kapısındaki Türk Bayrağı indirilirken, eşşek kadar adamları bize 'çocuk' diye yutturduğunuz günlerde yığınak yapmış olmasınlar il ve ilçelerde.

Terörle kararlı şekilde mücadele veren kadroları oradan uzaklaştırıp yerlerine, 3 adım önünden geçen teröristi bile vuramayan başarılı! polisleri görevlendirdiğimizde de bunlar palazlanmış demek ki oralarda.

Bakınız ey yönetenler, dünyanın bir çok ülkesinden dostlarımızla sosyal medyada ve telefonla sürekli sohbet ediyoruz.

Eskiden sohbete 'nasılsın' diye başlarlardı. Şimdi "Neler oluyor Türkiye'de" diye başlıyorlar.

Çünkü dünyanın tv kanallarında her gün Türkiye kaynaklı flaş haberler izlemek durumunda kalıyorlar.

2015  sohbaharında Türkiye'ye gezme amaçlı, iş amaçlı gelmeyi düşünüp, bu görüntülerin etkisinde kalarak iptal eden en az 10 tane arkadaşımı, dostumu sayabilirim.

Bunların bir bölümü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, bir bölümü çifte vatandaş.

Söyler misiniz, onlar bile görüntülerden rahatsız olup Türkiye Programlarını iptal ediyorsa, siz önümüzdeki dönemde hangi ülkeden Türkiye'ye turist bekliyorsunuz?

 

 

Yazarın Diğer Yazıları