Ahmet ZORLU

PARANIN İZİNİ SÜRÜN..

Ahmet ZORLU

Dün sabah yine, Bylock işletim sistemi kullandıkları gerekçesiyle sağlık çalışanlarına yönelik bir operasyon gerçekleştirildi.

 Hedef sağlık sistemi olunca birden odaklandım. Zira 14 Mart Tıp Bayramı sabahı gerçekleşen bu operasyonda alınan isimler önemli olsa gerek diye düşündüm

Ama maalesef, haftalar önce yazılarımızda gündeme getirdiğimiz, devletin ve hastanın kanını emenlerin esamesi bile okunmuyordu listede.

Unutanlar ve okumayanlar için hatırlatayım, konu Tıbbi Ortopedik Medikal Sektörüydü.

Bu alanda kurulan Saadet Zinciri tıkır tıkır işlemeye devam ediyor.

Kamu Hastaneleri Birliği tarafından yapılan soruşturmalar bir yere kadar gelip orada tıkanıyor. Zira hakkında hak mahrumiyeti cezası bulunmasına rağmen bu alanda faaliyet gösteren kişi ve kurumlar ad değiştirerek işlerini tıkır tıkır sürdürüyor ve yakın dostlarına, “15 Temmuz iyi oldu. Hiç değilse ödediğimiz himmetler artık cebimizde kalıyor” diye  övünüyorlar.

Sadece bir isim, o da işi o kadar aleni yürütüyordu ki işini, Fetö soruşturmasından önce paralarını tasfiye etti, işyerini kapattı ve  içerde. Bunun dışındaki ne bir doktor, ne bir sağlık görevlisi hakkında işlem yapılmış değil.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde  kurulan sistem tıkır tıkır işlemeye devam ediyor.

300 liralık bir malzeme 3 bin liraya kadar fatura ediliyor.

Aradaki fark, ameliyatı yapan doktor ve medikal işi yapan kişi arasında kırıştırılıyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, “Olur mu,  hastaneler bu malzemeleri toplu olarak ihale yöntemiyle alırlar.”

Aslında öyle. Ama ne hikmetse medikal ortopedik malzeme kullanılan ameliyatların çok büyük bölümü mesai saatleri dışında  yapılır ve doğrudan alım ile bilinen kişilerden, bilinen kurumlardan temin edilir.

Konuya ilgi duyacak soruşturma makamları,  Kamu Hastaneleri Birliği tarafından başlatılan ve bir bölümü davaya dönüştürülen dosyaları bir gözden geçirirlerse,  Fetö yapılanmasının izlerine kolayca ulaşırlar.

Zira bu yapı, içinde para olan her yere nüfuz etmiştir. Kocaman kocaman isimleri hastaneden hastaneye transfer ederek çeşmenin başına oturtmuştur.

Ve Kayseri’nin şansı, Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’nin başında, para kaygısı olmayan bir isim oturmakta ve gelen her bilgiyi hukuk birimince soruşturma konusu yapmaktadır.

Ha sonuç alma noktasına gelince, maalesef büyük bir ciddiyetle başlayan her soruşturma bir noktaya gelince tıkanıyor.

O nedenle de sonuç alınamıyor.

Sağlık alanında başlatılan soruşturma ve gözaltıların, Tıbbi Medikal sektörünü de kapsaması temennisiyle..

ÖNEMLİ GÖRÜNMEK.

Diyor ki Memleket Büyüğü:

“Gözaltına alınanlara ABD’den özel talimatı verildi, benim adımı sık sık tekrarlamaları için..”

Sonra da, hazırlık dosyalarında adı geçen ifadelerdeki bilgiler sorulunca “Evet bulundum, evet yaptım, evet topladım, evet 25 Aralık sonrası kahvaltılarda bir araya geldim,  ama bir sor niye topladım, niye gittim, niye yaptım” deyip başlıyor sıralamaya..

Bir ara da moda Ergenekon yaftası dağıtımıydı. O zaman da  adı anılmayınca çıkıp TV ekranlarında, kendisini öldürmek için bir işadamının tetikçiye verdiği paradan, kendisine yönelik tehditlerden bahsederek, kendine önem atfetmeye çalışmıştı.

Çünkü ona göre, memlekette kendisinden habersiz ve kendisinden onaysız  sinek uçmamalı.

Ha cümle aralarına da “Sayın Cumhurbaşkanı ile bu konuda konuştuk” gibi bölümler ekleyerek, yukarılardaki öneminin büyüklüğüne dönük mesajlarda veriyor.

Ne diyeyim, iyi ki Yotube diye bir site var.

Her bilgiyi ve her konuşmanızı ortadan kaldırırsınız, fakat  oradan silemezsiniz.

Yeter ki araştırdığınız konularda anahtar kelimeyi giriverin..

Hacı Boydak’ın özel Ormanında yaptırdığı köşke ruhsat almak için neler yapıldığını dönemin tanıklarından birinden dinledim daha dün.

Beylik söylemlerle, ortak yayınlarla kalksaydı günah ve vebal ve de kanuni sorumluluk..

O zaman hepiniz sütten çıkmış ak kaşıktınız.

Ama hiç biriniz bilemedi, Fetö denen yaratığın günün birinde Humeyni gibi dini lider olarak memleketi yönetme hesabı yaptığını.

O nedenle;  Sayın büyük!, canını yaktığınız, geleceğini kararttığınız, işsiz bıraktığınız, sürüm sürüm süründürdüğünüz insanların listesini önüne koy da, tek tek onlardan af dilemeye başla.

Zira bu devran böyle gitmez.

Günün birinde yaptıklarınızın tek tek adalet önünde, vicdan önünde hesabını vermek zorunda kalacaksınız..

Yazarın Diğer Yazıları