Ahmet ZORLU

OY..

Ahmet ZORLU

Hemen belirteyim..

Bu yazı, sandıklar açılmadan, hatta Pazar Günü sabah saatlerinde kaleme alınmıştır.

Ve en zor yazı, seçim sabahları yazılan yazıdır.

Zira Seçim günleri de, diğer günlerde olduğu gibi gazeteler biraz erken hazırlanır, sandık sonuçlarını beklemeye kalkıştığınızda da sabah okuyucunun eline ulaşmaz gazeteniz.

Neyse biz konumuza dönelim.

Efendim, seçim günleri bana göre bir demokrasi şölenidir, ya da olmalıdır.

Sabah kalkılır, ailece oturulup kahvaltı sofrasında, biraz da geride kalan propaganda sürecinin akılda kalanları üzerine sohbetler edilir.

Doğru ve güzel olan takdir edilir, yanlış ve çirkin olan eleştirilir.

Akılda kalan ilginç söylemler bir bir hatırlanır.

Bazı siyasilerin sergilediği hinlikler, bazı siyasilerin oy için ortaya koyduğu cinlikler eleştirilir.

Ama demokrasiye olan inanç gereği, ailenin reisi, eşine ve çocuğuna ‘Kime oy vereceksin?’ diye sormaz.

Fikrini özgürce ortaya koyan aile fertlerinin ‘Ben bu seçimde oyumu filan adaya vereceğim’ yaklaşımında bulunana ise diğer aile fertleri saygı gösterir.

Sonra ailece, eve en yakın oy kullanma mekanına gidilerek oylar kullanılır.

Bizim oyumuzu rahat kullanmamız için sabahın ilk saatlerinde görev aldıkları okullarda görev üstlenen sandık kurullarının üyelerine, partisine bakılmaksızın başarı dilenir. Sandığın bulunduğu okula girilip çıkılırken, partisine bakılmaksızın siyasi partilerin görevlilerine aynı sıcak ilgiyle yaklaşım gösterilir.

Siz diyorsunuz ki şimdi, ‘Bu anlattıklarınız eskidendi.’

Yok hala bizim evde ve ailede uygulanan  Demokratik olgunluk yukarda anlattığım gibidir.

Zira bizim ailedeki, ‘Seçim Demokrasi şölenidir’ ve ‘Oy Namustur’ anlayışı sürmektedir.

Biliyor musunuz, bu sabah sosyal medyada kullandığı oyun fotoğrafını paylaşan birini engelleyerek başladım güne.

Zira, bu zayıf karakterli olmanın en belirgin özelliğidir.

Kullandığınız oyun rengi sizi ve vicdanınızı ilgilendirir.

Başkasına, başkalarına hangi partiye oy verdiğinizi kanıtlamak zorunda değilsiniz.

Zira hangi partiye oy verdiğiniz, sizi ve vicdanınızı ilgilendirir.

Eğer vicdanınızı rahatlatabiliyorsanız, doğru bir tercih yaptınız demektir.

Gelelim Muhtemel sonuçlara..

Benim öngörülerim, 16 yıldır iktidar, ortalama 25 yıl dolayında da belediye yönetimini ellerinde tutan anlayışa bu seçimde seçmen bir uyarı verdi, verilecek gibi.

Bana göre, seçmen bu seçimde sadece belediye başkanını, meclis üyesini, mahalle muhtarını seçmenin ötesine geçerek, özellikle tek adam konusunda ve ekonomik tablo konusunda da fikrini sandığa yansıtacaktır.

Bu da gayet doğaldır.

Ne diyordu Merhum Demirel, ‘Tencerenin sarsmayacağı iktidar yoktur’

Umudum, beklentim, sandıktan çıkan sonuç ne olursa olsun, iktidarın ekonomik konularda izlediği ve yanlış olduğunu yaşadıklarımızla gördüğümüz yolu terk etmesi, üretime, istihdama, ihracata, tasarrufa yönelik tedbirleri, hem de bu sabahtan itibaren almasıdır.

Zira, güzel ülkemin ekonomik görünümü hiç de iç açıcı değildir.

Zira, Cennet gibi bir ülkede, cehennemi yaşadığımızı artık yönetenlerin idrak etmesi gerekir.

Zira, ekonomik gücü olmayan ülkelerin, kademe kademe zengin ülkelerin sömürgesi haline geldiklerinin bilinmesi gerekir.

‘Onların doları varsa bizim de Allahımız var’ tamam.

Ama, fakir olmak, açlıkla sınanmak da bizim kaderimiz değildir, olmamalıdır.

31 Mart Seçiminin ülkemiz, milletimiz, geleceğimiz için isabetli sonuçlanmasının gururunu hep birlikte yaşamak umuduyla.. 

Yazarın Diğer Yazıları