ÖĞRETMEN OLMAK..
Ahmet ZORLU
12 Eylül Askeri Yönetimi tarafından ilan edilen Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. Hem de sorunlar yumağından çıkmaya çalışan, çırpındıkça daha da sıkıntıya giren öğretmenler ordusu ile.
Bakınız bir öğretmen kuruluşu olan Eğitim-İş Sendikası bir nabız yoklaması yaptı, Öğretmenler Günü öncesi..
Çarpıcı olanından başlayalım.
Öğretmenlerimizin yüzde 71’inin kredi kartı borcu, yüzde 68.67’sinin ise bankalara borçlu oldukları ortaya çıktı. Öğretmenlerimizin hala yüzde 25.2’si sendikaya üye olup olmama konusunda kararsız. Kalan bölüm ise, siyasal etiketlerle donatılan 3 ayrı konfederasyon arasında paylaştırılmış. Kimi iktidarı tutuyor, kimi MHP’ye yakın, diğeri sola yakın politikalar izliyor.
Oysa öğretmen sendikası, işçi sendikası gibi kurumların önceliği, temsil ettikleri kitlenin, ekonomik ve sosyal haklarını korumaktır. Ama siyaset çizgisinden ilerleyerek üye kaydı yapmak daha kolay olsa gerek.
Maalesef 3 büyük konfederasyon da bu güne kadar bunu yapmışlardır.
Neyse biz araştırma sonuçlarına göz atmaya devam edelim.
Bakınız kendileri ile görüşülen öğretmenlerin yüzde 36.39’u ailesinin beslenmesini tam olarak sağlayamadığından yakınıyor.
Zira bu gün İstanbul merkezindeki bir okulda öğretmenlik yapan birinin ya çok yüksek kira ödemeyi, ya da evi ile okulu arasında en az 3 araç değiştirmeyi göze alması gerekiyor.
Yine araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 42.97’si ailesinin giyinme ihtiyacını tam olarak karşılayamadığından yakınıyor.
Yüzde 45.92’si günlük gazeteleri ve mesleki yayınları takip edememekten yana dertli.
Daha da ilginci nedir biliyor musunuz?
Öğretmenlerin yüzde 94.93’ü, son yıllarda öğretmenlik mesleğinin itibarının azaldığı görüşünde.
Araştırma bu şekilde sürüp gidiyor. Ama köşemizin yerinin sınırlı olduğu gerçeğinden hareketle bu bölümleri aktarmayı uygun gördüm.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk kurulduğu yıllarda, milletvekillerine ne kadar maaş verileceği sorulan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Öğretmen maaşı kadar bir ücret belirleyin” diyor.
Bu gün, ayda 25 milyar liralık telefon görüşmesi yaparak Meclis Bütçesinden ödeten milletvekillerimiz var.
Bu gün aldıkları maaş bordrosundaki rakamların öğretmen bordrosundaki rakama 10 basan milletvekili profilimiz var.
Bu gün öğretmenlerin yaşadığı bunca sorunu yaşamaya hazır da, Atanamayan yüz binlerce öğretmenimiz var.
Bunları öğretmen kurumlarında eğitimden geçirmiş, öğretmen yapmışız.
Sonra da önlerine KPSS başta olmak üzere, sınav engelleri koymuşuz. Bunların hepsini aşmasına rağmen binlerce öğretmen de atama beklemektedir.
Oysa, bizin inancımızda, “Bana bir harf öğretenin bin yıl kölesi olurum” anlayışı vardır.
Bizi yetiştiren, hayata hazırlayan, öğretmenlerimizin, 24 Kasım’ında yaşadıklarının uzaktan da olsa bir fotoğrafını çekmeye gayret ettim.
Unutulmasın, bu ülkenin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmasının yolu, kaliteli ve iyi eğitimli bir gençlikten geçer.
İyi eğitimli gençliğin yetişmesinin yolu da öğretmenlerden geçer.
Mesleki yayınları bile alamayacak bir ekonomik boyunduruk altındaki öğretmenin geleceğin yönetenlerine ne verebileceğinin takdirini ise sizlere bırakıyor, elleri öpülesi öğretmenlerimizin gününü gönülden kutluyorum…