Ahmet ZORLU

ODALAR, SEÇİM VE SİYASET..

Ahmet ZORLU

Sabahları, yani uykudan uyanır uyanmaz zihnimin berraklığında okurum gazeteleri.

Yerelini, genelini ayırmam.

Yerel gazetelerin bir bölümü, aynı merkezden manşetleri belirlenmişçesine aynı manşetle çıkarlar.

Bir bölümü de iktidar partisinden hangi bakan veya milletvekili velinimetleri ise onun Tatvan’daki konuşmasını bile kaçırmaz manşete çekerler.

Ama bağımsızlığı kendine görev bilen bir-iki gazetede farklı manşetler yer alır.

Mesela bunlardan biri Kayseri Olay’dır.

Haberse yer bulur manşette.

Özel olması o haberin tartışmasız manşette yer bulması anlamı taşır.

Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz’ın açıklamalarını taşımış manşetine gazetemiz dün.

Hiçyılmaz, MHP İl Başkanının ‘Adayımız Ömer Gülsoydur’ açıklamasının yanlışlığından dem vuruyor ve Ticaret Odası’nın hiçbir partinin arka bahçesi olmaması gerektiğini söylüyor.

İlk kez, Mahmut Hiçyılmaz’ın sözleri, doğruyu işaret ediyor.

Evet hiçbir siyasi parti yöneticisi, milletvekili, bakan çıkıp “Adayımız şudur” dememeli..

Zira oda ve borsalar, hangi siyasi görüşten olursa olsun, bütün bir kitleyi temsil etmelidir.

Sayın Hasan Ali Kilci döneminde bunu bizzat izleme imkanı buldum.

Kilci’nin yönetiminde MHP’lisi de, AKP’lisi de, CHP’lisi de görev yaptı.

Çünkü ortak hedef Ticaret Odası’nın başarısıydı.

Ondardır, Kayseri Milletvekili Taner Yıldız’ın Müsiad’da çıkıp “Ticaret Odası’na kaybetme lüksümüz yok” sözlerini şiddetle eleştirmişliğim.

Ondardır, Mahmut Hiçyılmaz’ın, bir siyasi görüşe meyilli uygulamalarını eleştirmem.

Ondardır, bir bakanın buradaki bazı isimleri arayarak, “Ticaret Odası seçimlerinde Ömer Gülsoy’u destekleyelim” tavsiyesine karşı çıkışım.

Zira siyaset illeti mesleki kurumları kontrolüne aldığı zaman, o mesleki kurumlarda yaşanan sıkıntılar yerine “Reis’i kızdırmayalım” politikası ön plana çıkar, kaybeden o mesleki kurumlar olur.

Meslek kurumlarının, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin önceliği siyaset kurumuna kol kanat germek değil, temsil ettiği kitlenin siyasetine bakmaksızın onların haklarını savunmaktır.

Bakınız işçi ve memur sendikacılığının Türkiye’deki acınası haline..

İktidarcı, ortayolcu, solcu 3 ayrı konfederasyon.

Adamların derdi değil, işçi ve memur hakları, sorunları.

Üye sayısı ve gelecek üye aidatı temelli bir sendikal anlayış.

Bakınız oda ve borsaların haline.

İktidar partisinin tek amacı var, oda ve borsa yönetimlerini ele geçirmek.

Bu toplumsal hastalıktan kurtulamadığımız sürece, iktidar uygulamalarının yanlış olanlarının karşısında ortak bir muhalefet bulamaz ve müftüleri nikah memuru da yapar,  tapu müdürlerini müftüde yapar.

O nedenle Kayseri Ticaret Odası Başkanı Mahmut Hiçyılmaz’ın “Ticaret Odası’nı iktidarın arka bahçesi yapmam” sözünü biraz daha ileri götürerek, “Odalar siyasetin at koşturacağı mecralar değildir. Hizmet temelli bir yönetim oluşturacak,  kurumsal kimliğimize ters uygulamaların karşısında olacağız” çıkışı yapması desteğinin artması sonucunu getirecektir..

. . . . . . .

Gelelim bir başka gazetemizde yer alan bir başka habere..

Efendim Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç diyesiymiş ki; “Belediye başkanları da yüzde 51 ile seçilmeli. Başkanlık seçimleri de iki turlu olmalı..”

Sayın Büyükkılıç’ın bu önerisinin AKP Genel Merkezi’nde iyi karşılanacağını sanmıyorum.

Baksanıza referandumda Ankara, İstanbul, İzmir gibi ülke nüfusunun çok büyük bölümünü bünyesinde barındıran illerde ‘Evet’ oyları yüzde 50’nin altında kaldı.

Allah muhafaza bu öneri, “Ben Recep Tayyip Erdoğan’ın kendini ortaya koyduğu referandum’da Erdoğan’dan fazla oy aldım” şeklinde yorumlanırsa, Melih Gökçek’ten sonra Ak Saray’a çağrılarak ve nazikçe istifası istenecek ikinci isim olur.

Hani ben uyarayım da..

Zira, Sayın Büyükkılıçın’ın, Fetö ilişkileri konusunda kalabalık bir dosyanın Saray’daki masada durduğuna dair enteresan haberler geliyor kulağımıza.

Yazarın Diğer Yazıları