Ahmet ZORLU

O KADAR BASİT DEĞİL..

Ahmet ZORLU

Sayın Cumhurbaşkanı, hafta sonu yaptığı bir konuşmada, “Belediyeler iktidarın kilidi” dedi.

Bu konuşmayı dinlerken, aklıma Dede Korkut’un şu ünlü, “Kahpe içerde olunca kapı kilit tutmaz oğul” sözleri geldi.

Evet, bir siyasi partinin iktidarın olabilmesi için, öncelikle Belediyelerde iktidara gelmesi gerekiyor.

Refah Partisi yıllarına bir bakın, önce Belediyelerde iktidar oldu.

Anavatan Partisi, İzmir dahil belediyelerde iktidarını pekiştirdi.

Ak Parti’nin mayasında belediye vardır. Sayın Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yıllarında edinmiştir bu günkü siyasi gücünü.

2019 yılı başlarında önce Belediye Seçimleri yapılacak Türkiye Genelinde.

Eğer AKP, bu güne kadar belediyelerde yakaladığı üstünlüğü yakalayamazsa, Genel Seçimler ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi riskli olacaktır, iktidar partisi ve Sayın Cumhurbaşkanı için.

Belediye Başkanları’nın bu nedenle istifa ettirildiği söyleniyor ama, galiba bir yerlerde yanlışlık yapılıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı anlarım.

Hakkında Fetö ithamları olduğu gibi, 15 Temmuz ile ilgili bilinmeyenler de çok fazla.

Ankara’ya gelince, Melih Gökçek de bu anlamda çok masumdur denilemez.Ama Bursa, ama Balıkesir gibi illerde  biraz da farklı etkenler ön plana çıkıyor gibi geliyor bana.

Tamam, Melih Gökçek’in gözyaşları içinde Fetullah Gülen’e gönderdiği övgü kasetleri ortalıkta dolaşıyor, ancak Bekir Bozdağ’ın daha çok kasedi var Hocaefendisi! ile ilgili.

Bülent Arınç var, Hüseyin Çelik var, Sadullah Ergin var, Ali Babacan var, Mehmet Özhaseki var.

Yani Melih Gökçek’e sıra gelene kadar partide tırmanışını sürdüren onlarca insan var.Yargı bu anlamda çok yüzeysel gidiyor.Bazı isimlerle ilgili araştırmalarda, sanırım birileri frene basıyor.

Dün Cem Küçük yazdı.

Deniz Kuvvetleri imamı olarak bilinen şahsın kardeşinin Kayseri’de sessiz sedasız beraat ettirilmesinin hikayesini.

Darbenin kilit isimlerinden Mehmet Dişli’nin kardeşinin partiden alınıp Saray’a götürülmesine zaten ben anlam verememiştim.Kayseri’de de durum farklı değil.

Kayseri, Sivas ve Yozgat’a devlet kesesinden ayrılan hibeler ve kredilerin kimlere dağıtıldığına ilişkin hazırlanan bir dosya var ki, bütün oklar Mustafa Palancıoğlu’nu işaret ediyor.

Mustafa Palancıoğlu Talas Belediye Başkanı ve Mehmet Özhaseki’nin desteği ile 2019’da da yeniden aday yapılacağı kesin bir isim..

Kayseri’nin sosyete mahallelerinden birinde faaliyet gösteren Işıkevi. 15 Temmuz sonrası bile geleni gideni vardı, bir gün bu evin yöneticisi apartmanı basanlarca öldüresiye dövüldü. Suçlama buraya devam eden çocuklarına sarkıntılık iddiasıydı. Konu polise yansıdı.

Apartman sakinleri, “Bu binaya gelip gidenlerin başında bir Belediye Başkanı olan isim geliyordu” iddiasında bulundular.Hatta geçmişteki ziyaretleri kapsayan kamera görüntülerini de polise verdiler.

15 Temmuz sonrası yaşanan bu olayı yazdık, görünmeyen bir el bu konunun örtbas edilmesini sağladı.

Mehmet Özhaseki’nin uzun belediye başkanlığı döneminde Büyükşehir Belediyesi ile ilgili gündeme gelen onlarca ‘Fetöcülere kıyak’ iddiasına girecek değilim.

Ya da, katalog evliliği ile aileye! katılan damatlardan, AVM operasyonlarından, Fetöcü AVM Patronlarına sağlanan kıyaklardan, ABD’de Fetullah Gülen’in dizinin dibinde yıllarını değerlendiren çocuklardan, mahdumlardan veyahut torpilli davalardan, kamuya yerleştirilen ‘Temizlikçi Bürokratlar’dan..

Yani, istifa ettirilecek belediye başkanları ile ilgili kriterler belirlenirken, ‘himaye altındakiler’, ‘himaye dışı olanlar’ olarak partilileri ayırdığınız takdirde 2019 seçimlerinde korkulan akıbetin sizi bulacağından kuşkunuz olmasın.

Siz sanıyor musunuz, Türkiye yerel seçim atmosferine girdiğinde, yerel adaylarınızın fetö ilişkilerinden kimse bahsetmeyecek.

Mehmet Özhaseki’nin iddianamelere giren, fetöcü hakim ve savcıların çocuklarının belediyelerde kadrolara yerleştirilmesi, fetöcü bürokratların eşlerinin belediye şirketlerinde istihdam edilmesi, es geçilecek.

Yani diyeceğim, konu Kadir Topbaş ile Melih Gökçek’in istifa ettirilmesi ile kapatılacak kadar basit bir konu değil.

Türkiye bağırsaklarını temizliyor diyerek, şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını insan pisliği yerine koyan zihniyet varolduğu sürece, yani Ak Parti kılcal damarlarına kadar işleyen Fetö İrinini temizlemediği sürece, 2019 iktidar için çok çetin geçecek.

Bu günkü yazıyı Dede Korkut’un bu güne bile tazeliğini koruyan sözlerini güncelleyerek bitirelim isterseniz;

“Fetö içerde olunca kapı kilit tutmaz Sayın Cumhurbaşkanı..”

Yazarın Diğer Yazıları