Ahmet ZORLU

Niye şaşırmadım?

Ahmet ZORLU

Dün itibarıyle Türkiye, 6 yıldır düşman listesinin başına koyduğu, Devletlümüzün kızdığı insanlara 'İsrail dölü'  diye hakaret ettiği dönemi kapattı ve İsrail ile el sıkışıldı.

Hatırlayınız, ünlü 'One Mute' çıkışından sonra, dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, havaalanında nasıl karşılandığını.

Filistin'in mazlum insanlarının gözünde nasıl kahraman olduğunu.  Zira bütün dünyanın gözünün çevrili olduğu Davos'ta, İsrail Liderinin gözünün içine baka baka, "Öldürmeye gelince, söz öldürmeyi iyi bilirsiniz' demişti.

Ya, 2014 yılında söylediği sözler; 'Ben yetkili olduğum sürece İsrail ile ilişki kurmam" diyordu. Davos Fatihi ilan edilmişti. Kahramanımızdı. Hamas merkez üssünü Türkiye'ye taşımıştı.

Mavi Marmara Şehidi Furkan Doğan adına vakıflar, öğrenci yurtları kurulmuştu. Daha bir ay önce Talas Belediyesi sınırları içinde yaptırılan Furkan Doğan Camii büyük ve görkemli bir törenle ibadete açılmıştı.

Furkan Doğan'ın evine dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu bizzat gitmiş, Ahmet Doğan ilk seçimde milletvekili yapılmıştı. Ama milletvekilliği uzun sürmemişti. Sayın Doğan, Kayseri'de Kayyuma devredilen bazı holdinglerin başına kayyum olarak gelmişti.

İsrail şirketlerinin ürettikleri ürünlerin listeleri yayınlanarak, komedi ötesi uygulamalara gidilmiş, cola şişesini idam eden ilk topluluk olarak komedi aleminde yerimizi almıştık.

Cami önlerinde ve İsrail temsilciliklerinin önünde İsrail Aleyhine yapılan gösterilere, dönemin Başbakanının kızının da katıldığına bizzat tanıklık etmiştik.

Enteresan olan nedir biliyor musunuz?

Türk Milleti sun-i İsrail Düşmanlığı ile oyalanırken, gemiciklerimiz harıl harıl İsrail'e petrol taşımış. İsrail şirketleri Türkiye'deki maden sahalarının bir çoğuna çöreklenmiş, Türk-İsrail ticari ilişkileri hiç bir dönemde olmadığı kadar yüksek düzeye çıkarılmıştı.

Ve artık gizlenemez düzeye gelen gayrıresmi ilişkiler dün iki ülkenin başbakanları tarafından iki ayrı ülkede aynı anda yapılan açıklamalarla kamuoylarına duyuruldu.

İsrail artık dostumuz.

Ne denmişti, "İsrail resmen özür dileyene ve Mavi Marmara kurbanlarına tazminat ödeyene kadar ikili ilişki olmayacak.."

Özür yok. 21 milyon liralık bir fon. Bu fon da doğrudan Mavi Marmara'da ölenler için değil, insani yardım adı altında geliyor.

Yani tüm iç ve dış borcumuzu halettik bu 21 milyon lirayla.

Bu gün yaşadıklarımıza ben hiç şaşırmadım, biliyor musunuz..

Zira dünün Sayın Başbakanı işe Yahudi Lobileri ile başlamamış mıydı.

 Onlar da dönemin Başbakanı Erdoğan'a BOP Eş-Başkan'ı dememiş miydi.

Bu da yetmedi 'Cesaret ödülü' vermemişler miydi.

Geride bıraktığımız süreçte,  AKP bölgede ve dünyada yalnız kaldı.
Yeni dostlar  bulunmalıydı.
Körfez'in çağ dışı, ilkel ve bağnaz kral, emir ve şeyhleriyle bu iş olmuyordu.
Üstelik bu kral, emir  ve şeyhler İsrail dostuydu.
Özellikle cukkası bol Suudiler ve Katarlılar.
ABD'deki Yahudi lobileri onları çok seviyor.
Özetle işlem tamam.
Üçgen dörtgen oldu.
Sünni Üçlü  İttifak'a bir adet 'Sünni' Yahudi müttefik eklendi.
Küllenmiş aşk yeniden alevlendi.

 AKP artık İsrail dostu.
Karşılığı verilirse İsrail AKP'ye her konuda yardım eder.
'Hakiki Müslüman' AKP 'En hakiki Yahudi Netanyahu'yu sevmek zorunda.
Başka şansı yok.
Gazze'ye ambargo kalkmaz ve kalkmayacaktır.
Türk yardımlarının Gazze'ye ulaştırılması koşulu Türk halkını  kandırmak için uydurulmuştur.
İsrail doğalgazı başka bir palavra.
Gülen 'paralelcilerini' İsrail işbirlikçisi ilan eden ve son üç yılda bu söylem üzerinden bir sürü hikâye anlatan AKP şimdi artık kendisi İsrail işbirlikçisi.
Hem de resmen.
Devlet, hükümet, ordu, istihbarat ve bilumum kurumlarıyla.
AKP yeni ve çok tehlikeli oyun peşinde.
Suriye ve Irak'ta çuvallayan AKP ve müttefiki kral, emir ve şeyhler şimdi İsrail'den medet umuyor.
Bütün bunlar tamam da, 'Davos Fatihi' ünvanlı  Uzun adamın bu  anlaşma için ne diyeceğini gerçekten çok merak ediyorum..

Tabii bir de, hala Erbakan Hoca'nın talebesi olmakla övünen ve bu günkü iktidar partisine, doğrudan ve dolaylı destek verenlerin görüşlerini..

Yazarın Diğer Yazıları