Ahmet ZORLU

16 NİSAN SONRASI..

Ahmet ZORLU

Her OHAL Kararnamesi yayınlandığında görevden alınan ve yeniden göreve iade edilen kamu görevlileri listelerini didik didik ederim.

Zira iktidarın bu listelerde verdiği mesaj çok önemli..

Nitekim,  16 Nisan Referandumu konusunda endişeleri olan iktidar, bu listelerle adeta mesaj iletmeye çalışıyor cemaat sempatizanlarına.

Demek istiyor ki, “16 Nisan Referandumundan sonra, ibadet amaçlı insanlardan mağdur ettiklerimiz görevlerine dönecek. Ama işin ticaret, ihanet ve itaat boyutu ile ilgili olanlara karşı da etkili önlemler alınacak.”

Fakat toplumdaki genel kanı, 16 Nisan öncesi, kafalardaki soruların aydınlatılmaması ve bu yapının siyasi boyutuna el atılmaması durumunda bu işe bulaştırılanların Hayır oyu verecekleri konusunda kararlı olduklarını ortaya koyuyor.

Dün süreçle ilgili, adının açıklanmasını istemeyen bir öğretmenden mektup aldım.

Fetö yapısının hiç bir bölümü ile uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, ama bir yazı ile görevden alındığını dile getiriyor bu öğretmen ve şöyle devam ediyor;

“Başka bir cemaat ile yakınlığımı bütün çevrem biliyor. Onlara yakınlığım da sadece bazı ev sohbetlerine katılmanın ötesine geçmiyordu. Emeklilik hazırlıkları yapıyordum. Ama 15 Temmuz sonrası hiçbir gerekçe gösterilmeden görevden el çektirdiler. Adalete olan inancım gereği yasal haklarım için girişimlerde bulundum, sonuç bekliyorum.

Ama;

Fetö yapılanmasının tepesindeki isimlerin hala Kayseri’de dirsek teması içinde olmaları, kurdukları mali saadet zincirlerini sürdürme çabalarını hayret ve ibretle izliyorum.

Bir başka gözlemim ise, Fetö yapılanmasının siyaset ve parasal boyutu ile ilgili olanların, haklarındaki soruşturmalardan ilginç şekilde sıyrılmalarıdır.

Fetö yapılanmasının mimarlarından olan 3-4 isim var ki, bu yapının şehrimizde kök salması, olağanüstü imkanlara kavuşmasının öncüsü oldular. Ama öğrendiğimiz kadarıyla bu isimler, “İtirafçı” olmuşlar ve haklarında dava bile açılmadı.

İktidar Partisinin il başkanı hakkında dava açıldı. Ama o il başkanının yönetimde olduğu dönemde partiye doldurduğu yol arkadaşları, kendisine ayrıldıktan sonra bile her fırsatta övgüler dizen dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı, kamu kuruluşlarına her yol denenerek alınan örgüt sempatizanları, baskıyla ihale verdirdiği şirketler, hangisi hangisi hakkında herhangi bir işlem yapıldı.

Kayseri Ticaret Odası’nın  Hasan Ali Kilci’den sonraki genel kurul toplantısı. Adeta Fetö’nun seçim karargahı gibi bir çalışmayla oluşan yönetim kurulu. Bazıları zorlamayla istifa ettirildi. Ama omuzlayıp başa getirdikleri yönetim kurulu başkanı, hakkındaki davaya rağmen kongrede aday olacağını beyan ediyor.

Aynı durum Kayseri Şeker Fabrikası için de geçerli. Bürokrat kadro yargı önünde hesap veriyor. Ama o bürokratları göreve getiren irade pişkin pişkin her gün ekranlarda, ikide bir yanına bakan ve milletvekillerini alarak gövde gösterisi yapıyor.

Fetö yapısının finans kaynakları gibi çalışan Turizm Şirketleri, Temizlik Şirketleri, Güvenlik Şirketleri, Tıbbı Medikal yapıları, bunlarla işbirliği yaparak milyonlar kazanan tıp doktorları, üniversite yöneticileri. Hangisi ama hangisi hakkında herhangi bir işlem yapıldı.

Ya da Pensilvanya’ya turistik geziler düzenleyen, uçakta bile himmet toplayanlar, fetö için Afrika’da hastane yaptırmak için işadamlarını sıkboğaz edenler, Fetö’den dolayı kapatılan okullara yurt ve bina yaptırmak için Kayserili hayırseverleri  baskı altına alanlar, şimdi nerede.

Sadece bir örnek;

Kayseri’deki hastanelere tıbbi medikal temin eden ve kurulan saadet zinciri sayesinde devletten milyonlar tokatlayan bir isim yakalanıp tutuklandı, hesap vereceği günü bekliyor. Peki bu kişi kimlerle işbirliği halinde idi. Hangi doktorlara veya hocalara verdiği tıbbi malzeme başına avanta ödüyordu. Hangi hastane yöneticileri bu kişinin alacaklarına özel işlem uygulatarak gününden önce ödenmesini sağlıyordu.. Hangi Fetöcü hakim ve savcılarla işbirliği halinde çalışıyordu.

İşte bu ve benzeri sorular cevap bulmadan, bu milletin vicdanı rahata ermeyecektir.”

Mektup bir hayli uzun, bazı isimler ve somut olaylarla ilgili de bilgiler var, ama özetini çıkarmaya çalıştım.

Görünen o ki, bu millet Fetö ile ilgili sürdürülen süreçten memnun değil, bu süreçte ezilenlerin yine gariban memur ve küçük esnaf olduğunu, asıl büyük ağaların devlete nanik yapmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

İktidar edenlerin, önümüzdeki 15 gün içinde millet vicdanını huzura erdirecek adımları atmamaları durumunda, bunun yansımasının sandıkta ağır olacağı gözüküyor.

Benden uyarması..

Yazarın Diğer Yazıları