Ahmet ZORLU

NEREYE GİDİYORUZ..

Ahmet ZORLU

Bir toplumun gelişen, sağlık ve kültürel açıdan donanımlı, eğitim ve üretim alanında yeterli olduğunun çeşitli göstergeleri vardır.

Bunların başında güçlü ve demokratik bir idari yapı,  fert olma bilinciyle donatılmış  gençlik, sosyal yapısı kuvvetli toplum gelir.

Son yıllarda, ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan geri geri giden bir ülkenin talihsiz bireyleri haline geldik adeta.

Başdöndürücü bir hızla geriye gidişi de hep birlikte kabullendik adeta.

Zira başka ülkelerde, ülkemizde 1 gün yaşanan gelişmeler bir asır hafızalardan silinmez, ama biz dünü ertesinde unutma gibi bir hastalığa yakalandık adeta.

Mübarek Ramazan ayının içindeyiz..

Oruç ibadeti sadece midenin boş kalması şeklinde algılanır oldu.

Oysa bu ayın,  her şeyden önce birlik, dayanışma, birbirimizi anlama, ahlaki değerlerimizi gözden geçirme, hırsızlığın yanlışlığını, kamu malının önemini bir kez daha hatırlamaya vesile olması gerekmez mi?

Çocuğunun her geçen gün adım adıma ölüme gittiğini, çaresizlik içinde seyreden ama kullanması gereken ilacın pahalı olması yüzünden elinden bir şey gelmeyen SMA Hastası çocukların  anne babaları, aramızda gözyaşlarını çaresizce akıtırken, bunlar için hiçbir şey yapmıyorsan, oruç ibadetin midenin boş kalmasından ibaret bir çabadır.

Bizim can güvenliğimiz için,  evimizde huzur içinde yaşayabilmemiz için ülkemize göz dikmiş karanlık ruhlu, istisnasız elinde silah bulunan tüm terör yapılarına karşı tavır koymuyor, benim teröristim, senin teröristin ayırımı yapıyorsan, boşuna oruç tutuyorsun.

Yıllarca eğitim almakla kalmayıp dersanelerde dirsek çürüterek önündeki sınav engellerini tek tek aşan bir gence, son ve aşılmaz bir engel koyarak Mülakat adı altında safdışı bırakıyor, yerine partilini devlet kademesine yerleştirebilecek insafsızlığı yaşıyorsan, senin bırak orucunu, imanının bile sorgulanması gerekir.

İktidara yaranmak adına, ‘Kıdem tazminatı helal bir para değil, dinen kıdem tazminatı caiz değil’ şeklinde fetvalar verip, çalışanın alın terinin bir avuç kompradora peşkeş  çekilmesine zemin hazırlıyorsan,  o cübbenin altında şeytan barındırıyorsun. İktidar yalakalığını da, o cübbeyle kapatıp milletin dini duygularını istismar ediyorsun..

Çocuğun, torunun yaşındaki bir yavrucağa sarkacak kadar ahlaki değerlerden bihabersen, ha eşeğin başına boş torba takıp akşama kadar aç kalmış, ha sen oruç tutmuşsun farkı yok.

Ülkem gençliğinin kahır ekseriyeti işsizlik pençesinde kıvranıp, hayata dair planlarını durmadan ertelerken, çocuğunu, yeğenini ve hatta baldızını kartvizitinle kamunun bir yerine yerleştirmeyi başarmışsan, sende imanın kırıntısı bile yok, senin orucun göstermelikten, kıldığın namaz şeytana hizmetten başka bir işe yaramaz.

Kısacası arkadaş, bu mübarek günlerde önce ahlaki değerlerini gözden geçireceksin, bu bir..

Konumunu kullanarak insanların geleceklerini kumar masasına koymayacaksın, bu iki..

Ramazan sofrası kurduğunda, tevazunun ötesine geçmeyecek, o sofrada ağırladıklarının etiketlerine bakmayacaksın bu üç..

Ve hepsinden önemlisi nedir biliyor musun?

İnancının önüne, işinin önüne, hayata bakışının önüne, sosyal ilişkilerinin önüne, parasal ilişkilerinin önüne, önce Ahlak kuralını yerleştireceksin.

Ve yüce dinimizi insanımıza anlatmakla yükümlü olan Diyanet ve Müftülükler..

Hazırladığınız Cuma hutbelerinden, imamlarınıza verdirdiğiniz vaazlara kadar insanlarımıza net ve arı bir anlatımla İslam’ı anlatacak, kul hakkının, kamu malından aşırmanın, insanların geleceğiyle kumar oynamanın, hırsızlığın, haysiyet cellatlığının,  yüce dinimizce affedilmez yanlışlar olarak kabul edildiğini anlatacaksınız.

Haram parayla hacca gitmenin caiz olduğunu bile söyleyebilen fetvacılarınıza yol verecek, islamın kardeşlik ve huzur dini olduğu gerçeğini topluma kabul ettirme gücünü ortaya koyacaksınız.

Yoksa, oruç ibadeti konusunda, toplumda yaygınlaşan anlayış, “Sahurdan İftara aç kalmak, iftardan sahura okey oynamak” haline geldi.

Şöyle bir bakın, Ramazan Akşamlarına..

Camilerde cemaat azalmaya, kahvehanelerde ise okey masaları önceden rezerve edilmeye başlandı.

Yani indirilen dindeki ibadetin yerini, uydurulan dindeki kurallar aldı..

Not; Büyükşehir belediyesi Spor A.Ş.’deki Kayıp et ile ilgili dün sabah soruşturmanın sürdüğü konusunda uyarıldım. Soruşturmanın her aşamasını titizlikle izliyor ve sonuçlarını sizinle paylaşacağımın güvencesini veriyorum.

Yazarın Diğer Yazıları