NELERE EVET, NELERE HAYIR..
Ahmet ZORLU
Demokrasiye Evet, Özgür hayat biçimine Evet, İnsan Hak ve Hürriyetlerine Evet, Laik, Demokratik Hukuk Sistemine Evet, Denetlenebilir yönetim anlayışına Evet, Kanun ve Vicdanı ile hareket eden yangı sistemine Evet, Üreten ekonomiye Evet, Eşit işe Eşit Ücrete Evet, Temel İnsan Hak ve Hürriyetlerine Evet, Kopenhag Kriterleri olarak kabul edilen ve Avrupa Birliği’nin temel Özgürlükler Anayasası niteliğinde olan demokratik değerlere Evet, Fikir ve İnanç Hürriyeti’ne Evet, Güçlü bir Meclise Evet, Parasız ve tarafsız eğitime Evet, Eğitimde Fırsat Eşitliğine Evet, Parasız ama ulaşılabilir Sağlığa Evet, Hukukun Üstünlüğüne Evet, her konuda yargı güvencesine Evet, Denge ve Denetleme Sistemi’nin etkin şekilde uygulandığı bir rejim anlayışına Evet, Dini özgürlüklere ve İnanca Saygıya Evet, Milli Hassasiyetlerin tamamına birden Evet, Birlik, beraberlik ve Kardeşlik Politikalarına toptan Evet, Yurtta Barış, Dünyada Barış İlkesine Evet, Siyasi Partilerde Önseçime Evet, çalışmalara 24 saat Meclis TV’den yayınlanan ve halk tarafından denetlenen Meclise Evet.
Darbe rejimi, Ohal gibi demokratik olmayan her türlü uygulamaya Hayır, Teröre Hayır, nihai amacı Demokratik Sistemi ortadan kaldırıp teokratik bir yönetim anlayışını egemen kılmak olan her türlü örgüt, dinsel ve siyasi yapıya Hayır, emperyalizmin iç işlerimize karışmasına ve yine emperyalizmle işbirliği halinde çalışan yönetim anlayışlarına hayır, gerekçesi ne olursa olsun, bizi yönetenlerin başkalarının iç işlerine karışmasına Hayır, içinde üretim, içinde istihdam, içinde eşit paylaşım olmayan bütün ekonomik uygulamalara Hayır, hür türlü Dini ve Milli değeri kişilerin siyasi ikballeri için istismar eden anlayışların tamamına birden hayır, Tep Tip insan yetiştirmeyi hedefleyen dogmalara dayalı, bilimsellikten uzak eğitim sistemlerine Hayır, Belli bir zümreyi merkeze koyan, bilimsel temelli olmayan, ülkeyi geleceğe hazırlamak yerine, ülkeyi geriye götüren bütün ekonomik anlayışlara Hayır, Mütedeyyin insanların din duygularını istismar eden siyaset anlayışına Hayır, Etkisizleştirilmiş ama kalabalıklaşmış bir Meclise Hayır, Demokratik olmayan her türlü yaklaşıma, anlayışa, uygulamaya Hayır, Başka ülkelerin iç işlerine müdahaleye hayır.
Çok değil, iki hafta içinde, Türkiye’nin yönetim anlayışını temelden değiştirecek bir Anayasa Metni konusunda son sözü siz söyleyecek, sandıkta Evet ya da Hayır diyeceksiniz.
Nasıl bir Türkiye özlediğiniz, yukarıdaki sıralamada yer bulan uygulamaları yan yana yazın.
Eğer yeni Anayasa Metni size özlediğiniz uygulamaları getiriyorsa elbette tercihiniz bu temel değişimleri onaylamak olacak.
Ama, mevcut durumun daha da kötüye gideceğine dair endişeniz varsa, o zaman da tercihinizi Hayırdan yana kullanacaksınız.
Şunu bilmemiz gerekir.
Sandıkta Evet diyen de, Hayır diyen de bu ülkenin saygın birer yurttaşıdır.
Ve bu bir siyasi tercih değildir.
Yapacağınız tercih, sizi, sizin sonraki kuşağı ve belki de daha sonraki kuşağı etkileyecek bir tercih olacaktır.
Yapacağınız tercih, sizi ve sizden sonraki nesli değil, ülkenin geleceğini de doğrudan ilgilendiriyor biliyor musunuz?
Zira, dünya ülkelerinde çeşitli yönetim şekilleri vardır.
Bunlar gruplara ayrılır.
Türkiye şu an itibarıyla ekonomik anlamda Gelişmiş ilk 20 ülke arasında son sıradadır.
Ama çeşitli insani endekslerde sürekli puan kaybetmektedir.
İnsani yaşam standartları, eğitim standartları, kadının siyasette temsili noktası, gelir dağılımındaki adalet gibi konularda ve kişi başına düşen Milli Gelir gibi konularda maalesef son yıllarda her geçen gün kan kaybediyor ülke.
O nedenle, 16 Nisan’da sandığa giderken, omuzlarına yüklenen yük çok ama çok ağır olacak.
Basacağın mühür basit bir tercih için değil, ülkenin ve toplumun geleceğini de yakından ilgilendirmektedir.
Ondan diyorum ki;
“Lütfen dersine iyi çalış. Ülkede ve dünyada neler olduğuna dikkatli bak ve tercihini inanarak yap..”