Ahmet ZORLU

NEDİR YOLSUZLUK..

Ahmet ZORLU

Geçtiğimiz günlerde son zamanların memleket büyüklerinden bir gazeteci hırsızlık ve yolsuzluğun tanımını yaptı. Sonra da, 17-25 Aralıkta yaşananların yolsuzluk olmadığını, olsa olsa hırsızlık olarak tanımlanabileceğini belirterek, "Zaten Sayın Erdoğan da 4 bakanı görevden alarak hırsızlığa karşı hassasiyetini ortaya koydu.." dedi.
Dedi demesine de, Sayın Erdoğan ve çevresine yalakalanmak adına kullandığı bu sözler yüzünden Suudi Arabistan seyahatinde listede olmasına rağmen uçağa bindirilmedi. Gelen bilgilere göre de çizik yedi.
Ben de oturup, neyin yolsuzluk olduğu konusunda biraz kafa yordum.
Bakın çıkardığım sonuçlar;
- Yolsuzluk; Kamu malını, yöneten koltuğunda oturanların, kendi lüksleri, rahatları için kullanmasıdır.
- Yolsuzluk; Durumu malum ülkenin, durumu malum olması gereken yönetenlerinin Brunei Kralının hayat tarzına özenmeleri ve uçak filoları, araç filoları, koruma orduları ile gezmesidir.
- Yolsuzluk; Yönettiğin ülkenin, Milli Gelirinin yüzde 10'unu 100 aileye taksim etmektir.
-Yolsuzluk; Yapılacak bir işin fizibitesi bile yapılmadan hayata geçirilmesidir.
- Yolsuzluk; Doğa ve Yeşil katliamına seyirci kalmak veya bu katliama öncülük etmektir.
- Yolsuzluk; "Bu milletin a... koyacağız" sözleri her yerde yankılanırken, o milletin temsilcisi olduğunu unutup, öyle bir pisliğin elini sıkıp ödüllendirmektir.
- Yolsuzluk; Hukuğu emir kulu haline getirmektir.
- Yolsuzluk; Anayasal kurumların, olması gerektiği çalışmasına tahammül edememek ve o kurumları paralı asker konumuna getirmektir..
- Yolsuzluk; Ülkenin onyıllardır varolan dış politika çizgilerini ortadan kaldırarak, kişisel egoları dış politika malzemesi yapmaktır.
- Yolsuzluk; Başka bir ülkenin ayrılıkçılarına el altından lojistik destek sağlamaktır.
- Yolsuzluk; Ortaya saçılan para kasaları, ayakkabı kutularına rağmen bu tür şaibe bulaşmışlarla kol kola yürümeye devam etmektir.
Yolsuzluk; Resmi göreviniz bitmesine rağmen 45 hizmetli, 55 güvenlik görevlisi ve devletin 18 aracı ile, devletin köşkünde safa sürmektir.
Yolsuzluk; Ülkenin eğitim sistemini alt üst ederek, hiç bir şey bilmeyen okumuşlar oluşturmaktır.
Yolsuzluk; Dünyanın bildiği doğruları, yanlış bilgi kırıntıları ile ambalajlayıp topluma sunmaya çalışmaktır.
Yolsuzluk; Herkesin yöneticisi olduğunu unutup, hoşnutsuzlara aba altından sopa göstermektir.
Yolsuzluk; Parası olmayan ölsün anlayışı ile paralılara, para karşılığı tezkere dağıtmak, fakir çocuklarını ise cepheye sürmektir.
Yolsuzluk; Halkı gibi yaşamamaktır.
Yolsuzluk; Yırtık ayakkabı ile göreve gelip trilyoner yöneticiler listesine adını yazdırmaktır.
Yolsuzluk; Misak-ı Milli kavramını Oslo'da pazarlık masasına koymaktır.
Yolsuzluk; Analar ağlamasın ambalajına sararak, hakkında bir kaç kez ağırlaştırılmış müebbet cezası bulunan bir vatan hainini devletle aynı pazarlık masasına oturtmaktır.
Yolsuzluk; Devlet ihalelerini, "Sen-ben-bizim oğlan" anlayışıyla birilerine peşkeş çekmektir.
Yolsuzluk; Devlet düşmanlarının tükettiği ama bedelini ödemediği elektriğin parasını vatandaşın omuzlarına yüklemektir. Bu arada dün itibarıyla elektriğe yüzde 6'nın üzerinde zam geldi. Hayırlı olsun.
Yolsuzluk; 2 liraya satılması gereken benzini, dolaylı vergilerle 5 liraya vatandaş satmanın adıdır.
Kısacası;
Yasalara, devlet geleneğine uymayan, vicdanınıza hesap veremediğiniz her uygulamanın adıdır yolsuzluk.
Ayrıca bir kaç suç tanımı daha vardır.
Bunlardan birincisi, kupon arsa peşinde koşmanın adı hırsızlıktır.
İkincisi, ihale karşılığı komisyon almak ise hem hırsız, hem de görevi suistimaldir.
Ülkenin sınırlarının bir bölümünü pazarlık masasına koymanın adı ise vatan hainliğidir.
Sadece o mu, ülkenin bir bölüm kentlerinin sokaklarına hendekler kazarak sözde bağımsızlık ilan etmenin adıda da vatan hainliğidir.
Masum, demokratik hakkını kullanmak için sokağa çıkanları çıktıklarına pişman etmenin adı ise despotizmdir.
İnceleyin dünya tarihini, bir çok ülkede yukarıdaki tanımlardan birine mutlaka uyan yönetici profili vardır.
Neyse ki; Çok şükür, bizde yukarıdaki tanımların içine koyabileceğimiz yönetici çıkmadı, çıkmaz da..

Yazarın Diğer Yazıları