MÜHÜRSÜZ OY..
Ahmet ZORLU
MHP’den seçildikten sonra, Yeni Anayasa’ya Hayır dediği için partiyle ilişiği kesilen Kayseri Milletvekili Sayın Yusuf Halaçoğlu, önceki gün ortaya öyle bir iddia attı ki, yeniden referandumu yazmak zorunda kaldım..
Sayın Halaçoğlu, “Hayır oyları yüzde 60’ın üzerinde cereyan ediyor olsaydı, bu mühürsüz oy pusulaları referandumun iptali için kullanılacaktı” diyor.
Bana göre bunun altyapısı da hazırlandı.
Nasıl mı, bakın anlatayım.
Yurtdışı oyları saymakla görevli bir sandık kurulu, mühürsüz bir oyu iptal ederek konuyu tutanağa bağladı.
İlgili seçim kurulu da kararı onayladı.
Seçim Kanunu 81 ve 102. Maddelerinde açıkça belirtilmesine rağmen, Yüksek Seçim Kurulu’nun, mühürsüz oyları geçerli kabul etmesinin temelinde, yasal bir dayanak yok.
Ama, Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı başka mahkemeye götürülüp itiraz edilemez hükmü var.
Var da, ortadaki 2-3 oy için alınmış bir karar değildir.
Belki de referandumun sonucunu değiştirecek oranda mühürsüz oy varsa ortada ve kanun hükmüne rağmen, YSK Kanunun arkasından dolanmayı tercih etmişse, bunun bir itiraz mercii olmalı.
Türkiye’yi, yurtdışında da temsil eden, sayılı Anayasa Hukukçularından İbrahim Kaboğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, “YSK Kararına Anayasa Mahkemesi’nde de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde de itiraz edilemez” sözüne karşılık, yaptığı açıklamada, öncelikle Adalet Bakanının böyle bir açıklama yapmaya yetkili olmadığına dikkat çektikten sonra, olayı ulusal ve uluslararası hukuk açısından değerlendiriyor;
Kaboğlu’na göre, “AYM’ye YSK kararını götürmenin önünde bir engel yok. Tabii nasıl karar verir, başka bir şey. Hem muhalefet partileri götürebilir, hem de seçmenler bizim oy hakkımız ihlal edildi diye, Anayasa’nın 67. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolü Madde 3 ihlal edildi diye götürebilir. AİHM açısından bu konu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolü’nün 3. maddesinde düzenleniyor: Serbest seçimleri düzenleme hakkı. Referandumda zaten en büyük seçimdir. Dolayısıyla yasama seçiminin yararlandığı bir alanda halk oylaması yararlanamıyor demek bir görüş ifade etmektir ama insan hakları Avrupa hukuku açısından geçerli bir görüş değildir. Bu bağlamda AİHM’e de gidilir. AİHM’in geliştirdiği serbest seçimleri düzenleme hakkının Türkiye’ye yüklediği yükümlülükleri yerine getirdi mi, getirmedi mi, onu denetleyecek.” diyor.
Bu konu Türkiye’de tarafsızlığı noktasında bu güne kadar hiç şüphe taşımadığımız Yüksek Seçim Kurulu’na olan güvenin de dip yapmasına yol açtı.
Zira sadece Hayır oyu kullananlar değil, referandumda Evet oyu kullananlar da, YSK’nın kararları yüzünden referandumda kullandıkları oyların tartışmalı hale gelmesinden, getirilmesinden hayli rahatsız..
Referandum konusunda nihai raporu beklenen AGİT’ten yapılan açıklamalarda da, hükümetin sonuçların incelenmesi noktasında kendilerine zorluk çıkardığı ve işbirliğinden kaçındığını belirtiyor.
Oysa AGİT heyetleri seçimleri izlemeleri için hükümet tarafından davet edildiğini göre, burada da anlaşılamayan olaylar var.
İlk değerlendirme yazımda belirttiğim gibi, Keşke sandıktan itiraz edilmeyecek düzeyde Evet veya Hayır çıksaydı.
O zaman hukuksal olarak da, vicdani olarak ta, her iki taraf için de sonuçları kabullenmek daha kolay olurdu.
Ama şimdi, Evet diyenler de, Hayır diyenler de, yaşanan tartışmalardan rahatsız.
GÖZLEM..
Sosyal Medyadan tanıdığım ve ara sıra paylaştığı gözlemlerdeki isabetliliğe tanık olduğum, içimizden biri Sayın Erdal Aslan, referandum sonrası Kayseri’nin bir fotoğrafını çekti.
Virgülüne dokunmadan aynen paylaşıyor, gözlemlerinin benim de gözlemim olduğunu da ayrıca belirtiyorum:
“Seçimi geride bıraktık şu an en büyük sorun geçimdir.
Ekonomi dib yaptı acil çözümler gerekiyor.
Dün markette Domates 8,70 Patlıcan 9,00 Biber 5,40 TL. idi.
Artık marketlerde 5,00 TL.den aşağı sebze ve meyve bulmak imkansız hale geldi.
Geçen sene aynı tarihlerde 3-4 lirayı geçen meyve sebze fiyatı yoktu.
Talas Yapı Kredi Bankası kapanmış aynı banka merkezde 1 şube daha kapatmış. Ay sonuna kadar 2 şube daha kapanacakmış. Akbank ve Finansbankta şubeler kapatıyormuş.
Oysa bankalar en çok kar eden kurumlardır.
Ben inşaat sektörünün içerisindeyim inşaat sektöründe yaprak kıpırdamıyor. Kayseri Organize de bir çok işyeri 4 aydır maaş veremiyor. Kayseri forumda Koçtaş dahil 50 mağaza kapatıldı. Küçük ölçekli işletmeleri olan arkadaşlarımı gördüğümde bittik diye yakınıyorlar.
Devletin vergi ve Sgk alacakları 6 ay önce yapılandırıldı. Kimse taksitleri ödeyemediği için yeni bir yapılandırma daha geliyor. Mahkemelerde haciz dosyaları 5-10 katlandı. Biri frene basmazsa çok fena gidiyoruz haberiniz olsun.”