MİLLİ İRADE..
Ahmet ZORLU
AKP Genel Başkanının parti teşkilatlarına ve Belediye Başkanlarına yönelik operasyonu, Milli İrade’nin üzerinde bir iradenin daha varlığını ortaya koymuştur.
İsimlendirmekte zorlandığım bu iradeye, “Bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır” iradesi demek uygun olur sanırım..
Hadi teşkilatları anladık.
Parti içi mesele dedik geçtik.
Ama Belediye Başkanları için bu tanımı kullanmak bana göre yerinde değildir.
İçlerinden birini örnek alalım.
Melih Gökçek..
Bu adam görevinde başarısız mı oldu?
Hayır, en azından sizin gözünüzde öyle görünmüyor, eğer başarısız olduğuna inansaydınız, 23 yıl ardı ardına milletin önüne sürüp seçilmesini sağlamazdınız..
Bu adam yolsuzluk mu yaptı?
Hayır, eğer öyle olsaydı, kendisini saraya çağırıp istifasını istemez, elinizdeki dosyayı savcıya gönderir gereğinin yapılmasını sağlardınız.
Peki bu adam Kripto Fetöcü mü?
Hayır. Eğer öyle olsaydı, inlerine kadar girdiğiniz onbinlercesini kulağından tutup yargıya teslim ettiğiniz gibi bunu da teslim ederdiniz..
Kaldı ki, her üç durumda da, bir belediye başkanını saraya çağırıp istifasını talep etme makamında değilsiniz.
Ne diyor İçişleri Bakanı..
Soruşturma açarız.
Sayın Bakan, soruşturma açılacak bir durum var da, uzlaşmayla bu adamı görevden almaya çalışıyorsanız, suç işliyorsunuz.
Zira Türk Ceza Kanununda Suçu gizlemek de bir suçtur.
Melih Gökçek’in yapısını yakından bilen biriyim.
Görevde kaldığı süre içerisinde yaptıklarını Türkiye’de bilmeyen yoktur.
Kılıçdaroğlu’nun ortaya çıkardığı, Ankara Halkına attığı kazık ile ilgili belgeler bile o gün savcılarca soruşturularak yolsuzluktan atılmasını gerektirirdi.
Ama 23 yıldır siz bu adamın herzelerini sessizce izleyip, Ankara’da evet oyları yüzde 50’nin altına düşünce onu görevden almaya kalkışırsanız bunu Ankara Halkı’na izah edemezsiniz.
Diyeceksiniz ki, Partinin genel başkanı da, Cuhurbaşkanı da aynı kişi olunca oluyor böyle şeyler..
Tamam da o zaman seçime ne gerek var.
Milletvekili adaylarını sen belirleyeceksen, belediye başkan adaylarını sen belirleyeceksen, biz seçmen olarak onay makamımıyız.
Kaldı ki onayladıklarımızı da canın istediğinde kulağından tutup atıyorsan.
Türkiye’de Parlamenter, Demokratik Hukuk Devleti kavramı yok edilmiştir.
Bu kavram ortadan kaldırıldığı için de Devletin dengeleri ortadan kalkmıştır.
Sayın AKP Genel Başkanının, teşkilatlar ve belediye başkanlarına yönelik operasyonu, “Yaptıklarım, 2019’dan sonra yapacaklarımın sadece fragmanıdır. Asıl 2019’dan sonra görün beni” mesajıdır.
Bu operasyondan sonra, 2019’da aday olacak belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il ve ilçe yöneticileri, şapkalarını önlerine koyup bir kez daha düşürmek zorundadır.
Ya ‘Rahmet’e nail olacak, ya ‘Gazab’a uğrayacaklardır..
Bu operasyon, “Başbakan da olsanız, bakan da olsanız, Milletvekili de olsanız, yüzde 70 oy almış belediye başkanı da olsanız, il başkanı veya ilçe başkanı da olsanız, kaderiniz benim elimdedir” mesajıdır..
Ülkemizin 2019’da adım atacağı uyduruk demokrasinin, parti içinde uygulanmaya başladığının mesajıdır.
Yiğit Bulut aklı, Türkiye’yi sonu meçhul bir girbada doğru sürüklemeye devam etmektedir.
Allah seçmene akıl versin.
Zira 2019 yılı, köprüden önceki son çıkıştır.
Ve kurulan köprü, Sırat Köprüsü’nü aratacak kadar tuzaklarla doludur..