MAŞALAR TOPLANIYOR, ELLER KORUNUYOR..
Ahmet ZORLU
Fetö'nün haberleşme sistemi By Lock kullandıkları gerekçesiyle, önceki gün yine 141 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Büyük bölümü gözaltında, sorgulanıyorlar.
Listeyi önüme çektim, isim isim inceledim.
Enteresan değil mi, bu kentte 40 yıldır kalem sallayan bir gazeteci olarak, 141 kişinin bir tekini bile tanımıyorum.
Yani 3. büyük operasyonda da, maşalar, hatta maşanın uçları toplandı.
Maşa sapları, o sapı tutan eller ise, anlı-şanlı siyasilerimizin gölgesinde Adalete nanik yapmaya devam ediyorlar.
Sayın Cumhurbaşkanı, Fetö Operasyonları içİn At İzi-İt İzi benzetmesi yaptı.
Ama bu bile yeterince anlatmaz oynanan büyük oyunu izah etmeye.
Haberiniz olsun, o maşaları tutan eller, şimdiden maşaları cepheye sürmeye başladı.
Kuruların yanında içeri atılan yaşların aileleri hak arama seferberliğine soyununca, o maşaları tutan eller, ellerindeki maşalarının yakınlarını da araya katıp sürdüler cepheye.
Fetö'nün siyasi yardakçıları ortaya çıkarılmadığı sürece de, bu operasyonlar tersine dönecek, daha önce de belirttiğim gibi fatura 'CHP ve MHP'ye kesilecek gibi görünüyor.
Zira, iktidar medyasında bazı kalemler şimdiden başladılar, bu işe bulaştığı kesin gibi görünen Melih Gökçek, Kadir Topbaş gibi isimlerin arkasında saf tutmaya.
Saf tutmakla yetinmiyor, "Hangimiz Sevmedik" şarkısını seslendirmeye başladılar bile.
Kayseri'de de durum farklı değil.
Aysbergin görünmeyen bölümündeki sular biraz çekildikçe, bütün bağlantıların 3-5 kişiye yöneldiğini görmemek için saf olmak gerekir.
Zira Fetö, parası olan kurum ve kişilerle kurmuş saadet zincirini.
Memurdan alacağı 3 kuruş değildir önemli olan.
Sanayi Odası, Ticaret Odası nüfuz ettiği kurumların en etkili ekonomik yapıları.
Kayseri Şeker Fabrikası, trilyonların döndüğü bir üretim üssü.
Zaman içinde bu kurumlarda yuvalandı. Ele geçiremediği kurumların yöneticilerine yönelik operasyonlar gerçekleştirtti. Emrindeki Hakim ve Savcılar kanalıyla bu yöneticileri içeri tıktırdı ve altın tepside sunuldu bu büyük ekonomik oluşumlar, Fetö'nün emrine.
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi eski yönetimi döneminin de bu anlamda çok iyi irdelenmesi gerekir sanırım.
Eğitim kurumlarına nüfuz etti, insan kaynağı oluşturmak için.
Mesela hatırladığım kadarıyla 'Eğitim Gönüllüleri Derneği' vardı, şehrimizde.
Orayı kuran isimler, yöneten isimler daha sonra hangi kurumların başına getirildi. Hangi memur sendikasında örgütlendiler.
Bunların didik didik edilmesi gerekir.
By Lock kullandığı belirlenen insanlar bir yere kaçmıyor. Zaten kayıtlı onlar devletin arşivinde.
Siz asıl, bu yapının iş dünyasına, belediyelere, inşaat şirketlerine, Türk Silahlı Kuvvetlerine, Emniyete sızmasına katkı koyanları ortaya çıkarın ve onların hesap vermesini sağlayın.
Çünkü onlar bu günlerde; sırtlarındaki Fetö hırkalarını çıkardılar, kimi Menzil'e erişmek için yola çıktı, kimi başka tarikat halifesinin yanında saf tuttu bile.
Buradan ilan ediyorum, eğer 2 ay içerisinde bu kripto yapı Kayseri'de tam olarak ç özülmezse, bu cephe savunma düzeninden saldırı düzenine geçecek ve masum insanların Fetö Damgası ile yargı huzuruna çıkmaları sağlanacak.
Kendileri de 'Nerede kalmıştık' diyerek yollarına devam edecek.
Zira bu yapı, özellikle Kayseri'de çok büyüktü, çok güçlüydü.
Hala büyük, hala güçlü..
Ondardır, en etkili savunma saldırıdır ilkesi uygulayarak aramızda dolaşan ve Fetö aleytarı söylemlerle dikkatleri başka noktalara çekmeye çalışan Kripto Fetöcülerin sesinin bu kadar gür çıkması.
Ondandır, yerel yöneticilerimizin, 'Ne yapalım kardeşim, sağımızı, solumuzu tutmuşlar. Birine dokunsak, hep birlikte harekete geçiyorlar' diye yakınmaları.
Ondandır, 'Kayseri, Türkiye'nin Pensilvanyası oldu ama, kripto Fetöcüler görünmeyen bir gücün himayesinde günlerini gün etmeye devam ediyor" dememiz.