MAKSAT MUHABBET OLSUN..
Ahmet ZORLU
Kayseri'de yaşayan orta yaşlılar çok iyi bilir..
Eskiden yılın bir ayı Kayseri'de fuar olurdu. Adı, Anadolu Fuarıydı..
Fuarlar, ticaretin nabzının attığı yerler olarak bilinir ama bizdeki fuar başkaydı.
Dönme dolap vardı, bul karayı al parayı oyunu vardı, yumruğuna güvenenlerin güçlerini test ettiği, penaltı atışlarının yapıldığı, taze mısırların kokusunun insanları kendine çektiği, çay bahçesinde çay içmenin zevkinin yaşandığı, döküntü sanatçıların sahneye çıkarıldığı, bildiğiniz Panayır..
Ama adına biz Anadolu Fuarı derdik.
Özellikle bölge illerindeki gurbetçilerimiz, yılın 11 ayı alın terlerinden biriktirdikleri Markları, Şilinleri, Gulden'leri getirir, çocukları ile her akşam fuar adı altındaki panayırda 3. sınıf eğlence mekanlarında iznini değerlendirirdi.
Ardından Erciyes Zafer Kurultayları başladı.
Kurultaya bir aya kala Mersin'den, Avrupa'dan, İzmir'den çadırını alan geliyordu. Erciyes'in mis gibi havasında, çadırını kurar buz gibi Erciyesin suyunu içerek kurultay günü beklenirdi. Kurultay biter, ortada kalan binlerce top çöp, önce belediyeler sonra çevre gönüllüleri tarafından temizlenirdi.
Ama kabul etmek gerekirse, bu parayırın da, Zafer kurultaylarının da kent ekonomisine katkısı olurdu.
15 Temmuz Gecesi, Demokrasiye sahip çıkma içgüdüsü ile sokaklara çıkan kalabalıklar da, üstlendikleri görevi tamamlamış olmanın huzuru ile çekildi. Ama meydan boşalmadı. Kimi çadırını kurdu, kimi standını açtı, kimi tezgahını kurdu.
Tıpkı Anadolu Fuarı yıllarında olduğu gibi, çoluğunu çocuğunu alanlar meydanda bir araya geliyor. Şimdilik lunapark aşamasına gelmedi. Ancak bakanlarla, başkanlarla selfie çektirmek bedava. Özellikle kenar semtlerimizin kahvehanelerinde gündüz, 'Bakan yanımıza geldi, ellerimizi sıktı. Ben de dedim ki....' diye başlayan sohbetler gırla gidiyor.
Böylece görüşebilmek için kapısında bir ay beklese görüşemeyeceği siyasilerin elini sıkma imkanı bulanlar, bunu bir de selfie taçlandırmayı ihmal etmiyorlar.
Tabii bu kadar değil.
Kalabalık kitleyi karşılarında bulan siyasilerimizin bazıları! da, her akşam 3 kez kürsüye çıkıp reverans yapmayı ihmal etmiyor, 'ben de buradayım' selamı sarkıtıyorlar.
Unutmadan, akşamdan canlı yayına geçen! bazı kanallar da görünmek için sıraya girenleri de saymıyorum.
Beyler, beyler kendimize gelelim.
Allaha Şükür, 15 Temmuz Gecesi kitlelerin kararlılığı ile, hain bir girişim amacına ulaşamadan bastırıldı. Can verenler oldu, yaralananlar oldu, biz onları 'Şehit'lik ve 'Gazi'lik ünvanları ile kalbimizin en güzel noktasına yerleştirdik.
Ama şimdi, başımızda bir iktidar, bu iktidarla birlikte bir devlet yapılanması var.
Devletimiz de duruma hakim.
Piknik yapmayı düşünenler meydanları değil, piknik alanlarını tercih etsin.
Zira meydanlarda mikrofonlar, hatta meydanın kendisi 'örtülü paralel'in eline geçti.
Hepsinin korkusu geride bıraktıkları girift ilişkilerin açığa çıkması. O nedenle en keskin demokrattan daha gür çıkıyor bazılarının sesleri.
Ve bu sesler, sizlerin katkısı ile güç haline gelir ve bu süreçten de sıyrılmayı başarırsa, kazanan yine onlar olacaktır.
O nedenle Cumhuriyet Meydanında size uzatılan bardak limonatanın, şişe suyun, dürümün, simidin ve Karhane Tatlısı'nın ikram sahibi kim bunu sorgulayın.
Demokrasiye sahip çıkmak, darbecilere, onların finansörlerine, destekçilerine, abilerine, ablalarına, polislerine, subaylarına, öğretmenlerine, kısacası bu suçu üreten tüm mekanizmalara karşı çıkmak ile mümkündür.
Ve bir de anlamlandıramadığım bir konu;
Yolu Erkilet Caddesi'ne düşenler görmüşlerdir.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Binasının önü, belediye ve inşaat şirketlerinin iş makineleri ile abluka altında tutuluyor.
Bu talimatı verenler kim bilmiyorum ama, Kayseri Emniyeti kendini koruyacak beceri ve birikime sahip değilse, biz evlerimizde, ya da meydanlarda nasıl huzur içinde oluruz.
Polisi koruduğunu sanan bu anlayış aslında Türk Polisini küçük düşürdüğünün farkına varmalıdır.
Kayseri Emniyeti, Kayseri Valiliği ve bilumum devlet kurumları görevlerinin bilincinde ve görevlerinin başındadır.
Kepçeyle, dozerle binayı abluka altında tutmak küçük düşürücü bir harekettir.
Başta Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olmak üzere belediyelerin iş makinelerini derhal çekmesi ve polisimizin görevini huzur içinde yapması noktasında katkı sağlaması gerekir.
Zira bu görüntü hoş bir görüntü değildir.
Zaten yapılan operasyonlar da polisin abluka altında tutulmasına gerek olmadığını ortaya koyuyor.
Artık bırakalım tüm kurumlarımızı ve rahat rahat işlerini yapmalarına katkı sağlayalım.
YAZAR NOTU;
Kocasinan Belediyesi sınırları içinde bulunan Sahabiye Bölgesindeki bir grup işletmeci, yaz aylarında halkın dışarda oturma isteğini dikkate alarak binalarının saçak altlarına 2-3'er masa atarak gelen müşterilerine ikramda bulunuyor. Belediye Zabıtası bir süre önce masaları saydı, işgal alanlarını hesapladı ve şimdi de işletmecilere ödeme emirleri gönderilmeye başlandı. İşgaliye adı altında talep edilen paralar ise işletmeleri zorlayacak düzeyde. Esnaf, Sayın Çolaybayrak'ın kendilerini belediyeye çağırmasını istiyor ve bekliyor. Yüzyüze bu sıkıntıyı görüşüp bir orta yol bulunabileceğini düşünüyorlar. Bana gelen çok sayıda esnaf bu konuda sıkıntılarını dillendirdi. Ben de buradan aktarmış olayım..