Ahmet ZORLU

KURT AĞZI BAĞLAMAK..

Ahmet ZORLU

Manava girdiğinizde, ülkedeki ekonomik tablonun yansıması, fiyat etiketlerinde kendini gösteriyor.

 Daha geçen yıl 1 liraya pahalı dediğimiz mevsim ürünü portakal, mandalina, elma gibi ürünlerin kilo fiyatı ortalama 5 lira. Tarlada 1 lira bile etmediği söylenen domatesin fiyatı 10 liraya dayandı.

 Bizin manav mahcubiyetinden olsa gerek salkım domatesin etiketine 9.75 TL yazdı..

 Kasap dükkanı işletmecileri, bırakın müşteriyi insana hasret.

 Zira dar gelirliden sonra orta gelir sınıfına mensup insanlar da eti ihtiyaç listesinden çıkaralı çok oldu.

 Allah’tan, millet açlıktan ölmesin diye olacak ki, makarnanın fiyatı o kadar artırılmadı.

 Akaryakıt istasyonuna uğradığımızda eskiden, 50 liraya deponun üçte ikisini doldururduk. Şimdi 10 litre bile etmiyor.

 Dün 15 Temmuz Darbe girişiminin 6. Ayını doldurduk.

 Biliyor musunuz, ben başlatılan darbe sürecinin bilinçli şekilde devam ettirildiğine inanıyorum.

 Zira ekonomik olarak sürüyor.

 Demokrasiye saldırı şeklinde sürüyor.

 Peki böylesi zor zamanlarda, böylesi dar zamanlarda bize nefes aldıracak kararların alındığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ne iş yapıyor dersiniz?

 Güçler ayrılığı ilkesine dayanan, demokratik parlamenter sistemin cenaze işlerini yerine getiriyor.

 Getirmeye çalıştıkları Anayasa Değişikliğini kimse duymasın diye, Meclis TV erkenden kapatılıyor, partililer birbirlerine oylarını göstererek, Tek Adam Rejiminin inşası için, bir amele ciddiyetiyle sabahlıyorlar Ceylan Derisi koltuklarında.

 Keşke bu enerjiyi, bu eforu, saplandığı çamurda patinaj yapan demokratik parlamenter sistemin güçlenmesi için gösterseniz.

 Yandaş Medyanın manşetlerine göz attım dün sabah, ekonomik olumsuzlukların vatandaşı rahatsız etmeye başladığını onlarda görmüş olacak ki, gazetenin birinin manşeti aynen şöyle;

 “Kur saldırısına kredi kalkanı..”

 İçerik, hükümet yeni yatırım yapacak olanlarla, dolardaki yükselme nedeniyle zor duruma düşenlere hazine garantili kredi verecekmiş..

 Peki, kefen parası olarak biriktirdiği 500 doları, sizin çağrınızla Türk Lirasına çeviren Hacı Teyzenin zararı ne olacak.

 Bir başka gazete, 120 milyar dolarlık bir sıcak paranın. Dubai’den yola çıktığı yalanını manşete çekebiliyor.

 Sanki ekonomi çevreleri yutacakmış gibi..

 Bir de, rejimi alt üst edecek yeni sisteme payanda olmaya çalışanlar var..

 Acaba diyorum, meclisten çıkıp evlerine gittiklerinde, eşlerinin, çocuklarının “Bu Anayasa değişikliği gerçekten söylendiği gibi rejimi tek adama emanet ediyorsa, nasıl buna evet diyebiliyorsun?” ya da “Yıllardır ülkeyi bu hale getiren iktidar partisine inanıp nasıl rejimi yok edecek bu uygulama için tek kelime etmeden ve mecburiymiş gibi evet oyu kullanabiliyorsun? “ diye sorduklarında ne cevap veriyor o stepneler..

 Yaşananların tümüne baktığımda vardığım sonuç;

 15 yıllık iktidarında, hep ‘kandırıldım’ diyen bir yönetim anlayışı, ilk kez ‘kandırdım’ demeye hazırlanıyor.

 Bu kez kandırılan MHP, kandıran ise iktidar olacak gibi..

 Zira yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara atarak, elimizde kalan tek değeri de bir kişi için kurban etmeye çalışmanın başkaca izahı yoktur.

 Önceki gece, partisi adına konuşan AKP Milletvekili, MHP’yi kandırdıklarının da ipucunu verdi aslında.

 Ne diyor, “Meclis Anayasayı değiştirebilmelidir. Anayasada değiştirilemez madde olur mu. İlk 4 maddeyi de değiştirebilmeliyiz..”

 Daha da ilginci nedir biliyor musunuz.

AKP Milletvekilinin bu konuşmasının 10 dakika sonrasında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milletvekillerine Anayasa ile ilgili konuşma ve açıklama yapma yasağı koydu.

 Bu sözleri yuhalayan MHP Milletvekilleri de 10 dakika sonra tıpış tıpış sıraya girdi ve Anayasanın 16. Maddesi için evet oyu kullandı.

 Yaşananların tümü bana küçüklüğümden bir anıyı hatırlattı.

 Bazen akşam ineğimiz ahıra gelmediğinde, babaannem elime bir bıçak verir ve Süleyman Amca’ya gönderirdi.

 “Kurt ağzı bağlat” diye..

 Süleyman Amca bıçağa okur, üfler ve kapatırdı.

 Güya o bıçak açılmadan, bölgedeki kurtların çenesi kilitli olur ve ineğin can güvenliği böylece sağlanırdı.

 3 yaşındayken bile akıl erdiremediğim bu uygulamayı şimdi yeniden sorguluyorum.

 Biri Anayasa Değişikliği süresince açılmamak kaydıyla Kurt Ağzı mı bağlattı?

Yazarın Diğer Yazıları