Ahmet ZORLU

KRİTER..

Ahmet ZORLU

 
Yerel seçimler yaklaştıkça, Türkiye ve Kayseri’de başlayan hareketliliği Köyümden ve bahçemden tebessüm içinde izliyorum.
Yazılanları, çizilenleri okudukça da, siyaset hastalığına yakalanmadan objektif kalmanın, eleştiri hürriyetini hep elinde tutmanın bir gazeteci olarak ne kadar önemli olduğunu bir kez daha idrak ediyorum. 
Benim yerel seçim analizim şimdilik isimler bazında değil.
Elbette önümüzdeki süreçte isim isim ‘Adı geçenler’i değerlendireceğiz.
Ancak, Martta yapılacak seçimlerde sandığa nasıl bir seçmen profilinin gideceğini irdelemekle başlayalım.
Sevgili dostlar, daha ilerisine bakmaya gerek yok.
Ekim Ayı’nda 18 milyar dolar borç ve faiz ödemesi var. Merkez Bankası'nın kullanılabilir net döviz rezervi 18.2 milyar dolar. 
İşte bu 18 milyar vatandaşımın cebinden çıkacak olan ilk parti.
İşte bu yüzden Ekim Ayı’ndan başlamak üzere, devletin maliyesi, devletin hazinesi, devletin yönetimi “Pamuk eller cebe” diyecek. 
Yani iğneden ipliğe her şey zamlanmalı ki, borcuna sadık bir devlet görüntüsüne halel getirmeyelim.
Bunun Kasım’a, Aralık’ı, Ocak’ı, Şubat’ı da var.
Sandığa gidecek ezici çoğunluğun oyunu hangi ruh hali içerisinde kullanacağından başlamak lazım analize yani.
MHP 2002 yılından bu yana üstlendiği tarihi misyonu Türkiye Genelinde sürdürecek, iktidarın seçim riski taşıdığı illerde iktidara koltuk değneği olarak seçim kazanmasına katkı verecek.
İstanbul’da aday çıkarmayacaklarını açıklamaları, AKP’ye verilen ve verilecek desteğin açık bir kanıtı.
Ancak MHP’nin gözden kaçırdığı nokta nedir biliyor musunuz?
Mart Ayı içerisinde seçmen sandığa giderken, renkli ambalaja sarıp sarmalayarak sunulan Ucube yönetim sistemine güvenip güvenmediğini de bu seçimde oylarıyla ortaya koyacaktır.
Ve sandığa gidecek seçmen de, bu dayatma melez rejimin mimarının, ön açanının, destekçisinin MHP olduğunu biliyor, kabul ediyor.
Sayın Bahçeli’nin dediği gibi, Mart Seçimleri’nde Yenikapı Ruhu sandığa yansımayacak.
Yenikapı görüntüsü, ülkeyi ateşe atan din maskeli hain bir örgütün ülkeyi atmak istediği ateş çemberine karşı sergilenen bir birliktelikti.
Söyler misiniz?
Yenikapı’da haykıran ortak ses, Fetönün siyasilerine dokunmayın mı diyordu, kökünü kazıyın mı diyordu?
Yenikapı’da haykıran ortak ses,  tek adam rejimi mi diyordu, Cumhuriyet, Demokrasi mi diyordu?
Yenikapı’da haykıran ortak ses, Fetö gitsin, yerini menzilciler, nurcular, süleymancılar, kaplancılar, alsın mı diyordu?
Dolayısıyla,  Yenikapı’da ortaya konulan ortak irade Yenikapı’da çöpe atıldı.
Sonrası birlikteliğe ancak ve ancak, “İkbal Ortaklığı” adı verilebilir.
Seçmen de bu gerçeği artık çok net olarak görüyor.
Gelelim muhalefetin diğer bölümüne.
Adamlar, bu tarihi noktayı gördükleri halde, sanki seçimi kazanma iddiası ortaya koymamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Mesela CHP yönetiminin sessizliğini fırsat bilen AKTROLLER, CHP seçmenini sandığı boykot etmeye çağırıyor.
Buna bile sessiz  parti teşkilatları, genel merkez yönetimi.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni tarikat yapılanmasına çevirdiler.
CHP’nin Kılıçdaroğlu kolu, CHP’nin Muharrem İnce kolu gibi.
Hay kolunuz kırıysaydı diyesi geliyor insanın.
İyi Parti de, tüm iddiasını kaybetmiş bir görüntü sergiliyor.
Bir gazeteci büyüğümün dediği gibi, “Bugün Demirel'in şapkası muhalefet olsa, iktidarı değiştirirdi”
Ama millet açlıkla sınanırken, ne CHP ne de İyi Parti yöneticilerinden ekonomik kaos ile ilgili, tek adam rejiminin getirdiği bu sıkıntılı ortamla ilgili tek kelime duyuyor musunuz?
Son sözüm Kayseri ile ilgili olacak.
Sayın Mustafa Çelik’in hafta içinde bir TV kanalında söyledikleri, bildiklerinin ve bilinenlerin yarısı bile değil.
Ancak Kayseri’de aday belirlemede tek kriter Fetö yapılanması ile bağlantı olacak.
Yani damatları, yani evlatları, yani Nüzhet Otel toplantılarını, yani ORAN Dosyalarını, yani Kosgeb ve Oran Hibelerinin nerelere gittiğini, yani bağevlerinde süren fetösever dostluklarını, yani ortaklıkları, yani özel görevlendirilen geleceğin başkanı ile bağlantılı bürokratları, yani kamu mülkünün iç edilmesini, yani tescilli fetöcülerin sistemli vurgunlarını çok konuşacak ve çok tartışacak Kayseri..
Biraz daha zaman geçsin, taşların nasıl yerli yerine oturduğunu hep birlikte göreceksiniz.

Yazarın Diğer Yazıları