Ahmet ZORLU

KİM KİME SIZDI..

Ahmet ZORLU

Ak Parti Genel Merkezi, Genel başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı imzasıyla teşkilatlara gönderdiği genelgede, teşkilatlar ve belediyelerde Fetö Örgütü ile bağı bulunanların ivedilikle ayıklanmasını talep etti.

Önce genelgenin altında imzası bulunan Sayın Hayati Yazıcı'nın, paralelce sevilen bir isim olduğuna dikkat çekmek isterim.

Sayın Yazısı bu yüzden kabine dışı kaylınca eşi sosyal medya hesabından verip veriştirmiş, 'Yani kabine için hayırlı olsun diyemeyeceğim. Bazılarının vazgeçilmezliği nereden geliyor' türü paylaşımlarda bulunmuş, Sayın Yazıcı da geçmişte Paralel yüzünden Yeni Şafak Gazetesi tarafından eleştirilmişti.

Yayınlanan genelgenin uygulanabilirliği açısından Kayseri'deki teşkilat yapısını, paralel ilişkileri ve süreci şöyle bir gözümün önünden geçirdim ve bu genelgenin Kayseri'de 3-5 garibanın belediye ve partiden uzaklaştırılması ile sınırlı kalacağı görüşü hakim oldu bende.

Neden mi?

25 Aralık sonrası Paralel Yapı ile Mücadele çerçevesinde ilk gözaltına alınan isim İşadamı Hacı Boydak olmuştu, hatırlarsınız..

Hacı Boydak'ı soruşturan Savcının ilk sorusu da; "Pensilvanya'ya neden gittin?" olmuştu.

Hacı Boydak büyük bir samimiyetle anlattı;

"Efendim ben Pensilvanya'ya bir kez dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'nin ısrarlı daveti ile gittim. Ben sadece 3 gün kaldım. Onlar bir hafta kaldılar. Van Depreminden sonra buraya gidip kurbanlarımızı burada kesmemiz yine Sayın Özhaseki'nin fikriydi. Boydak Ormanındaki yapıyla ilgili  yapılan yasal düzenleme de Sayın Taner Yıldız, Sayın Abdullah Gül ve Sayın Mehmet Özhaseki'nin bilgisi dahilinde olmuştur. Yurt tefrişi  suçlamasına gelince, ben askeri birliklerin yatakhanelerini de, cezaevlerinin yatakhanelerini de, benden yardım talep eden öğrenci yurdu yatakhanelerini hayır amaçlı yeniledim."

Bu durumda gözler Mehmet Özhaseki'ye çevrilecek ama, Mehmet Özhaseki'nin hakkındaki bunca iddiaya rağmen bakan yapılmasının da Recep Tayyip Erdoğan'ın talebi olduğu söyleniyor.

Kayseri'de adı paralel öncülerinden kabul edilen, bazı müdürleri ben bu yazıyı yazarken gözaltında olan Hüseyin Akay'a gelelim. Daha dün yazmadı mı gazeteler, "Akay'ın arkasında Mustafa Elitaş ile Yaşar Karayel var" diye.. Partinizin Yozgat Teşkilatı, Sayın Cumhurbaşkanının Yozgat Ziyareti sırasında Akay'ın, Cumhurbaşkanı ile kameralara poz vermesini sağlamamış mıydı?

Sizin Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı değil miydi, Hükümet Erkanı ile Tescilli paralelcilere aynı fotoğraf karesinde poz verdiren.

Sizin ilçe başkanlarınız değil mi? İl Yönetiminin yarısından fazlasının paralelci olduğunu iddia eden.

Sizin MYK Üyeniz değil mi? Kayseri Medyasının Paralel ile kurduğu çarpık ilişkileri sosyal medyadan yayan..

Peki bu durumda, bu genelge kapsamında kim kimi temizleyecek dersiniz?

Gelelim Belediyelere..

Gülen Yüzler Projesi adı altında bir proje yürütülmüştü. Dar gelirli ailelerin çocuklarının, gülenci dersanelerin öğretmenlerinin eline teslim edildiği proje vardı hani. Kim yapmıştı bu projeyi ve hangi belediye başkanı döneminde yapılmıştı. Bu gün lisansları iptal edilen kaç öğretmen bu proje çerçevesinde çocukların beynine Gülen'i nakşetmişti.

Hadi biriniz çıkıp desin ki, 'Alakası yok. İyi niyetli bir çalışmaydı' diye.

Kargalar bile gülmez.

Zira sorarlar size, 'O halde niye kapattınız  bu kursları' diye..

Yani diyeceğim o ki, belediyelerde de başkanların tasarruf imkanları sınırlı, hatta imkanları hiç yok.

Zira onların tasarruflarının üstünde bir tasarruf var.

Büyükşehir'den başlayalım.

Hakkında onca dedikodu, hatta makamını buluşma mekanına çeviren bürokrat için ne yapıldı. Başkan emekliye sevketti, üst akıl 'Tamam emekli olsun, aka yan şirketten maaş almaya devam etsin' demedi mi? Ve maaş almaya devam etmiyor mu?

O bürokratın yerine transfer edilen bulunmaz hint kumaşının kadrosunun bulunduğu üniversiteye nasıl alındığını araştırsanız paralel yamukluk ortaya çıkar. Ama yemi üniversiteden yiyen, yumurtaları belediyeye bırakan bir profil dokunulmazları oynuyor. 

O da ne ki, 'Aday memura daire başkanlığı yaptırılıyor' dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Gelelim Talas'a..

Şükrü Karatepe döneminin özel kalem müdürü Yavuz Kardeşim'i çağırın partiye, Sayın Palancıoğlu hakkında size o kadar güzel bir dosya  sunar ki.. Ya da ona gerek yok. Zaten Palancıoğlu'nun bir önceki görevini yapan Genel Sekreter size dosya sunmuştu bile. Ama ona da dokunamazsınız. Zira üst belediye aklı burada da devrede, burada da destek.

İncesu'yu, Hacılar'ı inceleyin mesela.. Bir Belediye Başkanının, daha sonra gözaltına da alınan Vali Yardımcısı ile sohbeti bile bir çok ipucu içeriyor.

Bünyan'ı atlamayın sakın. Mevcut Belediye Başkanı Cemaatçi yurtta yöneticilik yaptı alıp başkan yaptınız diyen partililerinizin fedyadı hala kulaklarımda.

Melikgazi Belediyesi mi temizlik yapacak.

Güldürmesinler.

Paralelle irtibatlı üst düzey yöneticiler özel sohbetlerde alay ediyorlar Başkan ile.

Çünkü arkaları kuvvetli, ayrılmak zorunda kalırlarsa bakanlıkta işleri hazır. Hepsi HAYATİ öneme haiz isimler.

Onların görevi Büyükkılıç'tan bakanlığa bilgi aktarmak. Dokunulmaz olduklarını biliyorlar.

Sayın Çolakbayraktar konusunda iyiniyetimi korumaya gayret ediyorum.

Yaptığı bir iki tasarruftan haberdarım.

Ama Kocasinan'daki yapı konusundaki araştırmamı henüz tamamlamadım.

Sonuç; Bu genelge, AKP İl Teşkilatının tozlu raflarında yerini almaya mahkumdur. Zira Kayseri'deki genel yapıya bakıldığı zaman 'Paralel partiye, paralel belediyelere sızdı' teşhisi isabetli olmaz.

Ama, 'Fetö'ye parti, Fetö'ye belediyeler sızmış' demek daha yerinde olur..

Yazarın Diğer Yazıları