Ahmet ZORLU

KİM BAKAN OLMALI?

Ahmet ZORLU

Ak Parti'nin Türkiye geneli ve Kayseri'deki seçim başarından sonra, hükümeti kurma görevi alan Ahmet Davutoğlu, kabinesini oluşturmaya başladı.

Maşallahı var, Kayseri'deki malum çevreler seçilen milletvekillerinin neredeyse tamamının birer bakanlık alması konusunda kulis faaliyeti yürütüyor mantık dışı tahminler yapıyor.

Ama asıl mücadelenin iki isim arasında geçtiği de malum.

Zira bir yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına göz diken Mehmet Özhaseki, diğer yandan neredeyse kadrolu Enerji Bakanı haline gelen Taner Yıldız.

Bana soracak olursanız, her türlü önyargıyı bir yana bırakarak, eğer Kayseri'ye kabinede 1 sandalye verilecekse bunun Mehmet Özhaseki'nin hakkı olduğunu söylemek isterim.

Zira, yaklaşık 10 yıl dolayında bakanlık koltuğunda oturan Taner Yıldız'ın ne Kayseri'ye, ne   Memleketi Yozgat'a, ne tüketiciye fiyat konusunda, maliyet konusunda katkısı olmuştur. Ama özelleştirme adı altında, partiye  yakın çok sayıda ismi rahat ettirmiş, iyi kazanmalarına vesile olmuştur.

Taner Yıldız'ın bakanlığı sürecinde gelen doğalgaz sayesinde havası biraz temizlenen illere ucuz ve kalitesiz kömür dağıtımı yapılarak hava kirliliğinin ortadan kalkması yerine yeniden artması sağlanmıştır. Doğalgazı dışardan kaça alıp vatandaşa kaça sattığına girmek bile istemiyorum.

Ve bakan sayesinde İstisnasız elektrik dağıtım hizmetlerinin tamamı özel sektörün, hem de partiye yakın isimlerin oluşturduğu şirketlerin eline verilmiş, elektrik faturalarında akla hayale gelmeyecek kalemler oluşturularak tüketiciye ek külfetler getirilmiştir.

Mesela Dağıtım bedeli, Sayaç okuma bedeli, Kayıp Enerji Bedeli bunlardan en çarpıcı olanlardır.

Bu yazıyı yazarken önümde bulunan elektrik faturasını incelemedim. Yaktığım enerjinin tutarı 27 lira 40 kuruş.  Ama faturanın ödenecek tutarında tam 54 lira 50 kuruş yazıyor. Neler yok ki faturada. Tüketici okuyamasın diye küçük harflerle sıralanmış kalemler,  'Gün ortası tüketim,  EEF,  TRT Payı, BTV' gibi kalemlerle dağıtım şirketi bizden paralar tırtıklıyor.

Ve malesef bu kalemlerin  TRT Payı ve KDV dışındaki tüm bölümler Taner Yıldız'ın bakanlığı döneminde icat edilmiş, tüketiciye yutturulan yüklerden oluşuyor.

Dolayısıyle,  ben yönetenin  önce söylemine, sonra eylemine bakarım.

Söylemine bakarım, söylem mi diye, eylemine bakarım söylemi ile uyuşuyor mu diye.

Peki, Mehmet Özhaseki'den çevre ve Şehircilik Bakanı olması halinde, ülke için, Kayseri için bir beklentim var mı, derseniz.

Sayın Özhaseki 20 yıldır Kayseri siyaset sahnesinde Belediye Başkanlığı yapıyor. Bir esnaf yaklaşımı ile gerçekleştiriyor projeleri. Mesela, Atatürk Spor Kompleksi alanını alıp satarak bir koyup yüz almayı başarmıştır. Erciyes Dağı'nın tapusunu alarak Kayseri altın yumurtlayan tavuk sahibi olmuştur.

İnanıyorum, ülke genelinde atıl  mülklerin değerlendirilmesi ve şehircilik konusunda bazı kentler için önemli katkılar sunabilir.

Çevre konusunda ne yapar derseniz, Sayın Mehmet Özhaseki de, "Bir kilo demir mi, bir kilo şeftali mi?" mantığından hareket eden siyasetçilerden biridir. O nedenle çevre kendileri için de ikinci planda gelmektedir.

Diğer milletvekillerine gelince.

Mustafa Elitaş muhtemelen yine meclis grubunda görev üstlenecek ve ölümüne Uzun Adamın görüşlerini empoze etmeye çalışacaktır.

Karayel kardeşim karayolları misafirhanesinde gününü gün edecektir.

Adını bile ezberleyemediğiniz hanımefendinin aracı Kayseri'den çok Kocaeli istikametine giderken görülecektir.

İsmail Tamer, bozulan Kayseri Halkının sağlığının daha fazla akçeye dönüşmesi için özel çaba gösterecektir.

Ve 4 yılı bu şekilde sonlandıracağız.

Unutmadan muhalefet partilerinin vekilleri mi dediniz;

İKTİDAR VEKİLLERİNİN ELİNDEN NE GELİYOR Kİ, MUHALEFET VEKİLLERİ BİR ŞEY YAPABİLSİN..

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları