Ahmet ZORLU

KAYYUM SÜRECİ..

Ahmet ZORLU

15 Temmuz gecesi yaşadığımız Hain Kalkışmanın artçıları devam ediyor.

Hükümet organlarının talimatları ile başlayan envanter çalışması sonucu, cemaate ait olduğu belirlenen çok sayıda taşınmaza el konuldu. Bazı kurumların başına kayyum atandı.

Yani artık bu kurumların kaynakları Pensilvanya'ya akmayacak.

Milli ekonomi içerisinde değerlendirilecek.

İşte endişe noktam da burada başlıyor.

Zira bu güne kadar başına kayyum getirilen hiç bir işletme, aynı dinamizmle ekonomi içerisinde yerini koruyamadı, ya küçüldü, ya tasfiye edildi, ya da kapatıldı.

Önceki gün akşam saatlerinde, Kayseri Organize Sanayii'nin Amiral Gemisi olarak kabul edilen Boydak Holding'in başına kayyum atandı.

Holding bünyesinde bulunan şirketlerin bazıları, Kayseri'de yayınlanan Aylık İhracat listelerinin hep ilk sıralarında yer alan, Avrupa ile rekabet edecek düzeyde kaliteli üretim yapan işletmeler.

Daha da önemlisi, yıllardır ulusal ve uluslararası alanda sürdürülen tanıtım çalışmaları ile hepsi birer marka..

İşletmeyi düne kadar yönetenlerin, terör örgütü ile ilişkileri varsa, bunun ortaya çıkarılması elbette ki yargının, polisin işi.

Ancak eğer bu  işletmelerin çatı yapılanması Holding yönetimine getirilen isimler gerçekten işlerinin ehli değilse ve bu kurumlar da bu güne kadar kayyuma devredilen şirketler gibi tasfiye edilecekse, işte o zaman durum vahim.

Zira 14 bin dolayında aktif sigortalı çalışanı bulunan bu işletmelerin, hizmet aldıkları yan kuruluşlar, bayiiler, nakliye hizmetini yapan kurumların bitamamını ele aldığımızda yaşatacakları çöküşün boyutlarını düşünmek bile istemiyorum.

Yakın dönemde kayyuma devredilen bir iki işletmeden örnek vermek istiyorum.

Yıldırımbeyazıt Kent Konut Yapı Kooperatifi mesela..

Kurulduğu dönemde bu kooperatife üye olan ve 2011 yılında aidat borçlarının tamamını ödediğine ilişkin kooperatiften yazı alan, kurası çekilen ama evinin temeli bile daha atılmayan madurlar biliyorum.

Kayseri Şeker Fabrikası mesela.

58. Büyük Sanayi Kuruluşu olduğu bir dönemde kayyuma devredilen bu sanayi devinin kolları budandı. Kuşa çevrildi.

Daha onlarcası..

İpek Koza Altın  İşletmesi mesela..

O nedenle, Boydak Holding'in başına getirilen ve görebildiğim kadarıyla genç bir ekipten oluşan Kayyum Heyeti çok ağır ve büyük bir sorumluluğun altına girmiştir.

Neden mi anlatayım.

Böylesi zamanlarda ilk harekete geçen bankalar olur. Başına Kayyum gelen kurumların dosyaları masaya indirilir ve krediler geri çağrılır.

İkincisi, başına kayyum gelen işletme ile ticari bağlantısı bulunan kurumlar hızla sipariş iptallerine yönelir.

Üçüncüsü, başına kayyum gelen işletmelere bankalar sırtlarını döner ve tefecinin vicdanına terkedilirler.

Dördüncüsü,  başına kayyum gelen işletmelere hammadde veren kurumlar, 7-8 aylık vadelerle değil, 7-8 günlük vadelerle çalışmaya başlarlar. Hammaddeyi verirken alacağını güvence altına almak için her yolu denerler.

Beşincisi, başına kayyum gelen bir işletmede yıllarca başarıyla hizmet etmiş, o işletmenin bel kemiği haline gelmiş profesyonel isimler tek tek yuvayı terketmeye başlar.

Dilerim, yukarda saydığım olumsuzluklar, Boydak Holding'in başına gelmez.

Zira aylar önce Hacı Boydak hakkında soruşturma açıldığında yazmıştım.

Bu yapı hapşırırsa; Kayseri ekonomisi grip olur..

O nedenle, yaşadığımız OHAL Süreci içerisinde, ekonomik yapıya yönelik kararlar alınırken bir kaç defa düşünülmesi ve gereken önlemlerin alınması lazım.

Boydak Holding'e atanan ekibin de, önce çalışanlarını, sonra bankaları, sonra bayiilerini, sonra hammadde aldığı işletmeleri ve en son olarak da ürün sattığı halkı, bir ekonomik çöküş yaşanmayacağına ikna etmesi lazım.

Allah korusunda, bu tür yapılarda çözülmenin başlaması için, çok değil üretimin bir hafta aksaması yeterlidir.

Yazarın Diğer Yazıları