Ahmet ZORLU

KAYSERİ'YE DİKKAT..

Ahmet ZORLU

Kayseri, Türk Siyasetinin aynasıdır..

Eğer bir siyasal oluşum, Kayseri Seçmeninden ilgi ve iltifat görmeye başladı ise, Türkiye’de en azından iktidar alternatifi olmaya namzettir.

En son, 2002 yılında AKP’nin iktidar olduğu  dönemde gördüm Kayseri Seçmeninin seçim öncesi heyecan ve hareketliliğini.

O zamandan bu yana sessiz bir süreç izledi, iktidarın hep yanında oldu.

Her seçimde, Türkiye ortalamalarının üzerinde oy çıktı AKP’ye Kayseri’den.

Parti genel merkezi, önlerine kimi sürdü ise vekalet verip gönderdi seçmen Ankara’ya..

Ama bu sefer galiba sandıkta biraz zorlanacak iktidar partisi..

Açılım adı altında terörün doğuda yuvalanmasına göz yumarken hesap, kürt seçmenin desteğiydi, geri tepki, HDP’ye yöneldi kürt halkının oyları.

Birden bire, açılımı bir kenara koyan iktidar ‘Milliyetçilik’ edebiyatı ile ortaya çıktı.

Alpaslan Türkeş’in yıllarını vererek oluşturduğu siyasi yapıyı bünyesine kattı, ama tutmadı.

Milliyetçi kesim, “Yakın geçmişi unutmadık. Milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir siyasal anlayıştan Yerlilik ve Millilik beklemek, saflıktır” dedi.

İyi Parti’ye yöneldi MHP Tabanı..

2001 yılında üzerlerinden çıkarıp fırlattıkları ‘Milli Görüş’ gömleğini çamaşırlıktan çıkarıp yeniden giymeyi denediler, ‘Erbakan Hoca kimsenin malı değildir’ diyen Mehmet Özhaseki’nin sözleri hala arşivlerde yerini korurken “Saadet Partisi’nin” kapısını çaldılar. Ama aldıkları cevap, “16 yıllık iktidarınızda, Erbakan Hocamızın ülke için dediklerinin tersini yaptınız. Siyonizmin ülkemizi fiilen işgalini seyrettiniz. Demokrasiyi, toplumun demokratik değerlerini yok ettiniz. Şimdi mi aklınız başınıza geldi” denilerek  kendilerine kapı gösterildi.

Yıllardır yerden yere vurdukları koalisyonu son umut gördüler.

Sandıkta kurmak istediler koalisyonu.

Ama iktidar partisinin seçim kazanmaya yönelik her hamlesine muhalefet bloku karşı bir hamleyle cevap verince şaşkına döndüler.

AKP, MHP’nin tabanını yitirmiş omurgası ve tükenmiş BBP’in oluşturduğu sandık ittifakı, yapılan kamuoyu araştırmalarında yüzde 45’i bile bulamıyor.

Zira bu ittifak dışında şimdi yeni bir ittifak ortaya çıktı.

CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu bu ittifak, toplumsal talebin bir sonucudur.

Yani bir yanda, tek adam rejimini dayatan ve tabanın hoş bakmadığı oluşum.

Diğer yandan, Parlamenter Demokratik Anayasal Sistemin tüm kurum ve kuralları ile yeniden yerleşmesini sağlamakta kararlı bir siyasal blok.

İlk kez 2002 yılından bu yana millet iki ciddi siyasal yapıdan birini tercih edecek.

Ya Anayasal düzene, Bağımsız Adalete, Denge ve Denetlemeye dayanan Parlamentonun söz ve karar sahibi olduğu güçlü bir iktidar için oyunu verecek.

Ya da, her dediği kanun haline getirilen tek adam sistemine vize verecek.

Ya uluslar arası tekellerin, kartellerin Türk Ekonomisinin dümenini tamamen ele aldığı, üretmeyen bir Türkiye’ye, borçla yaşamaya, tüm varlıkları yabancılara satılan bir ekonomi anlayışına evet diyecek.

Ya da, yeniden üreten, yeniden milli sanayi hamlesini gündemine alarak, en azından tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olmak için toplumsal bir seferberliğe evet diyecek.

Yani karar belki de son kez milletin olacak.

Zira tek adam rejimlerinin geçmişte ve bu gün hüküm sürdüğü ülkelerde yaşananlar hepimizin bilgisi dahilindedir..

Bu arada, neden Kayseri Seçmenine dikkat çektiğimi bir kez daha hatırlatayım.

2017 Yılı kişi başına kamu yatırım miktarı sıralamasında Kayseri kaçıncı sırada biliyor musunuz;

78’inci sırada.

Bu kent insanına bu tabloyu reva görenlerin tamamı yeniden aday adayı.

. . . .

Sayın Cumhurbaşkanı Kayseri’ye geliyor.

Şehir Hastanesini hizmete açacakmış.

Hastane görevlileri ile yaptığım görüşmelerde, hala bir çok eksiği bulunan hastanenin her şeyden önce ulaşım sorunu ile karşı karşıya bulunduğunu söylüyorlar.

Ama tarih kesin 5 Mayıs’ta açılacak.

Aynı tarihte, Memleket büyüklerimizden birinin evladı da dünya evine giriyor.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın açılış töreni ile bu düğün merasimini aynı güne denk getirmesi Kayseri Halkına göre olduğu gibi, bana göre de manidar oldu.

Yani açılış bahane, düğün şahane..

Sadece  aday adayları katılsa düğüne, birer Cumhuriyet taksa, al sana damat bey için özel hastane kuracak kadar sermaye..

Şimdi bu memleket büyüğü demesin de ben mi diyeyim;

“Allah verdikçe veriyor” diye..

Yazarın Diğer Yazıları