Ahmet ZORLU

KAVAÇIZADELER, KAVAKÇIZEDELER..

Ahmet ZORLU

Yıl 1999..

Dönemin Refah Partisi ilk kez hatırı sayılır bir milletvekili grubunu meclise sokmayı başarıyor.

Meclis içtüzüğü o günün şartlarında, kadın milletvekillerinin oturumlara katılırken kamu görevlileri için öngörülen Kılık ve Kıyafeti zorunlu kılıyordu.

Aynı seçimde yine Refah Partisi’nden Milletvekili seçilen Nazlı Ilıcak, genç tıfıl bir kadıncağızın elinden tutmuş, yemin etmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getiriyordu.

İşte o kadının adıdır Merve Kavakçı..

DSP Grupu ayağa kalkıyor, Bülent Ecevit söz alarak, “Burası devlete meydan okunacak yer değildir, çıkarın derhal bu kadını” diyor, Kavakçı meclisi terk etmek zorunda kalıyordu.

İşte bu girişim, Merve Kavakçı’yı piyon olarak kullanan  dinci tüccarların rejime karşı ilk hamlesiydi..

Merve Kavakçı, kendisine verilen görevi yapmış ve rejime karşı restleşme hareketinde piyon olarak başarıyla kullanılmıştı.

Daha sonra ABD’ye gittiğini, hatta buranın vatandaşı olduğunu haberlerden izledik.

O yıllarda Türk Vatandaşlığından da çıkarılan Merve Kavakçı geçtiğimiz Mart ayında yeniden Türk vatandaşı oldu.

4 kez boşanıp 5 kez evlendiği bilinen Merve Kavakçı’yı Malezya’ya büyükelçi yaptık iyi mi..

Merve Kavakçı’nın bu güne kadar bilinmeyen bir özelliği de, Adalet Partisi döneminde Milletvekili olarak görev yapan ve soyadı İslam olan bir zat-ı muhteremin gelini olması.

Nadir İslam isimli bu zat, kime dokundu ise maşallahı var ailesinde ya milletvekili yaptı, ya bakan.

Gelinlerinde biri olan Ayşenur Külahlıoğlu AKP’den önce milletvekili,  sonra bakan oldu.

Diğer gelini Merve Kavakçı, önce milletvekili, şimdi de büyükelçi oldu.

Merve Kavakçı’nın kızkardeşi Ravza Kavakçı da Ak Parti’den milletvekilliği yaptı.

Merak ediyorsunuz, biliyorum.

Merve Kavakçı’ya bu rolü oynatan, onu elinden tutup rejimle restleştiren maşayı tutan el, yani Nazlı Ilıcak nerede diyorsunuz biliyorum.

Refah Partisi’nden bir dönem milletvekilliği yapan Nazlı Ilıcak, daha sonra AKP saflarına katıldı.

Burada beklediği itibarı göremeyince zikzaklar çizmeye başladı.

2008-2011 yılları arasında Fetö yapılanması ile flörtteydi.

Zekerriya Öz ile kartopu oynayarak yaptığı röportajın fotoğrafları bu gün bile hafızalarda.

Türkiye’de yıllardır bir zümre var ki, gazetecilik adına ülkeyi karıştırmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor, güçlü siyasal yapıların kucağından hiç mi hiç inmiyor.

Nazlı Ilıcak’ta, bunlardan birisidir.

Adalet Partisi döneminden bu yana, konu rejimi silkelemekse hep başrolde idi.

Bir zamanlar, İslamcı yapının gülü olan bu kadın şimdi, ‘Terör örgütüne yardım ve yataklık, destek sağlamak, terör propagandası yapmak’ gibi suçlardan cezaevinde.

Ama onu fetullahçı yapı içerisine alan, fetöcü tv kanallarının gülü yapan Hüseyin Gülerce ise dışarda makbul adam rolü oynuyor.

ABD’de üniversite hocalığı da yapan Merve Kavakçı  kızımız!, Türkiye’de rejimle hesaplaşmanın ilk kıvılcımını çakan kadınken, acaba şimdi Malezya’ya Bahar Mevsimi götürmek için ABD’nin de desteğini mi aldı diye düşünmeden edemiyor insan.

Mart ayına kadar Türk Vatandaşı bile olmayan bir kadını getirip vatandaş yaptıktan sonra Malezya’ya büyükelçi atamak için bu kadının bilimin, siyasetin, sanatın herhangi bir noktasında başarılarından söz ettirmesi gerekir.

Ama, Türkiye Ucuz Kahramanlar Cenneti olduğu için, reise yakın olmak yeterlidir.

Aile fertleri sırayla meclise girdiğine göre, yakınlık derecesi tartışılmayacak düzeyde olmalı ki, Merve Kızımız artık bizi Malezya’da, hem de büyükelçi olarak temsil edecek.

Aklıma, Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı iken, Fetullah Okulları için Büyükelçiliklere gönderdiği ‘Kolaylık sağlayın, önlerini açın’ genelgesi geldi.

Yani Türkiye’de zirveye çok kolay çıkılır, ama zirveden yavaş yavaş inilmez, kafa üstü çakılır. Bakalım Merve Kızımızı! Daha ne sürprizler bekliyordur, bundan sonraki yaşantısında.

Unutmadan, bu hanım kızımızın bu günlerde sosyal medyada ve bazı gazetelerde bir fotoğrafı da dolaşıyor..

Şeyh Nazim Kıbrıs’i denen zat-ın önünde diz çökmüş bu fotoğraf da büyükelçi olmasında rol oynadı mı bilmiyorum.

Bildiğim tek şey, din tüccarlarının önünde diz çökmüş vaziyette çektirilen ve el altında servis edilen fotoğraflar bu günlerde iyi prim yapıyor.

Varsa böyle bir fotoğrafınız, vakit geçirmeden servise koyun.

Yakında Paris Büyükelçiliğimizde bir görev değişimi söz konusu.

Biz uyaralım da..

Sonra demedi demeyin..

Yazarın Diğer Yazıları