Ahmet ZORLU

İYİ GELİYORLAR.

Ahmet ZORLU

Yıllardır Türk Siyasetinde yaşanan gelişmeleri izler, değerlendirir, yorumlarım.

Şimdiye kadar, yaptığım öngörülerde de, Kasım’daki seçimler ve Son Referandum dışında tahmin oranım yüzde 1’e yakın gerçekleşmiştir. Ama Kasım Seçimleri ve Temmuz Referandumunun sonuçları ise hala tartışılıyor.

Bülent Ecevit’in yükselişi, ÇHP’nin belediyelerde elde ettiği başarılardan, Turgut Özal’ın yıldızının parlaması ve sönmesine kadar ki süreç, Merhum Süleyman Demirel’in Türk Siyasetinde, defalarca gidip defalarca gelmesi, Refah Partisi’nin yaptığı oy patlaması, ardından AKP süreci.

Hepsinde, yanılgıdan çok, doğru ve isabetli tespitlerimin varlığı, arşivlerde mevcuttur.

Mevcut iktidara, gönülsüz de olsa oy veren kesimle iktidara tepkililerin tartışmalarında, özellikle orta sağdaki insanların hep şu soruyu sorduklarına tanık olmuşumdur.

“Peki tamam, AKP’ye vermeyelim de kime oy verelim?”

2019’da yapılacak 3 ayrı seçimde, kim oy verelimcilerin yeni bir adrese odaklandığını   söyleyebilirim.

Bu adresin adı bana göre İyi Partidir.

Parti Genel Başkanı  Meral Akşener’in, il kongreleri için gittiği salon toplantılarının, tüm karartma girişimlerine rağmen  nasıl mitinge dönüştüğü dikkatinizden kaçmamıştır.

Geçerlerde, bir Hafta Sonu Kayseri’deydi Sayın Meral Akşener ve partinin omurgasını oluşturan  isimler.

Akşener’in parti merkezini ziyareti sırasında, sahabiyedeki kalabalık, kongreye ilgi, şimdiden bir çok ilde başlayan adaylık kulisleri, İyi Parti’nin iyi bir zamanlama yaptığı gerçeğini ortaya koyuyor.

Zira OHAL, İktidar ve MHP’nin iktidar destekli baskısına rağmen, İyi Parti Kadrolarının kendilerinden emin bir şekilde  2019’a doğru yelken açtıklarını, tüm karartma girişimlerine rağmen, toplumun büyük bölümünün İyi Parti’yi konuştuğunu söylemek mümkün.

Buna karşılık, iktidarın ve MHP’nin Meral Akşener hareketine “Fetöcü” yaftası yapıştırma çabasının ilerisine gidemedikleri de bir gerçek.

Ama bu da tutmuyor sevgili dostlar.

Zira, Ali Aydın gibi Kumpasla yerinden edilmiş bir komutanın bile yönetiminde yer aldığı bir siyasi harekete, Fetö damgası yapıştırma girişimi başarısız olur.

Hele İyi Parti’ye Fetöcü diyenlerin, paçalarından Fetö atıklarının aktığı gerçeği ortada dururken.

Ziyaret sırasında, Yörük Ali Paşa lakabı ile gönüllerde yer bulan Sayın Ali Aydın ile yine Kayseri’nin yakından tanıdığı  Prof. Dr. Abdülkadir Yuvalı ve Genç İyi Partili bazı arkadaşlarla   sohbet imkanı buldum.

Özellikle Deneyimli Komutan Ali Aydın’ın söylediği sözler çok önemliydi.

Diyor ki emekli Paşa;

“Ahmet Bey, Kayseri’de tornacılık yapan bir küçük esnafın, Ahmet Hamdi Gül’ün oğlu Abdullah bu ülkede Cumhurbaşkanlığı yapmışsa. Taka Kaptanının oğlu Recep Tayyip Erdoğan bu ülkede Cumhurbaşkanı olmuşsa. Yörük çadırında dünyaya gelen Ali Aydın Şanlı Türk Ordusunda generallik yapmışsa, bütün bunları biz Demokrasi ve Cumhuriyete borçluyuz. O nedenle, demokrasiyi olmazsa olmaz kabul eden herkesin, Cumhuriyete gönülden bağlı olan herkesin, bu kritik süreçte bu iki değerimizin korunması ve daha yükseklere taşıması için işbirliği yapması şarttır. “

Ne kadar haklı olduğunu daha şimdiden görüyoruz.

Zira bir gece yarısı, Türk Milleti uykuda iken, Meclisin AKP ve MHP’li üyeleri, 2019 seçimlerinde kendilerini iktidar yapacak bir çalışmayı yangından mal kaçırırcasına meclisten geçiriverdi.

Bu ittifak ne yerlidir, ne millidir.

Amaç, 2019 seçimlerinde başarı elde etmektir.

Amaç MHP için yüzde 10 engelini aşmak, AKP için de yüzde 50.1’i yakalamaktır.

Buna karşılık, demokrasinin ve cumhuriyetin güvencesi olan tüm siyasi partilerin, tek bir nokta için ‘Demokrasi için, Cumhuriyet için, Güçler ayrılığı ilkesi için, Laiklik için, Yargı Bağımsızlığı için’, hiçbir kaygıya yer vermeksizin bir araya gelmesi gerekir.

Bunun için de en büyük sorumluluk, CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi’ni yönetenlerin omuzlarındadır.

Parlamenter Demokratik Hukuk Devleti’nin komadan çıkarılması, denge ve denetlemenin yeniden etkin konuma gelmesi adına bu üç siyasi partinin de ‘Demokrasi İttifakı’nı kurarak, oynanmak istenen seçim oyunun ters-yüz etmesi gerekir.

Bu vesile ile, İyi Parti’nin seçilmiş kimliği kazanarak göreve başlayan yeni il yönetimine ‘Demokrasi’ adına atacakları her olumlu adımda başarı diliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları