IŞIKEVLERİ, OKUYUCU EVİ Mİ OLDU..
Ahmet ZORLU
Yer Alpaslan Mahallesi, Farabi Caddesi..
Üst gelir düzeyine sahip insanların oturduğu, bilinen bir site..
Dün siteye gelen 2-3 kişi, site sakinlerinden M.K.’yı hastanelik edecek kadar dövdükten sonra polis çağırıp, bu kişiye ait evde çocuklarının tacize uğradığını belirterek şahsı polise teslim ettiler.
Tapusu M.K.’nın üzerinde bulunan bu ev, 15 Temmuz sonrası ‘Okuyucu Evi’ olarak hizmet vermeye başlamış.
Evde, çeşitli Afrika ve Asya Ülkelerinden ve ülkemizden çocuklar kalıyor zaman zaman.
Evin sahibi görünen ve yıllardır bu binada bekar kalan, dün ise ‘Çocuğumuzu taciz etti’ denilerek hastanelik edilen zat da, bu çocuklarla birlikte bu evde kalıyor.
Site sakinleri aradılar dün ve sitedeki bu daire ile sözde sahibi hakkında ayrıntılı bilgiler aktardılar.
İddiaya göre, 15 Temmuz öncesi daire Fetö’nün ileri gelenlerinin Perşembe Toplantılarını yaptığı bir yermiş. Her perşembe kentin ünlüleri! Bu dairede bir araya gelir sohbet eder ve dağılırlarmış.
Daha da enteresanı , bu Perşembe toplantılarının en sadık katılımcılarından biri de şu anda bir ilçemizin belediye başkanı..
15 Temmuz’dan sonra bu daire birden bire isim değiştirmiş ve ‘Okuyucu evi’ (ne demekse) oluvermiş.
15 Temmuz Öncesi, bu ünlü sitenin bir dairesinde yapılan Perşembe Toplantılarına katılanların kimler olduğunu duysanız küçük dilinizi yutarsınız.
Ben bu toplantıların devamlı katılımcılarından olduğu iddia edilen belediye başkanının basından sorumlu müdürüne, başkanın bu konudaki görüşlerini tarafıma iletmesi konusunda bilgi notu geçtim.
Cevap gelmedi.
Ama konu polis tarafından soruşturuluyor.
Binaya giren çıkan, ünlü perşembe toplantılarına katılan isimlerin kamera kayıtları var.
Polisin, halen hastanede tedavi gören M.K. ile ilgili araştırmasında, 15 Temmuz öncesi yapılan Cemaat toplantılarını da incelemesi halinde ilginç bilgi ve verilere ulaşacağını sanıyorum.
Konuyu yakından takip edecek, kendisine emanet edilen çocuğu taciz eden kişi hakkında yapılacak soruşturma sonucunu da sizlerle paylaşacağım.
Geçmişin Ikışevi, şimdinin okuyucu evi olayının ortaya çıkardığı, Işıkevleri Gerçeği noktasında bu kenti yönetenlere soruyorum:
’15 Temmuz öncesi Kayseri’de hemen her semtte bir-iki adet ışıkevi vardı. Buralarda gencecik öğrenci çocukların beyinleri yıkanır, kimin polis, kimin savcı, kimin asker olacağına bu ışıkevlerinde karar verilirdi. Ne oldu be evler ve bu evlerde barındırılan çocuklar. Yoksa tamamı kılık değiştirip ‘Okuma evi’ne mi dönüştü?
Bu Işıkevlerinin her türlü ihtiyacını karşılayan insanlar şimdi nerede?
Kayseri Polisinin yapacağı böyle bir araştırmada, şimdiye kadar gizlenmeyi başaran çok sayıda kripto ismin ortaya çıkarılacağından çok eminim..
VALİ AMA YURTDIŞINA ÇIKAMIYOR..
Bir süre önce bir valinin pasaportunun iptal edildiğine ilişkin gazete haberleri üzerine, İçişleri Bakanlığı bu bilginin doğru olmadığını açıklamış, çıkan haberleri yalanlamıştı.
Gazeteci Alican Uludağ, İçişleri Bakanlığı resmi kayıtlarından 4il valisi ve bir merkez valisinin pasaportlarının gerçekten iptal edildiğine ilişkin belgeyi sosyal medya hesabından ve gazetesindeki haberinden paylaştı.
Düşünebiliyor musunuz?
Bu Valilerden biri de halen Milli Eğitim bakanı olan İsmet Yılmaz’ın kardeşi..
Hemen aklıma, eski Valimiz Orhan Düzgün geldi.
Peki sormak gerekmez mi, bu 5 valinin pasaportları, Fetö şüphelisi oldukları için iptal edildi ise, 4 tanesi nasıl hala il valisi olarak görev yapıyor.
Ya da ‘Peki Orhan Düzgün’ün suçu neydi?’
Biz de Hüseyin Akay’ın nasıl görevden alınmadığına kafa yoruyoruz aylardır.
Adamların Fetö’den, kaçma şüphesi olduğu için pasaportları iptal ediliyor ama 4 tanesi halen il valisi.
Hüseyin Akay’a neden dokunulmadığını şimdi anladınız mı?
Ya da Mahmut Hıçyılmaz’a..