Ahmet ZORLU

HİÇ UTANMIYOR MUSUNUZ?

Ahmet ZORLU

Gelişmişlikte, yeni yatırımlarda, belediyecilik hizmetlerinde zaman zaman Kayseri'yi Konya ile kıyaslar ve yöneticileri uyarırım;
"Adamlar aldı başını gidiyor. Biz ise bırakın yerimizde saymayı geri geri gidiyoruz" diye.
Daha bir kaç gün önce bu kentin yıllanmış milletvekillerine seslenmiş, "Konya'da tramvay hayal bile değilken bizde projeler çiziliyordu, adamlar bizden 10 yıl önce raylı sistemi hayata geçirdi, hızlı tren konusunda biz önce harekete geçmemize rağmen Konya'da 3 yıldır hızlı tren var, biz hala masal anlatıyoruz, şimdi gündeme metro geldi, metroyu tartışacağız bir 20 yıl, ama Konya Metrosunun ihalesi sessiz sedasız gerçekleşti" demiştim.
Konya, yeni bir alanda, çiftçinin alın teri alanında da dev yatırımlar gerçekleştiriyor.
Torku ulusal bir marka haline geldi, uluslararasılaşma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Bakınız, Konya Şeker'in ürettiği anımsayabildiğim ürünlerin bazıları; 
Toz Şeker, Kesme Şeker, Sıvı Şeker, Sucuk, Salam, Sosis, Kavurma, Süt, Yoğurt, Kaymak, bir kaç çeşit Peynir, Et, İşkembelik, Un, bir kaç çeşit bisküvi, gofret, çikolata, şekerleme çeşitleri, bayram şekeri, ikram şekeri..
Bunlar bir anlık hatırlayabildiğim ürünler.
Konya Şeker bununla da yetinmemiş, önemli bir enerji yatırımı gerçekleştirerek enerji maliyetlerini de büyük oranda düşürmüş. Artık, ulusal TV kanallarında, Kayseri'nin mobilya ürünlerinden çok Torku ürünlerinin reklamlarını izliyoruz. 
İzlemekle kalmıyoruz, Kayseri'nin tüm sayılı marketlerinde, Torku ürünleri market raflarındaki yerlerini her geçen gün biraz daha büyütüyorlar.
Peki Kayseri Şeker neler üretiyor. Geçtiğimiz günlerde bir fotoğraf gördüm utandım, kocaman bir pancar, önünde bir paket kesme şeker, tabağın içinde toz şeker, bir diğer tabağın içinde yaş küsbe. Adamların kuru küsbe tesisini bile çalıştıramadıkları söyleniyor.
Şöyle bir gerilere gidelim, çok değil 8 yıl önce Kayseri Şeker Türkiye'nin 58. büyük sanayi kuruluşu iken Konya Şeker yanılmıyorsam 54. sıradaydı. 2014 verilerine baktığımızda Konya Şeker 40, Kayseri Şeker 135. sırada.
Peki Şekerin başındaki hocanın neferleri, bu tablolara baktığınızda yüzünüz kızarmıyor mu..
Peki sevgili bölge çiftçileri, pancar üreticileri siz hiç sormuyor musunuz, oylarınızla iktidar ettiğiniz bu adamlara;
"Kayseri çiftçisi pancar, Konya çiftçisi altın mı üretiyor da, onlar maratona çıkmışken siz arkadan nal topluyorsunuz?" diye.
Demek ki neymiş, vizyonu olan, ufku olan insanlara yetki ve görev verilmeliymiş.
Halay çekerek, 'Borcumuzu bitirdik, Allah Şükür' yalanlarıyla rakamsal gerçekleri ortadan kaldıramazsınız.
Konya'ya gelişmekte olan ülkelerden her gün heyetler geliyor, ufuk ve vizyonlarını inceliyorlar. Biz ise batan, küçülen kurumlar için ancak örnek oluruz.
Ben bölge çiftçilerinden birinin çocuğuyum.
Konya Şeker'in bu atılımlarını izledikçe, Kayseri çiftçisinin bahtsızlığına, geri bırakılmışlığına üzülüyorum sadece.
Ben istiyorum ki, bizden geri belediyelerden yetkililer, şehirleşme ve yatırım planlaması öncesi nasıl ki Kayseri'ye gelip inceleme yapıyorsa, gelip Kayseri Şekerde yaşanan muazzam büyümeyi! de incelesinler, kendi kentlerine örnek yapsınlar.
Sayın Hüseyin Akay ve ekibine tavsiyemdir.
Tarihin kendilerini lanetlemesini istemiyorlarsa, omuzlarına aldıkları emaneti büyütmek, Konya Şeker ile yeniden yarışır hale getirmekle mükelleftirler.
Ve Kayseri Şeker'e akrabayı talukatını yerleştirmenin ötesinde, kota konusunda bile katkı sağlamayanlar.
Tarih sizi de affetmeyecektir.
Şöyle bir yönetimin çevresindeki isimleri gözden geçirin. Yıldız soyadlısından, damatlara, yeğenlerden siyasetçi artıklarına kadar kimler yok ki..
Hüseyin Akay'ı bu kurumun başına oturtan zat Sayın Mustafa Elitaş'tır.
Kendisi şu anda ekonomi bakanıdır.
Bölge çiftçisinin vebalinden kurtulmak istiyorsa, çağıracak adamlarını!
Soracak benim yukarda verdiğim tabloları ve diyecek ki, "Ben sizi oraya bölgeye hizmet edesiniz diye gönderdim. Nedir sizi küçülten, Konya'yı büyüten etken?"
Sonra da elden ele dolaşın bilanço oyunlarının hesabını soracaktır, çiftçinin alın terinin hesabını soracaktır, Kayseri ekonomisinin bel kemiğinin niye bel fıtığına dönüştüğünün hesabını soracaktır.
Memleketseverlik budur.
Yoksa, bir kaç kalem satın alarak, kasaba iftarlarını naklen yayınlatarak, siyasetçiye yalakalık yaparak büyümez bu kurumlar.
O nedenle, bu kentte yaşayan herkesin çıkıp bu kısırdöngünün hesabını sorması gerekir. Yoksa, Konya koşmaya, biz ise sek sek oynamaya devam ederiz..

Yazarın Diğer Yazıları