Ahmet ZORLU

HİÇ BİR KORKUYA BENZEMEZ..

Ahmet ZORLU

Aslında bu gün Kayseri Ticaret Odası bünyesinde yaşanan kooperatif tartışmaları konusunu işleyecektim.

Ama malum, gündem o kadar hızlı değişiyor ki, YSK’nın gerekçeli kararını konuşmanın daha önemli olduğuna karar verdim.

YSK, CHP’nin mühürsüz oylarla ve zarflarla ilgili verdiği ret kararının gerekçesini açıkladı. Çok uzun bir karar metni, ama bir cümleyle gerekçenin tabansızlığını da özetlemeyi ihmal etmedi.

Diyor ki, YSK gerekçeli kararında, “Tam kanunsuzluk durumu oluşmamıştır..”

Yani, “Mühürsüz oylar ve oy pusulaları, 5’te dört, 3’te iki, yarım, çeyrek oranında kanunsuz olsa da tam kanunsuz değildir..” anlamında bir gerekçe..

Kararın açıklanmasından itibaren bütün toplum kesimlerinden değerlendirmeler gelmiştir, bir tek AKP cephesi sessizliğe gömülmüştür.

Ben Sayın Adalet Bakanı’ndan, HSYK Başkanından, hukuk literatürümüze kazandırılan “Tam kanunsuzluk durumunun oluşmaması” konusunda izahat bekliyorum.

Bana göre bu karar, “CHP’nin itirazını reddettik, aslında itiraz gerekçesi oluştu, ama onların dediği gibi değil, tam kanunsuzluk oluşmadı. Eğer CHP mühürsüz oyların dışarıdan getirildiğini ortaya koyarsa, dışardan oy getirip sandığa atan birini kulağından tutup huzurumuza çıkarırsa, mühürsüz oy ve zarfları geçersiz sayarız”  anlamında bir gerekçeye dayandırılmış.

YSK’nın uymakla yükümlü olduğu kanun vardır ortada.

Bu kanunun 83 ve 102. Maddeleri oy pusulası ve pusulanın içine konulduğu zarfın özelliklerini anlatır ve der ki, “Mühürsüz kullanılan oy pusuları ve mühürsüz veya mühürlü oyun içine konulduğu zarfta YSK veya seçim sandığı mührü yoksa, bu oy geçersizdir..”

Bahse konu kanuna ilaveten YSK’nın referandum öncesi hazırlattığı ve sandık kurullarına gönderdiği  kitapçıkta da  bu konuda seçim kurullarının uymakla yükümlü oldukları düzenlemeler var ve mühürsüz oylar konusunda kesinlikle itiraza mahal olmayacak şekilde ‘Geçersizlik’ uyarısı bulunmaktadır.

Ama sandıklar açıldığı sırada sen cep telefonlarına kanunlarüstü bir karar maili atıyor ve ‘Bütün mühürsüz oylar geçerlidir” diyorsun.

Buna gelen itiraza da, “Tam kanunsuzluk durumu oluşmamıştır” diye absürt bir kılıf geçiriyorsun..

Hatırlarsınız, Melikgazi İlçe Seçim Kurulu Başkanının karşyı oy gerekçesini işlediğim 4 gün önceki yazımda belirtmiştir.

Gelinen bu noktadan sonra YSK’nın aldığı karar hukuki değildir, vicdani değildir ve ne evet oyu kullananların gözünde, ne hayır oyu kullananların gözünde hiçbir anlam ifade etmemektedir.

YSK Üyelerine, daha doğrusu kanunlarüstü bir karara imza koyan Sayın Üyelerine düşen en önemli sorumluluk, istifa kuralına uyup görevlerinden çekilmeleridir.

Bunu, hukukun üstünlüğüne, yargının bağımsızlığına inanmış bütün vatandaşlar adına talep etmekteyim.

Zira bu karar demokrayise, hukukun üstünlüğüne inan herkes için yok hükmünde olacak, yok hükmünde kalacaktır.

Ve karara muhalefet şerhi koyan Sayın Üyenin dediği gibi, “Bu konu nesiller boyu tartışılacaktır..’

YSK’nın Sayın Üyeleri, gelecekte onurlu birer hukukçu olarak anılmak istiyorlarsa, bu ağır sorumluluğun gereğini yapmak zorundadır.

Zira bir gün emekli olduklarında, yine mensubu oldukları yargıya aldıkları bu ağır hukuku rencide eden kararın hesabını vermek zorunda kalabilirler.

Zira hiçbir korkuya benzemez, adalet terazisini tahrip edenlerin korkusu..

Hiçbir korkuya benzemez  yönettiği  kurumun, gözetmesi gereken ülke çıkarları yerine bir çevrenin çıkarlarını korumaya kalkışmanın korkusu..

Hiçbir korkuya benzemez, adaleti mülkün temeli olmaktan çıkaranların korkusu.

Şöyle bir tarihe göz atın.

Bu milletin minnetle andığı ne kadar çok hukuk adamı var.

Ama bir o kadar da lanetlediği hukukçular, ölümlerinin ardından bile çocukları, torunları onların utancını, ayıbını bir yafta gibi boyunlarında taşıyorlar.

Sayın YSK Üyeleri, gereğini yapmadığınız zaman yıllar sonra torununuz size bu kararı sorduğunda bile yüzünüz kızaracak, utanacaksınız..

Yazarın Diğer Yazıları