HEYECAN, GAYRET, BAŞARI ..
Ahmet ZORLU
40 Yıllık gazetecilik deneyimim bana bir şey öğretti.
‘Eğer bir göreve yeni biri getirildiğinde, onunla sohbet ederken ya da onu dinlerken, yapacakları ve yaptıklarını sıralarken heyecan duyuyorsa, o başarıya giden yolu yarılamıştır..’
Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Çelik ile, 10 Ocak vesilesiyle kahvaltılı sohbette bir araya geldik gazeteciler olarak.
Yıllardır gündemde tuttuğum bir gerçeğin altını çizerek başladı sohbete;
“Kayseri’nin marka değerini artırmak zorundayız..” dedi.
Bununla ilgili attıkları adımları özetledi.
Çok haklı..
Gerçekten Kayseri’nin tanıtımı noktasında hep gerilerde kaldık, gerilerde durduk..
Gidin Bursa’ya, gidin Eskişehir’e.
Çalın belediyenin kapısını ve deyin ki, “Ben ilinize gezmeye geldim, bana gezilecek yerlerle ilgili bilgi verir misiniz?”
İnanın, o kadar profesyonel bir ekip Avrupa Kentlerinde bile bulamazsınız.
Biz’de ise havaalanı kentin içinde kaldı neredeyse ve Kapadokya turu düzenleyen şirketlerin yabancı misafirleri Kayseri Havaalanına iniyor.
Ama o tur şirketleri, Yeşilmahalle Kanal boyundan turist kafilelerini hemen kent dışına çıkarıyor, Kayseri Meydanı’nı bile göstermiyorlar. Ellerinden gelse araçların perdelerini de açmayacaklar, turist Erciyes’i görür diye..
Zira bu tur şirketleri yabancı turiste konaklama hizmetinin yanı sıra, Kapadokya’daki halıyı, Şarabı, Çanak Çömleği ve Soğanlı Bebeğini satacaklar.
Kayseri Meydanında dursa, tarihi Kale, Muhteşem Erciyes, Hunat Hatun Kulliyesi, Selçuklu Kümbetleri, Tıp Tarihi Müzesi gibi harikalar turistin dikkatini çekecek ve Kayseri’de daha uzun kalmak isteyecektir.
Dana önce de söylemiştim, yineliyorum..
Kayseri, kültürel altyapı, tarihi mekanlar, doğal güzellikler, kuş türlerinin barındırıldığı Kuş Cenneti, Dünyanın sayılı şelalelerinden Kapuzbaşı Şelalesi, Dağların Kralı Erciyes, Gesisi, Erkileti ile günlerce gezseniz bile doyamayacağınız hazineler saklıyor bünyesinde.
Şimdi Büyükşehir Belediyesi, başlattığı yayın atağı ile bu değerlerin tanıtımını yapacak.
‘Şehir’ adını verdikleri dergiyi inceledim.
Gayet güzel bir çalışma olmuş emeği geçenlere teşekkür ederim.
Arkası gelecekmiş yayınların.
İhtiyaçtır, sayısı artırılmalı.
Büyükşehir yayın ekibindeki arkadaşlara da söyledim.
Yakın tarihe ait 80 bin kare fotoğraf var arşivimde.
Hiçbir talebim olmaksızın hangi konuda fotoğraf talep ederlerse verebilirim.
Zira bu kentin ekmeğini yiyoruz ve bu kentin tanıtımına hepimizin kendi ölçüsünde katkı vermesi gerekir.
Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Çelik’te Kocasinan’a seçildiği günden bu yana, inandığı projeler konusunda o heyecanı görüyorum.
Ve iki konuda eksikliğini gördüğüm noktalara da dikkat çekmeden geçemeyeceğim.
Birinci konu, kültürel ve sanatla ilgili çalışmalarda bir denge unsurunun mutlaka gözetilmesi.
Yani, Selçuklu, Osmanlı dönemine ait olanı tanıtırken, yanında modern sanatlara da yer vermek durumundayız.
Heykel, Resim, Müzik, Bale gibi..
Bakınız Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde Gençlik Spor Bakanlığı’nın kurduğu bir merkez var. İçerisinde tam 39 özel tiyatro topluluğunun çalışma yaptığını öğrendiğimde imrendim.
Yani, belediye etkinlik düzenlerken kent insanının ufkunu açacak, onu bu sanat alanları konusunda yolculuğa çıkaracak programlara da yer vermek zorundadır.
Bu kent, bir spor etkinliği sırasında Ramazan Ayı içerisinde gelen yabancılar için Bira Çadırları kurdu ve hiç kimse tepki göstermedi.
Madem biz Kayseri’yi her yönüyle tanıtım atağına geçtik, Avrupa’lı turist adayını, Erciyes’e geldiğinde, konaklayacağı tesiste sıcak şarap bile bulabileceğine ikna etmek zorundayız.
Yani tak taraflı kültür, tek taraflı sanat değil, evrensel kültür ve evrensel sanat değerlerimizi ön plana çıkarmak durumundayız.
İkinci dikkat çekeceğim konu ise, metal yorgunluğu ile ilgili.
Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerindeki yönetim yapısını incelediğimizde, artık gününü doldurmakla sorumlu bazı isimlere rastlıyoruz. Yüreğinde hizmet heyecanı kalmayan yönetici, kendisi bir şey yapamaz hale geldiği gibi, yapmak isteyenlerin de eteğinden çeker.
Bu anlamda, 21. Yüzyıl yönetim anlayışına adapte olacak genç dinamik ve yüreği heyecan dolu bir uzman kadroya da ihtiyaç olduğunu belirtmekte yarar var.
Zira, yol gösteren tepedeki yöneticidir, ama uygulama yapacak olan, saha çalışması yürütecek olanların da aynı heyecan içerisinde olması gerekir.
Özetle; Kayseri’nin Marka değerini artıracak, kentin ön plana çıkmış temel sorunlarının çözüm bulacağı bir üç yıl yaşayacağımızı umuyorum.
Raylı sistemin her yere ulaştığı, modern hastanelerle Türkiye’nin Sağlık Merkezi, Üniversiteleri ile Türkiye’nin Kültür Merkezi, Tarihi, Kültürü ve Doğasıyla Dünyanın Turizm Merkezi olması için Kayseri’nin önünde hiçbir engel görmüyorum..
Yeter ki yönetenler yüreğinde bu heyecanı hissetsin..