Ahmet ZORLU

HAYAL BU YA...

Ahmet ZORLU

Bu günlerde siyaset demagojisinin ötesine geçilerek yerel yönetimlerin projeleri, gelecekle ilgili hazırlıkları, yatırımları ön plana çıkmaya başladı.

Kimine göre raylı sistemin yeraltına alınması, kimine göre yeni kent merkezlerinin oluşturulması, kimine göre trafikten arındırılan bölgelerin daha da çoğalması vs.

Ben de bu gün, hayalimdeki Kayseri'yi anlatmak istiyorum.

Belki ütopik gelebilir her birinize, ama inanın Kayseri bir başka hüvviyet kazanır, bunların yarısı yapılsa bile.

Mesela;

Kayseri, raylı ve tekerlikle ulaşım alanında yeraltına inmek zorundadır. İmam-Hatip Lisesi önünden başlayarak, Cumhuriyet Meydanı ve İnönü Bulvarı'nda, ulaşım tamamen yerin altına inmeli, cadde yayalaştırılmalıdır.

Cumhuriyet Meydanı'nda, tekerlekli trafik yeraltına alınarak sadece raylı sistemin Sivas Caddesi boyunca çalışması, karasal ulaşımın yeraltından yapılması gerekmektedir. Sivas Caddesi, İstiklal Caddesi kadar değer kazanacaktır.

Talas Caddesi'nin de bu anlamda trafiğinin rahatlatılması gerekmektedir.

Mevcut Demiryolu hattının Banlüyo seferleri için kullanılması, başlanan ve yol bölümü tamamlanan, demiryolunun şehir dışına alınması projesini anlamsız hale getirmektedir.  Sayın Özhaseki döneminde dillendirilen Kızılırmak'ın Kayseri'nin içinden akıtılması projesinin yeniden ele alınması ve farklı alternatiflerin gözden geçirilmesi gerekir.

Sivas Yolu'nun üst geçitten sonraki bölümünde, Anadolu Harikalar Diyarı bölümüne kadar trafik sık sık tıkanmaktadır. Sıkıntı raylı sistemin eklenmesi ile sabah ve akşam saatlerinde çileye dönüşmektedir. Örneğin, Cırgalan Kavşağından kentin batısına açılacak bir yol bölgeyi rahatlatacaktır.

İstasyon Caddesi ve Hastane Caddesi'nde yaşanan yığılmanın, bir şekilde alternatif güzergahlarla rahatlatılması gerekmektedir.Tramvay durakları ile semtler arasında, treylobüs sisteminin hızlı şekilde hayata kazandırılması toplu taşım hizmetlerine nefes aldıracaktır.

Gezme imkanı bulduğum Avrupa Kentlerinden, Rotterdam'da iki binanın birbirine benzemediğine şahit oldum. Küp evler bile inşa edilmiş. Bu kentin yerel yönetimi, her yıl dünyanın herhangi bir kentinin Mimarlık Fakültesi öğrencilerinden bir heyeti kente davet ederek misafir eder. Kenti gezdirir, sonra da 'Ayrılmadan birer konut projesi taslağı çizmelerini' ister.. Bu kentte Çin Mimarisi de vardır, modern gökdelenlerde.  Binaları izlemekten kendinizi alamazsınız. Bizde ise, kopyalanmış ve üzerinde biraz oynanmış projeler hayata geçirilmektedir. Rotterdam Belediyesi'nin bu uygulamasının bir benzeri Kayseri'de gerçekleştirilemez mi.. Bakınız, Kayseri'de Cumhuriyet Tarihi boyunca inşa edilen tek farklı yapı Kocasinan Belediye Binasıdır ve bir ulusal yarışma ile seçilmiştir. Bir de uluslararası yarışma düzenleneceğini ve bu yarışmanın kent mimarisine neler kazandıracağını düşünün.

Hava kirliliği ile mücadele programı doğrultusunda eski çok katlı binalara izolasyon zorunluluğu getirildi ve başarılı olundu. Ancak bu zorunluluk kapsamına Vakıf Yapıları alınmadı. Konut asansörlerinin denetimi  çalışması başlatıldı. Yine vakıf binalarına ait asansörler kapsam dışı bırakıldı. Bunların da izolasyon ve asansör güvenliği konusunda kapsama dahil edilmesi gerekmektedir. Ve artık, çağdaş konut olarak nitelendirilebilecek yatay yapı sisteminin de Kayseri'ye kazandırılması gerekmektedir.

Büyükşehir Belediyesi'nin son 10 yılına baktığımız zaman, Kayseri'de çok sayıda kültür,sanat etkinliği gerçekleştirilmiştir. Ancak bu etkinliklere davet edilen sanatçılara bakıldığı zaman, kitleyi kucaklayan  isim sayısı hayli azdır. Daha çok belli bir kesimin seveceği isimler ön plana çıkarılmıştır ve bir çok etkinlikte salon ya boş kalmıştır, ya da çeşitli okullara davet gönderilerek öğrencilerin topluca katılmaları sağlanmıştır. Büyükşehir Belediyesi'nin bu anlamda, toplumun hassasiyetleri ve beklentilerini de dikkate alarak etkinlik ve sanatçı seçimi yoluna gitmesi gerekmektedir.

Sonuç; Kayseri kentsel anlamda, yeni arayışlara yönelmelidir.. Kocasinan ve Melikgazi İlçelerinin merkezlerinde,  kent meydanları oluşturulmalı, tüketici bir küçük altın almak için İldem'den Kazancılar Çarşısı'na gelme külfetinden kurtarılmalıdır. Bu anlamda, kentin önümüzdeki 100 yılının planlanıp taviz verilmeden uygulanması ve kent merkezindeki yığılmanın bir şekilde trafiğin yer altına alınması ile rahatlatılması gerekmektedir.

Özlemi duyulan Kayseri ile ilgili gelecekte de görüşlerimizi paylaşmayı sürdüreceğiz..

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları