Ahmet ZORLU

HAVANIZ KİME..

Ahmet ZORLU

Günümüzde sadece Allahın Havası bedava. 
Ondan olacak ki, havanın kalitesi için kimse parmağını bile kıpırdatmıyor.
Doğanın bize sunduğu imkanları bir gözden geçirelim.
Erciyes’e gittiğinizde, Tekir’e aracınızı koyacak park ücreti ödeyeceksiniz. 
Yukarı çıkmak için teleferik var, paralı. 
İçtiğiniz çay paralı. 
Piknik alanlarında artık mangal yakmak yasak.
Lokantaya müracat.
Suya gelince, hayrat olarak kullanılan çeşmelerin dışında litresine para ödüyoruz.
Kaldı mı bize hava..
Şöyle derin derin içimize çektiğimiz. 
Bol oksijenlisi pek kalmasa da hava bedava.
Sadece Erciyes mi, şöyle bir günlük hayatınızı gözden geçirin, inanın bir aldığımız nefesin tarifesi yok. 
Ona da formüller aranmıyor değil.
Nereden çıkardın bu konuyu demeyin.
Havamızda bol miktarda kükürt ve duman var.
Bizdeki havanın kirliliği gözle görülecek, genizle hissedilecek düzeyde.
Kayseri Doğalgazı ilk kullanmaya başlayan illerin başında geliyor.
Doğalgaz yokken, kente giren her kilo kömür, her litre fuel-oil kontrol edilir, duman ve kükürt oranı yüksekse geldiği gibi geri gönderilirdi.
Ama doğalgazın gelmesi ve ısıtmada yaygın olarak kullanılmasına rağmen havamız bir türlü temizlenmiyor.
Tehlike sınırlarının altında gözüksede, hava kirliliğinin görünen ve görünmeyen o kadar çok sakıncası var ki..
Merak edenler, hastanelerdeki solunum yolu hastalıkları ile ilgili servisleri şöyle bir ziyaret etsinler.
Hasta sayısında kışın yaşanan artışın en belirleyici nedeni hava kirliliği.
Mahalli Çevre Kurulları eskiden toplanır, kirliliği asgari düzeylerde tutmak için önlemler alırdı.
Şimdi bu tür önlemler almaya gerek yok.
Zira kirliliğin kaynağı belli.
Kente denetimsiz giren ve Sosyal Yardım Vakıfları aracılığıyla dar gelirli vatandaşlarımıza dağıtılan kömür.
50 Yaşını aşmış ve mazot yerine 10 Numara Yağ kullanan yüzlerce servis otobüsü.
Doğalgazı kapısına kadar getirmemize rağmen, ısıtmada kömür kullanmakta ısrar eden apartmanlar.
Bu apartmanların doğalgaza geçmesi noktasında alınmış kararlar bulunmasına rağmen.
Bu üç faktörü kontrol altına aldığımız zaman bu kentte hava kirliliği diğer illerin ortalamalarına inecektir.
Ama nedense bu konularda çaba sergilemekle yükümlü kurumlar önlem adına pek hevesli görünmüyorlar.
Bir de kent içindeki bölgesel kirlilik verileri var ki, Kayseri’nin dumanını kükürtünü adeta Hürriyet Mahallesi’ne hapsediyoruz.
Kayseri’de duman ve kükürt yoğunluğu açısından en yoğun bölge Hürriyet Mahallesi ve çevresi.
Kar kış kendini iyice hissettiriyor.
Sobalar, kaloriferler yanıyor ve kirlilik gündemimize yeniden yerleşti.
Yetkilileri, hiç değilse 10 numara yağ yakan ya da bakımsızlık yüzünden yaktığı mazotun yarısını duman olarak atan otobüsler ve kömür yakmaya devam eden apartmanlar konusunda önlem almaya davet ediyorum.
Bunun dışında kalan kalitesiz kömüre engel olunamaz biliyorum.
Zira Sosyal Yardım Vakfı, dokunulmazların başında geliyor ve yaptığı hiçbir uygulama sorgulanmıyor.
Keşke imkan olsa da vakıf aracılığıyla Kayseri’ye gelen kömürlerde de kükürt ve duman oranı kontrolü yapabilsek..
Ama onu yapmak için iktidarı karşınıza almanız gerekir.
Ne de olsa iktidar partisinin oy deposudur. 
Ver kömürü, al oyumu, sistemi ile yürütülüyor işler. 
Verilen kömürü denetlemek ise mümkün değil.
Zira kaymakamlıklar eliyle yapılıyor dağıtım ve "Siz dağıtın gerisine karışmayın" deniliyor kaymakamlara.
Ancak 2016 yılında, doğalgazın ilçelere bile girdiği bir dönemde hava kirliliğine dikkat çeken yazı yazmak benim ağırıma gidiyor.
Soluduğunuz havanın temiz olması dileğiyle..

Yazarın Diğer Yazıları