Ahmet ZORLU

HANGİ KARATEPE..

Ahmet ZORLU

10 Kasım 1996..

"Hakim güçler ‘Ya bizim gibi yaşarsın ya da her türlü fitneyi, fesadı içinize sokarız’ diyorlar. Bu yüzden de Refah Partili Bakanlar bile kendi dünya görüşlerini bakanlıklarına yansıtamıyorlar. Bu sabah ben de, resmi görevim, sıfatım nedeniyle bir törene katıldım. Süslü püslü görünüşüme bakıp da laik olduğumu sakın sanmayın. İnancımıza saygı duyulmadığı, sövüldüğü bir dönemde, içim kan ağlayarak, bu günkü törenlere katıldım. Belki Başbakan'ın bakanların, milletvekillerinin bazı mecburiyetleri vardır. Ancak sizin hiçbir mecburiyetiniz yok. Bu düzen değişmeli, Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz. Gün ola, harman ola, Ey Müslümanlar, Müslümanlar içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmesin"

Yukardaki sözler Şükrü Karatepe’ye aittir.

Refah Partisi kapatılma davasındaki iddianamede geniş şekilde yer bulmuştur. Partisi sahip çıkmamış, Karatepe ayrılmak zorunda kalmıştır. Buna rağmen, Refah Partisi kapatılmış, Şükrü Karatepe hapis ve siyasi yasak cezası almıştır..

3 nisan 2013..

PKK Terör Örgütü ile başlatılan Sulh döneminde oluşturulan 63 kişilik Akil Adamlar Listesi’nde kendisini Akdeniz Bölgesi heyetinin başında görüyoruz. Görevi ve görevleri milleti ‘Analar ağlamasın’ sözüyle ikna etmek ve topumuzun anasını ağlatacak bir yapıyı siyasi hale getirmekti. Başarılı olunamadı. Bira süre sonra bu süreçte kazılan hendeklerde, yollara döşenen patlayıcılarla yüzlerde vatan evladını şehit verdik. PKK ve Apo hayranları ile birlikte Sayın Karatepe’de çark etti ve Sayın Cumhurbaşkanının Baş Danışmanlarından biri oluverdi.

Ara sıra yayınlanan demeçlerini takip ediyorduk Sayın Karatepe’nin. En çok da kendisinden sonra Kayseri’nin o geniş caddelerinin nasıl da içler acısı hale getirildiğinden dem vuruyor, Mehmet Özhaseki ve yönetimine göndermelerde bulunuyordu.

Birden bire Sayın Karatepe’yi Nisan’da oylayacağımız Anayasa Metni’nin mimarları arasında buluverdik. Geride bıraktığımız Ocak Ayı içerisinde Fatih Altaylı’ya konuk oldu Sayın Karatepe.  

“Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni anayasa ve başkanlık sistemi üzerine çalışma yapmak için oluşturduğu bir heyet var. Bu heyetle ortalama ayda bir toplandık ve toplamda 4 metin hazırladık. Önce anayasanın dayanacağı felsefeleri açıklayan bir metin hazırladık. İkinci olarak; bu ilke ve felsefeleri hayata geçireceğimiz, sıfırdan 100 maddelik bir anayasa yazdık. Yeni bir anayasa çıkarmak şu an için zor görününce, "Mevcut Anayasa'yı başkanlık sistemine nasıl uyarlayabiliriz?" diye düşündük. Bu üçüncü aşamada kamuoyunda, akademik çevrelerde ve diğer partilerin konuşmalarında dile getirdikleri eleştirileri göz önüne alarak mevcut Anayasa'yı 40 maddeyle başkanlık sistemine dönüştürdük. Son olarak daha kısa hale getirmek amacıyla sadece yasama ve yürütme ile ilgili değişikliklere odaklanan, 20 küsur maddelik bir metin hazırladık.”

Sayın Kapatepe, yeni Anayasa Metnini hazırlayan komisyon üyeleri hakkında da bilgi veriyor ve diyor ki;

“15 kişiye yakındık. Bir kısmı zaman içinde değişti. Doğrudan Anayasa ile ilişkin 10 arkadaşımız vardı. Anayasa Mahkemesi'ne üye olarak atanan arkadaşımız Yusuf Şevki Hakyemez, Yavuz Atar, Cumhurbaşkanı danışmalarından Mehmet Uçum, Özlem Zengin ve Şeref Malkoç... Ağırlıklı olarak bu arkadaşlarımızla toplandık. Bunlar danışman olan arkadaşlarımız. Ayrıca İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Haluk Alkan ve Gazi Üniversitesi'nden Prof. Gonca Bayraktar da vardı. Bir gün Devlet Bahçeli, "Artık bu durum değişsin, fiili durumu anayasal hale getirelim" diye sürpriz bir açıklama yapınca bizi partiden çağırdılar. Bizim heyetle beraber AK Parti'den arkadaşlarımızın katıldığı karma bir çalışma grubu oluşturduk. AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Mustafa Şentop ve eski başkan Prof. Burhan Kuzu eklendi. Sonra elimizdeki 20 küsur maddelik değişikliği MHP'ye sunduk. Onlar da bunu incelediler ve sonuçta bu metin ortaya çıktı.”

Şimdi merak ettiğim soruyu sormak istiyorum..

Sayın Karatepe, Anayasa metni üzerinde çalışırken, başınızda 10 Kasım törenleri çıkışı yaptığınız ve “Ey Müslümanlar” diye başlayan konuşmanın şapkası mı vardı, 2013’te oluşturulan Akil Adamlar  Heyetinin topluma empoze etmeye çalıştığı ‘Cici Apo’ söylemlerini yaptığınız döneme ait şapka mı vardı, yoksa Sayın Cumhurbaşkanı’nın  danışmanlığına atandıktan sonra taktığınız  ‘Başkanlık yanlısı’ şapka mı vardı?

Hepsinden birer buketin alındığı bir şapka vardıysa, o zaman da  bizi iyi günler beklemiyor.

Yani diyeceğim Sayın Karatepe, 1996’daki Karatepe’nin söylemlerine mi, 2013’teki Karatepe’nin söylemlerine mi, yoksa bu günkü söylemlerinize mi itibar edeceğiz.

Ya da Anayasa konusunda yazdığınız kitaplardaki görüşlerinize mi?

Hangisine…

Yazarın Diğer Yazıları