Ahmet ZORLU

HAKLISINIZ, AMA..

Ahmet ZORLU

Oldum olası, Salı günleri partilerin meclis grup toplantılarını, yayında olduğu sürece de boş zamanlarımda Meclis TV’yi yakından takip ederim..

Dün yine güne, Sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasını dinlemekle başladım. Sayın Bahçeli, ülkenin Beka sorunu bulunduğunu belirterek konuşmasını, bu sorunun aşılması için referandumda Evet denilmesi gerektiği noktasına odakladı.

Diğer konuşma detayları bir yana, ama ülkede Beka sorunu bulunduğu noktasında Sayın Devlet Bahçeli ile hemfikir olmamak mümkün değil.

Ancak, Sayın Bahçeli ‘Neden sonuç’ ilişkisini bir yana bırakarak sadece sonuca dikkat çekiyor ve çözüm noktasında da gerekçe üretmiyor.

Zira, Sayın Bahçeli kürsü konuşmasını yaptığı saatlerde ABD ve Rusya Genelkurmay Başkanları bizim Genelkurmay Başkanı ile Antalya’da, Suriye’nin nasıl parçalanacağını konuşuyorlardı.

Eğer bölünmüş, parçalanmış bir Suriye Türkiye’de Beka Sorunu çözüme kavuşturacaksa mesele yok.

Ya da, ABD ve Rusyanın ortak beslemesi PKK-PYD hain ittifakı Irak ve Suriye topraklarında güç haline getirilince Beka sorunumuz çözüm bulacaksa yine mesele yok.

Veyahut, Devlet töreni ile karşılamaya başladığımız Barzani Efendiyi! Devlet Başkanı olarak karşılamaya başladığımızda sıkıntılarımız bitecekse yine sorun yok.

Evet Türkiye’nin gerçekten bir beka sorunu var.

Çağdaş, Demokrat Türkiye Cumhuriyeti, uygulanan yanlış ve hatalı politikalarla çağdaşlığı terk etti.

Milli Onurumuz, üç paralık Alman ve Avrupa ve dahi ABD’li siyasetçiler tarafından alay konusu edilmeye başlandı.

Bu durumda, ülkenin beka sorununun, Atatürk İlke ve Devrimlerini yeniden hakim kılmaktan geçmez mi?

Siz ülkenin beka sorununun çözümünü kelle sayısı bakımından kalabalık, ama yaptırım gücü sıfır bir parlamentoda mı görüyorsunuz?

Siz beka sorununun çözümünü, önüne gelene efelenen sonra da zoru görünce çark eden bir dış politika anlayışında mı görüyor sunuz?

Sayın Bahçeli biliyorum sizin vaktiniz yok, çok yoğunsunuz.

Ama lütfedin adamlarınızı Anadoluya gönderiverin.

Vatandaşın sorununun, kendi ekonomik bekası, kendi huzuru olduğunu göreceksiniz.

Bana diyebiliyorsanız ki, “Anayasa değişikliği referandumda onaylanırsa, ülke ekonomisi 6 ayda düze çıkar, döviz gerçek değerine iner. Enflasyon rakamları kaçacak delik arar. Huzur ve barış içinde ülkem coğrafyasında özgür bireyler olarak kardeşlik içerisinde yeni bir başlangıç yaparız. Bunların güvencesi de Milliyetçi Hareket Partisidir”

O zaman hep birlikte Evet diyelim.

Yazarın Diğer Yazıları