Ahmet ZORLU

GÜLDÜRMEYİN ADAMI..

Ahmet ZORLU

Dışişleri Bakanlığımız nihayet dün sabah yazılı bir açıklama yaparak, Kuzey Irak’ta Barzani’nin tezgahlamaya çalıştığı Bağımsızlık Referandumu ile ilgili “Bedeli olur” demiş.

Barzanistanlılar Kerkük’e saldıracak, buradaki Türkmenleri evlerinden yurtlarından edecek, tapu kayıtlarını ortadan kaldırıp beğendikleri evlere yerleşip arsalara el koyacak, ‘Oradaki Türkmenler Şii’ diye ses   çıkarmadan seyredeceksin.

Barzani özerkliğini ilan edecek, kapılarını açıp Türk Müteşebbisiyle yoluna devam edecek, “Para geliyor” diye sesini çıkarmayacaksın.

Musul ve Kerkük’ten Barzanistanlıların çıkardığı petrolü, ayrıcalıklı adamların tarafından dünyaya pazarlayacaksın, yeşil dolarlar aşkına kankalık yapacaksın.

Zat-ı Alileri’ni partinin kongresine davet edeceksin, kürsüden Kürtçe konuşurken partinin delegelerine, kendisini “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye alkışlatacaksın.

Diyarbakır’a davet edeceksin, türkülerinde Türk Milletine küfreden Şivan Perver ile İbrahim Tatlıses’e birlikte Kürtçe düet yaptıracaksın. Barzaninin elini tutup bu sahneyi duygusal bir atmosferde izleyeceksin.

16 Nisan Referandumu öncesi getirecek, Türkiye’de kendisine yakın bulduğu aşiretlere yönelik Evet çalışması yaptıracaksın.

Yetmedi, resmi ziyaret adı altında, Barzanistan’ın Bayrağını, karşılama yapılacak havaalanına, görüşme yapılacak devlet kademelerinin salonlarına koyduracak, kendisine Devlet Başkanı Protokolü uygulayacaksın.

Şimdi bedeli olurmuş..

Güldürmeyin adamı Allah Aşkına..

Hadi çekinmeyin, “Barzani de bizi kandırdı” diyin ve sıyrılın işin içinden.

Durumu çok vahim görüyorsanız,  “Allah’tan ve Milet’ten af diliyorum” deyiverin. Nasılsa, öngörüsüzlüğünüzü bir kez daha unutacak milyonlar var arkanızda.

……

Yaradılanı, Yaradandan ötürü sevmek diye bir şey vardır.

Ve ölüm nasıl haksa, ölüye saygı, yaradana saygıdan gelir.

80 yaşında bir kadın.

Hayata veda ediyor.

Cenazesi kaldırılacak, kendini bilmez bir grup ‘Burası Ermeni Mezarlığı değil’ diyerek cenazenin gömülmesine engel olmak istiyor.

Hemen belirteyim..

Terörle bağlantısı bulunmayan herkes bu ülkenin eşit birer yurttaşıdır.

Ve hiç birimizin anne ve babamızı seçme hakkı bulunmadığı gibi, hiçbir anne ve baba, çocuğunun yaptıklarından, dünya görüşünden, inancından sorumlu tutulamaz.

80 yaşındaki bir kadının cenazesine saldırmak, Türkiye Düşmanlarının eline koz vermektir ve vatan hainliğidir.

Osmanlı denilince mangalda kül bırakmayan bu kendini bilmezler, Türkiye’nin 78 milyon insandan ibaret olduğunu ve tamamının aynı inanca, aynı dine mensup olmadıkları, olmayacakları gerçeğini kabullenmek zorundadır.

Osmanlı bile bunu başarabilmiş ve onlarca inanca mensup milletleri 600 yıl bir arada tutmayı başarmıştır.

Yaşanan bu olaydan sonra Hrant Dink için yargımızın sergilediği çaba konusunda medeni dünyayı nasıl inandırabiliriz.

İnsanlığı derinden yaralayan bu kendini bilmezliği tezgahlayanlar ve buna alet olanlar tek tek yargıya teslim edilmeli.

Yargıda, “Bu ülkede her vatandaş özgürce dilediği yere gömülmeyi hak ediyor, bu özgürlüğü ortadan kaldırmak isteyen bu adamlara şu cezayı veriyorum”  demeli, diyebilmelidir..

……

Günlerdir genel gündeme o kadar yoğun daldık ki, Kayseri’de yaşanan gelişmeleri takipte ihmalkar davrandık.

Şunu işin başında hemen belirteyim.

Büyükşehir Belediyesi, başlattığı ulaşıma ve insana dokunan yatırımlarla belki bu günlerde vatandaşca hoş karşılanmayabilir.

Ancak o altgeçitler hizmete girip trafik akışkan hale geldiğinde, “İyiki yaptınız” dedirteceği projelere el attı.  Bu anlamda Sayın Çelik ve ekibini tebrik ediyorum.

Eğer bir kentte, gideceğiniz yere yarım günde ulaşıyorsanız, yapacağınız hiçbir şeyin değeri olmaz.

Ulaşımı rahatlatacağına inandığım çalışmaların bir an önce tamamlanması dileğimdir.

Bu arada Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü önü ile Talas girişi arasında uzun süre trafikte beklemek zorunda kalan yurttaşlardan çok sayıda telefon alıyorum.

Büyükşehir Belediyesi’nin bu alana yönelik bir durum değerlendirmesi yapması gerekiyor sanırım.

Bir de Melikgazi Belediyesi yöneticilerine uyarım olacak.

Tamam, yüce dinimiz hiçbir canlıya dokunmayın diye emreder ama, bu sivrisineklerden artık gına geldi.

İlaçlama yapıyoruz diye sinekleri beslemiyorsanız, kullandığınız ilacı bir kontrol ettirin.

Sivrisinekler yüzünden uykusundan olan ben ve benim gibi binlerce ilçe sakini sabaha kadar size dua! ediyor.

Hani, bilesiniz diye uyarayım dedim..

Yazarın Diğer Yazıları