Ahmet ZORLU

GÜÇLÜ OLMAK

Ahmet ZORLU

 
ABD’nin Türkiye’ye, daha doğrusu Recep Tayyip Erdoğan Yönetimine açtığı savaş her gün yeni bir cephede kendini gösteriyor.
Eski Bakan hakkında yakalama kararından sonra, görevdeki iki bakanla ilgili bir dizi yaptırım gündeme geldi.
Bizimkilerin ağzını bıçak açmıyor.
Zira bizim tarafın eli zayıf, yapacağı hiçbir şey yok.
Güçlü olmaksa böyle bir şeydir..
Zengin bir ülke olmakta öyle.
Askeri güç bakımında liderseniz hele, size kafa tutacak olan iki kere düşünür.
Yurtsever Devrimci Gençlik, ‘Go Home’ diyerek 6. Filoya kafa tutarken, bırakacakları 3-5 doların hesabı ile genelevlerini boyatanlar, CoNilerin rahat etmesi için her türlü önlemi alıp, Conileri korumak adına Yurtsever Gençliğe saldıran, sonra da 6. Filloyu Kıblegah yapıp namaz kılanlar, bu gün de mi utanmadınız o gün yaptıklarınızdan.
Ya da Fetullah Gülen Soytarısının peşine düşüp Komünizmle Mücadele Dernekleri kurup, Devrimci, Atatürk Sevdalısı Yurtseverleri her fırsatta ezen, hedef tahtasında tutan, Atatürk’ün ilkelerini bu ülke topraklarından kazımaya çalışanlar, ‘Kıbleniz çöktü’ hala farkında değil misiniz.
Veya, Marshall Yardımı’nın üzerine balıklama atlayıp gelen Yeşil Dolarlarla her köyde bir zengin yaratan geçmiş iktidarların yaşayan önderleri, “Ne büyük hata yaptık” demiyor musunuz hala..
Türkiye Notu’nun ikinci büyük ve güçlü ordusuna sahipti, Ergenekon, Balyoz tezgahına kadar.
Türkiye’de, kırıntıları de olsa, Demokratik Parlamenter Sistem vardı 16 Nisan Referandumuna kadar.
Bu gün, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir garabet rejim inşa edilmesinin kaldırım taşlarını döşeyen, fiili durumla mücadele etmek yerine Fiili Duruma Hukukilik kazandıran Memleket Büyükleri, hiç mi yüzünüz kızarmıyor.
Paradan üç sıfır atarak, 1 lirayı bir dolar yaptığında ekonomiyi kurtardığını sananlar, bu gün bir dolar 5 lira olmuş. Yani Türk Lirasına 5 kat değer kaybettirmişsiniz.
Eserinizle gurur duyuyor musunuz?
Yaptırım gücüne bakmadan, “Ver papazı, al papazı” gibi basit bir yol izleyenler, ne oldu. 
Demek ki karşınızdaki ‘Muhtar Trump’ değil, Dünyanın en güçlü ülkesinin lideriymiş, şimdi anladınız mı?
Karşınızdaki, demokratik değerlerini oturtmuş, medyası güçlü, meclisi boyun eğmez, ordusu dünyanın her yerinde etkin, Yargısı, ülkenin liderini sigaya çekebilecek kadar bağımsız ve tarafsız bir ülke.
Hala mı farkında değilsiniz, Demokrasinin öneminin.
Hala mı farkında değilsiniz, yargı bağımsızlığının olmazsa olmazlığının.
Hala mı farkında değilsiniz, üretmeden, yatırım yapmadan, TOKİ ekonomisi ile ancak bu kadar olabileceğinin.
Hala mı farkında değilsiniz, güçlü parlamenter sistemin, dünya siyaseti üzerindeki olumlu etkisinin.
Hala mı farkında değilsiniz, Atatürk Devrimlerinin içindeki ‘bağımsızlık’ ilkesinin öneminin.
Hala mı farkında değilsiniz, başka ülkelerin iç işlerine burun sokmanın getirebileceği olumsuz sonuçların.
3-4 gündür, ABD ve Avrupa’nın el ele vererek ve etnik milliyetçiliği körükleyerek parçaladığını Yugoslavya ile Arnavutluk’tan kopup bağımsızlık ilan eden ülkecikleri geziyorum.
Priştine Kentinin en işlek Caddesi’nde dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’un heykeli var.
Bütün tarihi yapılan restore edilerek çok uluslu ABD şirketlerinin temsilciliklerine tahsisli.
Gezdiğimiz 3 Cumhuriyette trafik sorunu oluşturacak oranda araç var ve hepsi Alman Malı.
Bu Cumhuriyetçiklerin ortak hedefi AB üyesi olmak. Kimi başardı, kimi sırada.
Demokratik standartlar konusunda tamamı hassas.
Sosyal hayat sabah başlıyor, gecenin 03.00’üne kadar sürüyor.
İnsanlar, yaşadıkları can yakıcı süreçleri bir kenara koydular, gelecek için umutlu, yaşadıklarına rağmen mutlu.
Ama bizde, en zengini de kaygılı, en fakirinin durumu ise drama dönüştü.
Ama hala, üretimsiz, ihracatsız bir ekonomik yapı ile ülkenin geleceğe taşınacağına inanlar yönetimde.
Diğer detayları bırakın.
Türk Lirasından 3 sıfır attığınız gün 1 dolar 1 lira idi.
Şimdi 1 dolar 5 küsur lira.
Oldu olacak, liradan bir sıfır daha atın da ABD Doları 50 kuruşa düşsün.
Hiç değilse bir süre daha bu şekilde devam edebilirsiniz böylece.

Yazarın Diğer Yazıları