GRİDE BULUŞMA KÜLTÜRÜ
Ahmet ZORLU
Son yıllarda, demokratik kültürümüzü yerle bir eden anlayış, maalesef cephesini genişleterek icraatlarını sürdürüyor.
Bu anlayışın getirdiği toplumsal kutuplaşma de ülke halkını iki ayrı noktada bir araya getiriyor.
Gönüllerde ve beyinlerde büyük bir kopuş yaşıyoruz.
Bunun pratik yaşama yansımalarını da görmeye başladığımızı üzülerek dile getirmek istiyorum..
Geçtiğimiz Perşembe gece yarısı Meclis gündemine bir konu geldi.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundaki bazı düzenlemeler görüşülürken, Adalet Bakanı Bekir bozdağ, birileri tarafından yazıldığı belli bir madde teklifini çantasından çıkarıp milletvekillerinin imzasına sundu.
6 Milletvekili, belki de okumadan imzalayıp Meclis Başkanvekilinin önüne koydu.
Muhalefet gruplarında bir dalgalanma yaşandı ve ara talep edip durumu değerlendirdiler.
Teklif tecavüze af niteliğinde idi.
CHP Grup Başkanvekili, Bakan Bozdağ’ın yanına giderek, konunun ilgili komisyonda görüşülmesini talep etti, ama bakan başına gelecekleri biliyormuşçasına, “Bu düzenlemenin bu gece çıkması lazım” diye diretti.
Gündeme alınması AKP oyları ile kabul edildi.
Ama karar yeter sayısı bulunmadığı için oylama Salı Günü’ne, yani düne kaldı.
Hafta sonu bu düzenleme yüzünden sokaklar hareketliydi.
Bir çok AKP’li de, sosyal medyadan açık açık düzenlemeye karşı çıktı.
Sonuç, Başbakan Salı Sabahı konunun ilgili komisyona havale edildiğini söyledi.
Sergilenen kararlılık, ‘Ben yaptım oldu’cuların yenilgisi anlamına gelir.
Bakınız bir çok konuda, gerek iktidar, gerek muhalefet, karma renk kavramından uzak duruyor.
Birinin Siyah dediğine diğeri Beyaz diye diretince, uzlaşılması mümkün bir çok konu bile içinden çıkılmaz hale geliyor.
Yani siyaset kurumlarımızın ve toplumsal yapılanmaların griyi de keşfetmesi, bazen gride buluşulabileceğine inanması gerekir.
Gri, ne siyah, ne de beyazdır.
Şu gerçeğin unutulmaması gerekir.
Küçük yaşta kız çocuklarının oldu bitti ile evlendirilmesi bir gelenek değil, bir insanlık ayıbıdır.
Geçmişten örnek vererek bunun gelenek olduğunu, 21. Yüzyılda savunmak ise en hafif deyimi ile ilkelliktir.
Dilerim, komisyona gelecek bu düzenlemeye bir ek yapılarak ’18 yaşından küçük birine nikah kıyan nikah memuru ve dini nikah kıyan din görevlisi de aynı cezayı alır’ hükmü eklenir.
Bakın o zaman 13 yaşında çocuğu anne yapma heveslileri hareket alanı bulabiliyor mu..
Türkiye’de çocuk gelin konusunda yapılan araştırmada, Sayın Bekir Bozdağ’ın seçim bölgesi, benim de memleketim Yozgat 3. Sırada çıktı.
Tek kelimeyle kahroldum, ama bu düzenleme için geceyarısını seçen Sayın Bakana da sormadan edemeyeceğim;
“Seçmenlerinden kaç tanesi küçük yaşta kızla evlendiği için cezaevinde, ya da yargılanıyor sayın bakan..”
Parlamenter Demokrasilerde yasalar deneme yanılma yöntemiyle yapılmaz.
Hele 3-5 bin kişi gözetilerek hiç yapılmaz.
Yasalar toplumun geneline şamil olmalıdır.
O nedenle, bir konu meclise gelmeden önce, o konuda meclis bünyesindeki komisyonlarda değerlendirilir, iktidar getirdi ise muhalefetin, muhalefet getirdi ise konuyu iktidar grupunun görüşleri alınır ve yasa teklifi haline getirilir.
Sakıncaları ortadan kaldırılır.
Bu iktidar döneminde maalesef, torba yasa, kararname gibi ucubelerle mağdurlar ordusu yaratılmıştır.
Bakınız, tek bir örnek vereyim..
Çek Kanunu yeniden düzenlendi, borcunu ödemeyenler salındı, sayıları belki 3-5 bindi. Ama şu anda aramızda 30-50 bin karşılıksız çek mağduru var.
Fetullah Gülen için özel kanun çıkarıldı ve beraat etmesi sağlandı. Şimdi yana yakıla Fetullahı ABD’den geri istiyoruz..
Ergenekon ve Balyoz gibi davalardan önce, meclisten geçen bir kanun ile hakim ve savcılar, verdikleri hükümlerle ilgili sorumsuz kabul edildi, binlerce insan Ergenekon ve Balyoz Mağduru oldu. Ama astığı astık, kestiği kestik kararlar veren mahkeme heyetleri hakkında mağdurların dava açmasının yolu kapatıldı.
Türkiye’yi yönetenlerin bir gerçeği çok iyi bilmesi gerekir.
Bu ülkenin yüzde 50’si sizinle aynı düşünmüyor.
Kalan yüzde 50’de istediğinizi yapın diye size oy vermedi.
Öyleyse aklınızı başınıza alın, ülkemin geneline hizmetle yükümlü olduğunuz gerçeğini görün.
İşsizliği, ekonomik çöküşü, zikzaksız dış politikayı, toplumsal barışı ve huzuru inşa edecek çalışmalar yapın ki, millet yaptıklarınızı savunabilsin.
Geceyarısı kumpasları, demokratik olmayan ülkelere matuf uygulamalardır.
Vazgeçin ve içinde herkes olan işlere kafa yorun..
Bunun için de, gride buluşma kültürü edinin..