Ahmet ZORLU

GÖZYAŞI..

Ahmet ZORLU

Bir seçilmiş yönetici düşünün, onuru o kadar kırılmış, hak etmediğine inandığı bir uygulama ve baskıyla karşı karşıya kalmış ki, 70 milyon vatandaşın izlediği televizyon yayınında, “Evime, çocuklarıma kadar tehditler gelmeye başladı, bu nedenle istifa ediyorum” dedi ve gözyaşlarına boğularak, partisinden ve Belediye Başkanlığı görevinden istifa etti.

Hemen ertesinde, o belediye başkanının ilinden seçilen bir milletvekili çıkıp, “Başkanı istifa ettirmek için Terörle Mücadele Polisi eşini gözaltına aldı ve bir gece emniyette tuttu” açıklaması yapıyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’dan bahsediyorum.

İktidar Partisinde 3 dönem milletvekili, bir dönem Genel Başkan Yardımcısı, hem de Mali İşerden Sorumlu bir genel başkan yardımcısı, daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini başarıyla yerine getirmiş bir isim.

Bir sabah partisinin genel başkanı ‘Metal Yorgunluğu’ adı altında yeni bir tanım ile, bazı belediye başkanlarının istifasını istiyor.

Gerekçe yok.

Ayak diretmeye kalkışan isimlere de “Gereğini yaparız” mesajını hem de televizyon kanalıyla iletiyor.

Hem de seçimlere 1,5 yıl kala.

İstanbul’dan başlıyor istifalar.

Düzce, Niğde, Bursa ve Ankara, son olarak da Balıkesir.

Diğerleri, mutlak iradenin seçmen değil, genel başkan olduğu gerçeğinin altını çizerek ve açıklamalarına biraz da sitem katarak belediye başkanlıklarından istifa ettiler, ama Balıkesir Belediye Başkanı, karşılaştığı muameleyi hak etmediğine inandığını belirterek, karşılaştığı baskı ve tehditleri ilan ederek gözyaşları içerisinde bırakıyor başkanlığı ve istifa ediyor partisinden.

Türkiye’de adamına göre bir hukuk kuramı işletiliyor.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki Belediye Başkanları soruşturma ile görevden alınıyor ve yerlerine Kayyum atanıyor. Ama AKP’li Belediye Başkanları görünmez bir gücün etkisiyle istifa ettiriliyor, yerlerine belediye meclisleri seçim yapıp yine görünmez bir gücün gösterdiği adamı seçiyorlar.

Buna uluslar arası hukukta,  ‘Çoklu Hukuk Sistemi’ denir.

Bu biliyormusunuz, şu anda Türk Seçmeni’nin yüzde 41’i, son seçimlerde oy kullanıp seçtikleri belediye başkanları tarafından yönetilmiyor.

Bunun adına da biz Demokrasi diyeceğiz öyle mi?

AKP Genel Başkanı, İçişleri Bakanı veya her kimse, bu belediye başkanlarının neden görevden alındığını açıklamalı diyeceğim ama, kişisel kararları dendiğine göre, neden istifa ettiklerini! bu millete izah etmelerine de gerek bırakılmamıştır.

Aynı durum, ülke genelinde devam eden Fetö Soruşturmalarında da geçerlidir.

Fetö pisliğine boğazına kadar battığını bildiğimiz bazı siyasiler, ellerini kollarını sallayarak ve sırıtarak ekranlarda poz verip ahkam keserken, ekmeğinin hatırına bu mikrop yuvasına girmek zorunda kalan ya da, dönemin bakan ve başbakan yardımcısının kurdelasını kestiği bankaya kira, aidat yatıran insanlar işlerinden oldu, bir bölümü cezaevlerinde.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın Adalet Bakanlığı döneminde ataması yapılan hakim ve savcıların yüzde 33’ü Fetö’den ya tutuklu, ya görevden alındı.

Ama Bekir Bozdağ, Adalet Bakanlığından rütbe alarak Başbakan Yardımcısı.

Balyoz ve Ergenekon kumpaslarını, “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diye yorumlayan ve şerefli ordu mensuplarını bağırsaktaki atığa benzeten Bülent Arınç taltif ve takdir görüyor, ömrü Fetö ile mücadelede geçmiş Ahmet Şık bu örgüt üyeliğinden veya dolaylı destekten içerde yatıyor.

Fetö sayesinde milyonlarına milyonlar katan insanlar başka maskeler takarak yollarına devam ediyor, ama öğretmenin, polisin, subayın, gazetecinin hayatını söndürüyorsunuz.

İl ve ilçelerde göreve getirilen yöneticiler, ilçe ve il belediye başkanları, kapılarının ne zaman çalınacağının kaygısıyla işi gücü bıraktı, kuradan adlarının çıkacağı günü bekliyor.

Ve siz yaşananları, Demokrasi diye yutturmaya çalışıyorsunuz öyle mi?

Balıkesir Belediye Başkanı Edip Uğur’u hayatımda görmedim, tanımam.

Ancak onurlu davranmış, ilahlaşanların maskesini istifa ederken de olsa indirmiştir.

O gözyaşları, yaşadığınız sürece boynunuzda yafta olacak ve öyle kalacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları