Ahmet ZORLU

ESKİSİNİ TAMİR EDİN YETER..

Ahmet ZORLU

Toplum olarak bu günlerde galiba en çok ihtiyacımız olan uzlaşı..
Çoğunluğun azınlığı, azınlığın çoğunluğu hedef göstermediği, ülkenin asgari müştereklerinde bir araya gelebileceğimiz toplumsal bir ortaklık.

Zira önlenemeyen bir kopuş yaşanıyor ülkede.

Artniyetli kesimlerin çabaları ve yanlış politikalar yüzünden kinini içinde biriktiren toplum katmanları oluştu, oluşturuldu.
Bir yandan ülkenin geleceğini etkileyen olumsuzluklar yaşanırken diğer yandan da ülke temellerini  yerinden edecek yeni sistem düzenlemeleri tartışılıyor.

Bunların başında yeni bir anayasa geliyor.

Aslında yeni Anayasa dediğimiz zaman enteresan bir tablo ile karşılaşıyoruz.

Zira, mevcut Anayasayı koruyacağına namusu şerefi üzerine yemin etmiş bir meclisin anayasayı yenilemesi, yenilemeye çalışması Anayasal bir Suç oluşturur.

O nedenle işin adının doğru konulması lazım.

Anayasanın bir bölümünün yeniden düzenlenmesi çalışması denilebilir.

Anayasadaki anti demokratik yaptırımların kaldırılması denilebilir.

Ama yeni Anayasalar ancak ve ancak kurucu meclisler tarafından yapılır.

CHP diyor ki Darbe Anayasasındaki Antidemokratik Hükümlerin kaldırılması ile işi sınırlayalım.

AKP İktidarı döneminde yapılan çalışmalar çerçevesinde 278 dolayında maddeyi içeren 12 Eylül Anayasasının 211 maddesi zaten değişti.

Bunların bir bölümü Avrupa Birliği'nin baskıları ile oldu.

Bir bölümü de iktidarın kök salmasına yönelik düzenlemeler.

Hele bazı düzenlemeler var ki, 12 Eylül Anayasasının Antidemokratik olarak nitelendirilen maddelerini mumla aratıyor.

Mesela, basın özgürlüğü ile ilgili maddeler.

'Basın Hürdür, Sansür edilemez" hükmünün arkasından dolanılarak gazeteciler içeri atılıyor, gazete ve televizyonların başına hükümet komiserleri! atanıyor.

Buna karşı çıkan Anayasa Mahkemesi ise yönetenler tarafından hedef tahtasına konuluyor.

Toplantı ve gösteri yürüyüşleri  kanunu..

"Her vatandaş, şiddete başvurmamak ve şiddeti övecek söylemlerde bulunmamak kaydıyla, izin almaksızın toplantı ve gösteri yapabilir" hükmü var.

Sakın Anayasa böyle diyor diye sokağa çıkmaya kalkmayın. Gaz ve jopla kurtulursanız sevinin. Plastik mermi, esnaf dayağı, serseri kurşunla ölüm gibi sürprizlerle karşılaşabilirsiniz.

Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok.

Türkiye'nin bu gün en öncelikli sorunu terördür, huzurdur.

Meclis bu iki alana odaklanmalı, geçmişteki hataların hesabı sorulmalı, demokrasi ülkemin her noktasında eşit olarak hissettirilmeli. Ama elinde silah olana da aynı yolla cevap verilmelidir.

Zaten demokrasisi sakat olan ülkede, ekonomik refah beklemek mümkün değildir.

Gelişmiş dünya o nedenle demokratik ve ekonomik standartlarını belirlemiştir.

Demokrasi de Kopenhag Kriterleri, ekonomide Maasrich Kriterleri baz alınmalı, buna göre düzenlemelere gidilmelidir.

Ülkem bütçesini esir alan ve nereden geldiği belli olmayan 'Kaynağı belirsiz para girişler'in önüne geçilmeli, ekonomide, demokraside şeffaflık olabildiğince sağlanmalıdır.

O zaman yeni anayasaya da ihtiyaç kalmayacaktır.

Türkiye bu gün sıkıntı yaşıyorsa, birilerinin tek adam hevesi, cumhuriyetin temellerinden sarsılmasına yönelik uygulamalar ve ülkenin dış politikası ile oynanması yüzünden yaşıyor.

Dedik ya, Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok.

Elbette Anayasada düzenlemeler yapılabilir, yapılmalıdır.

Ama bir adamın geleceğini güvence altına almak için değil, çağdaş, özgürlükçü, hukukun üstünlüğü ilkelerine dayalı düzenlemeler planlanmalıdır.

Buna da 'Yeni Anayasa' yerine, Anayasa değişikliği denmelidir.

Zira yeni Anayasalar, kurucu meclislerce yazılır. Kurucu meclisler de, demokrasinin kesintiye uğradığı dönemlerden sonra kurulur.

Allah bu Millete ne yeniden İstiklal Marşı ne de yeni Anayasa yazdırmasın.

Eskisini tamir edin o bize yeter..

Yazarın Diğer Yazıları