Ahmet ZORLU

ERCİYES ..

Ahmet ZORLU

Turizm, geliri en yüksek, yatırımı en düşük alanların başında gelir.

Bir fabrika düşünün, ürettiğiniz katma değerin yüzde 20’si bile net kar değildir.

Çünkü rekabet vardır, üretim maliyetinin çok çok üzerinde satış yapamazsınız.

Ancak turizmde yeri geldiğinde yüzde 80 oranında para kazanmak mümkündür.

Mehmet Özhaseki yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi, bunu keşfederek Erciyes Kış Turizm Merkezi projesini başlattı.

Büyük rakamlı yatırımlar gerçekleştirildi.

Bazı turizm yatırımcıları da, geleceği düşünerek burada satışa çıkarılan otel arsalarından 21 tanesini hem de açık artırma yöntemi ile satın aldılar.

Kayseri Merkezi’nde de, Erciyes’te yaşanacak hareketlilik dikkate alınarak 5 yıldızlı oteller yapıldı ve turist beklenmeye başlandı.

Yapılanma sürecinde bir kaç kez yazdım ve “Erciyes’e şimdiden tanıtıp pazarlamazsanız, tesisler sinek avlar” uyarısında bulundum.

Özellikle teleferik tesislerinin tamamlandığı dönemde, semtlerden belediye otobüsleri ile insanlar Erciyes’e taşındı,  ama ulusal ve uluslar arası düzeyde tanıtım noktası hep ertelendi.

Amerika’dan geldiler diye derme çatma adamlar, Kızılderili kıyafetleri ile bedavadan getirildikleri Erciyes’te ahkam kestiler.

Ama maalesef, uluslararası turizm yayınlarında tek satır Erciyes’ten bahsedilmedi.

Oysa, İstanbul’dan uçağa binen bir kişi 1 saat 20 dakika sonra Erciyes’te, Avrupa’dan gelecek turist için de 2,5 saat yeterli Erciyes’e ulaşması için.

Otel arsalarından bahsettik ya..

21  Parsel arsadan sadece ikisinde otel yatırımı yapıldı. Onlardan da iyi haberler gelmiyor.

Kalan 19’una şimdi, Büyükşehir Belediyesi, ödedikleri arsa bedellerini faiziyle birlikte iade etmeye hazırlanıyor.

Zira biz Erciyes’i, kayağı, dağı, doğayı eğlence ve dinlence alanı olarak gören Avrupalı Turist yerine, çölde çadır kurup tatil yapmayı tercih eden Arap Turiste pazarlamaya çalıştık.

Turizm anlayışını, sucuk-ekmeğin ötesine geçiremedik.

Yerli turisti, yani İstanbul Sosyetesini de maalesef Palandöken’e kaptırdık.

Yukarda dedik ya, turizm bir uzmanlık alanıdır.

Eğer siz Erciyes’e gelecek turisti kalıplar içerisine sokacak uygulamaları ilk günden başlatırsanız, turist kaçar bir daha gelmez.

Ama ona özgürlüğü, eğlenceyi, yaşam tarzına karışılmama anlayışını hissettirirseniz, bir dahaki gelişinde yanına arkadaşlarını da alıp getirir.

Erciyes için henüz her şey bitmiş değildir.

Bütün mesele, zihniyet değişikliğinin yaşanması ve Erciyes’in pazarlanacağı hedef kitlenin değiştirilmesidir.

Bunun için ise, çok uluslu otelcilik şirketlerine ya da Kayserili Dedeman Grup’a, Erciyes’te yatırım yapma imkanın tanınmalıdır.

Uluslar arası, turizm ve kayak dergilerine, turizm yayını yapan tv kanallarına Erciyes’e tanıtacak etkinlikler için imkan sağlanmalıdır.

Türkiye’ye ve özellikle Kapadokya Bölgesi’ne yönelik faaliyet gösteren tur şirketlerine, bölgeye gelen turistin bir geceliğine de olsa Erciyes’te konaklamasına zemin hazırlanmalıdır.

Kapadokya bölgesine havayoluyla gelen turistleri, şirketler kentin içine sokmadan Kayseri’den kaçırıyor.

Bunun önüne geçilmelidir.

Ülkemizde ve dünyada turizm alanında isim yapmış kişilerin katılımının temin edileceği  bazı programlar gerçekleştirilerek Erciyes’in uluslar arası arenaya taşınması sağlanmalıdır.

Erciyes için Sen-Ben-Bizim Oğlan politikasında ısrar edilirse, otelcilerden sonra, bazı işletmeciler havlu atmaya hazırlanmaktadır.

Ben şimdiden uyarıyor, Sayın Mustafa Çelik’in konuya el atmasını umuyorum.

Zira Erciyes, bu kent için altın yumurtlayan tavuk misali, önemli ve değerlidir.

Yazarın Diğer Yazıları