EĞER BİR ÜLKEDE..
Ahmet ZORLU
Eğer bir ülkede, Camiye, Kiliseye, Sinagoga siyaset girmişse, o inançta ve ülkede, Din bir inanç ve ibadet aracı olmaktan çıkmış, istismar aracı haline gelmiştir.
Eğer bir ülkede, okula siyaset girmiş ise, o ülkenin okullarında bilim ortadan kalkmış, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yerine kindar nesiller yetiştirilmeye başlanmıştır.
Ve eğer bir ülkede, Kışlaya Siyaset girmiş ise, o ülkenin güvenlik açığı, hiç olmadığı kadar kadar yüksek hale gelmiştir, Kışla ülkenin güvenliğinden çok iktidarın gelecek güvenliğine odaklanmaya başlamıştır demektir.
Eğer bir ülkede Adalete Siyaset girmiş ise, o ülkede bağımsız yargı ortadan kalkmıştır. İnsanların hukuk önünde eşitliği ütopya haline gelmiştir. O ülkede adalet toplumun güvencesi değildir artık.
O nedenle Laik Demokratik düzenlerde, din, eğitim, ordu ve yargı hep partilerüstü, siyasetüstü olarak kabul edilir.
Son zamanlarda, bu değerlerin ülkemizde de ciddi bir istismar aracı haline geldiğini üzülerek görüyorum.
Son yaşadığımız olay.
Bir Ordu Komutanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı bir iftar programında, Cumhurbaşkanı Erdoğan rakibi Muharrem İnce’yi eleştirirken Cumhurbaşkanını Coşkulu bir şekilde alkışlıyor.
Bu görüntüler üzerine, Muharrem İnce çıkıp, ‘Seçilirsem o komutanın apoletlerini sökeceğim” diyor.
Ordu Komutanının yaptığı ne kadar çirkin bir hareket ise, Muharrem İnce’nin ‘Apoletlerini sökeceğim’ demesi de bana göre o kadar çirkin.
Zira bu millet 24 Haziranda ülkeye Diktatör değil, Cumhurbaşkanı seçecek.
Tamam, “Yakışmadı komutan, çirkin oldu komutan, senin bulunduğun makam siyasetüstü bir makamdır, taraf olduğunu ortaya koymakla iyi etmedin” diyebilirsin.
“Seçilirsem ‘Ağustos Şurasında bu yaptığını kendisine hatırlatacağım” diyebilirsin.
“Emekli edilmesi için elimden geleni yapacağım” diyebilirsin.
Ama ‘Apoletlerini sökeceğim’ sözü despot bir yönetim anlayışını çağrıştırdığı için, toplumda destek bulması mümkün değildir.
Bir de Muharrem İnce’nin bu sözlerini kullanarak “Afrin Kahramanına apoletlerini sökeceğim diyemezsin”ciler türedi.
Onlara da diyeceğim, “Muharrem İnce Ordu Komutanına, Afrin başarısı için demedi bu sözleri. Bir siyasi yapıya alet olduğu için dedi. Sapla samanı karıştırıp millete bunu yutturmaya çalışmanın da anlamı yok..”
Bir başka örnek, Ülkenin Genelkurmay Başkanı, yanına Cumhurbaşkanlığı Sözcüsünü de alarak, Cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali bulunan Sayın Abdullah Gül’ün konutunun Bahçesine Helikopterle iniyor.
Adı da Nezaket! Ziyareti.
Mübarek Ramazanı yaşıyoruz. İftar yemekleri siyasi miting havasında.
5 Yıldızlı otellerin salonlarında verilen lüks sofra görüntüleri.
Teravih namazları sonrası her caminin önünde bir partinin adayları vatandaşın elini hararetle sıkıyor.
Bazıları ipin ucunu kaçırarak kısa nutuklar atmayı ihmal etmiyor.
Ülkeyi yönetmeye talip bir Cumhurbaşkanı Adayı bir üniversiteyi ziyaret etti diye, o üniversitenin fakülte dekanı görevden alınıyor.
Yahyalı İlçesi ve bazı bölgelerden gelen görüntüler var.
Camide iftar ziyafeti görüntüleri.
Düzenleyen kim, bir siyasi partinin kadın kolları ya da yandaş bir kurum.
Bazı Cuma Hutbelerini dinlerken, başımı kaldırıp ‘Hutbeyi il başkanı mı, imam mı okuyor” dediğim zamanlar oluyor.
Ve ben bu satırları karalarken, 3 günde 8 Şehit haberi var haber kanallarında.
Beyler Ordu, Okul, Kışla ve Adliye toplumsal bütünlüğümüzü simgeleyen kurumlardır.
Buraları siyasete alet ettiğiniz zaman, toplumun bu en temel değerlerinin ilgi ve destek görmesinin önüne geçersiniz.
Lütfen bu alanlardan uzak durun.
Dinimizin ve Camilerimizin rehberi, Kur’an ve Yüce Peygamberimizdir.
Ordu’nun Rehberi Atatürk İlke ve Devrimleridir.
Yargının Rehberi, Anayasadır.
Eğitimin rehberi ise ilimdir, bilimdir.
Bunları siyasete alet etmek ise, en hafif deyimi ile “Vatana ihanettir..”
Hakkari’de Şahadete eren 3 Kahraman’ın önünde saygı ile eğiliyor, herkesi aklını başına almaya bir kez daha davet ediyorum.