DOKUNACAKSIN KARDEŞİM..
Ahmet ZORLU
Cumadan Cumaya çıkıp bir Camide Cuma namazı kılıp selfie çektirmekle olmaz kardeşim.
Ramazandan Ramazana verdiğin gıda kolisini, yaşlı teyzenin sırtına yükleyip zehir zıkkım etmekle de olmaz.
Fotoğraf çektirmek için halkın içine karışıp görüntü verdikten sonra onlara tepeden bakmakla ise hiç olmaz..
Dokunacaksın, vatandaşın haline, cebine, yediğine dokunacaksın.
Seni göreve getirenlerin sıcak yuvalarında, huzur içinde olmaları için geceni gündüzüne katacaksın..
Zira aday olduğun makamın adı;
Şehremini veya Şehri Emin’dir.
Yani bir kentin veya bir kent parçasının en emin insanı olmaya adaysın.
Bu günlerde, AKP’nin belediye başkanları sıraya girdiler ve süslü söylemlerle aday olduklarını deklare ediyorlar.
Biri çıkıp, “Bizim teşkilat terbiyemiz vardır, yük varsa sırtlarız” diyerek, istemem ama aday ederlerse de fena olmaz mesajı veriyor.
Kimi, çizmeye başladığı resmi tamamlamak istediğini söylüyor.
Kimi sessiz ve derinden giderek, işi Ankara’daki ağabeyi ile kotarmanın hesaplarını yapıyor.
Ben AKP’den, ben MHP’den, ben CHP’den olsam koyarım sandıkları partinin en geniş noktasına.
Çağırırım üyeleri tek tek, önlerine boş birer pusula koyar ve ‘Yaz gönlündeki ismi’ derim.
Zira bu seçim çok farklı olacak.
Taktik savaşları bu seçimlerde sonucu belirleyecek.
Zira, Marttaki seçimlerde yurttaş öncelikle yaşadığımız ucube rejimi benimseyip benimsemediğine karar verecek.
Sonra da, köyüne, mahallesine, ilçesine, iline aday edilenlere bakacak.
Sonra bu adayların geçmişini irdeleyecek.
Dün kimdiler, bu gün kimler?
Gidenlerin yerine geldiler, ama gidenleri arattılar mı?
Seçilirlerse köy için, mahalle için, ilçe için, il için neler yapacaklar, nelere söz veriyorlar.
Mevcutlar, hangi Projelere başladılar, hangisini tamamladılar.
Kentin trafik sorunu, göreve geldikleri gün ne idi bu gün ne oldu.
Görev geçmişlerinde, İhanet Örgütü FETÖ’ye hizmet ettiler mi, etmediler mi?
Seçildiklerinde projeleri nelerdir?
Sokağa çıktıklarında, halka, millete tepeden mi bakıyorlar, en kritik konularda bile onları ikna etme yetenekleri var mı?
Yaz aylarında, yönettikleri kent parçalarında ‘Atom Karıncaları, Sivrisineklere kurban ettiler mi, etmediler mi?’
O nedenle ben diyorum ki, siyaset kurumları ortalıkta dolaşan isimleri rastgele adaylaştırmamalı.
Bunu hangi parti yaparsa yapsın o parti zarar görür.
Adam çıkmış, ‘Sayın Cumhurbaşkanı uygun görürse’ diye başlıyor.
Oysa, başında bulunduğu belde halkı, ilçe halkı, il halkı destek verirse diye başlaması gerekir.
Dedim ya, bu günden itibaren “Ceketimizi koysak kazanırız” dönemi bitmiştir.
Farkında iseniz, isim bazına hiç inmedim, inmiyorum.
Zira, demokrasi eşit şartlarda koşmayı gerektiren bir olgudur.
Eğer siz bu koşuda, nal toplayanı getirip millete dayatırsanız, yani milletin sesine kulak vermezseniz, alacağınız sonuca da hazırlıklı olmanız gerekir.
Unutmayalım, 24 Haziran’da Türkiye’de iktidar partisi en fazla oyu Kayseri’de kaybetmiştir.
Nedeni gayet açıktır, istenmeyen, kanıksanan insanları aday diye dayatmasından kaynaklanmıştır.
Mücadele ettiklerini söyledikleri bazı Fetö’nün Aslanları’nın adaylaştırılmasına tepkidir bu oy kaybı.
Daha seçimlere uzun bir zaman var.
Elbette bu süreçte, hak edeni de yazacağız, siyasi zübükleri de ele alacağız.
Ama tekrar etmek istiyorum, bu seçimde adaya bir kişi karar verebilir, ama sandığa gidecek isim önce adaya, sonra yaşadığı ekonomik kaosa, sonra getirilen ucube yapıya, sonra tek adama güvenip güvenmediğine oy verecektir.