Ahmet ZORLU

DİL VE KANTAR..

Ahmet ZORLU

2019’de Türkiye seçime gidiyor.

Merkel’in seçime 1,5 ay kala, “Alman kökenli vatandaşlara sesleniyorum. Yapılacak seçimde Almanya’yı düşman kabul eden partilere oy vermeyin” diye bir çağrı yaptığını düşünün.

Ya da yine Merkel’in, “Sen kimsin ya, yaşın kaç da böyle konuşuyorsun” diye Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na efelense..

Yer yerinden oynar.

Almanya’ya Nota veririz.

Alman ürünlerine ambargo uygulamaya kalkarız, ama uygulayamayız çükü ağaların altında alman malı otomobiller var.

Niye mi örnekledim.

Demokratik rejimlerde, başka ülkelerde yapılacak seçimler için, bir diğer ülkenin yöneticilerinin seçmeni etkileyecek söz ve davranışlar sergilemesine, ‘Başka ülkenin iç işlerine karışmak’ denir.

Bir Alman Bakanın veya politikacının Türkiye’de seçim varken gelip buradaki Alman Kökenli oy kullanacak seçmenlere yönelik miting veya gösteri yapması da hoş karşılanmaz.

Sayın Cumhurbaşkanının, Seçim atmosferine giren Almanya seçimlerini etkileyecek açıklamalar yapması da elbette Alman Makamlarınca tepkiyle karşılandı.

Halen Almanya’da 1 milyonun üzerinde Türk Seçmen var ve Almanya’yı yönetecek liderler için oy kullanıyor.

Gurbetçi kardeşlerimizin yüzde 80’i Alman Vatandaşı ya da çifte vatandaşlık hakkı kullanıyor.

Almanya’nın polisinde, bürokrasisinde, siyasetinde artık Türk kökenli  isimler görev yapıyor.

Yani geleceğini, kaderini Almanya’nın geleceği ve kaderi ile pekiştirmiş ‘Gurbetçi kardeşlerimiz” var.

Şimdi Almanya’yı yönetenler, Gümrük Birliği, Cumhurbaşkanı ve ahalisinin mal varlıkları için dondurma kararı,  oradan emekli olan Türk Vatandaşlarının Türkiye’deki gayrımenkul ve gelir getirici araçlarını gibi konularda çalışmalar yapıyorlar.

Ticaret ve Turizmde en büyük partnerimiz Almanya.

Binlerce Alman, sahillerimizde ev satın alıp burada yaşamayı seçiyor.

AB’nin hibe fonlarından önümüzdeki dönemde alacağımız destek neredeyse yıllık turizm gelirimiz kadar.

Yani Almanya her açıdan “Sen kimsin ya..” resti çekilecek bir ülke değil.

Zira Avrupa Birliği sürecinin kumandasında, dönem başkanı sık değişse de Almanya oturuyor hep.

Yani Almanya, Avrupa ülkeleri, ABD, Rusya ile Kemal Kılıçdaroğlu ile uğraştığınız gibi uğraşmaya kalkarsanız zararlı çıkarsınız.

“Hasbelkader zengin olmuş” gibi küçümsemelerle bu işler yürümez.     

Marshall Yardımı yapıldığında, Almanya Türkiye’den daha harap ve bitap vaziyetteydi.

Biz o paraları, ‘Her köyde bir zengin’ parolası ile har vurup harman savunurken Almanya biline, üretime, teknolojiye yatırım yaptı.

Şimdi onlar, Mercedes, Audi gibi lüks otomobiller üretiyor, bizimkilere satıyor.

Biz de onların mercedesleri ve audileri için, bol bol yol yapıyoruz.

Onlar yaz tatillerinde gelip bizim kapısından geçemediğimiz lüks otellerde, komik paralar karşılığı tatil yaparken, senin Mehmedin, Hasanın onların sokaklarını süpürüyor, tıkanan kanallarını açıyor.

Yani Hasbelkader zengin olmadılar.

Eğitimden başladılar işe.

Teknolojiyle devam ettiler.

Her alanda üretim seferberliği yaptılar.

Damokratik rejimlerde orantısız güç diye bir kavram vardır.

Anadoluda da, “Git başımdan, akranınla dalaş” derler.

Bizi yönetenler, Rusya’nın yaptığı gibi Almanya’nın da, Amerika’nın da, çağdaş dünyanın neredeyse tamamının da bize Orantısız güç kullanmaları için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar.

Türk dış politikası muhtarların huzurunda  başka ülkelere efelenilecek bir konu değildir.

Bu kavgacı yapı yüzünden dünyadan dışlandık.

Hala içecek ayranımız olmadığının farkında değiliz ve her alanda bizi fersah fersah geçmiş milletlere efelenmeye çalışıyoruz.

Bunun sıkıntısını da millet olarak biz, mal satan ihracatçı, elin gavuru dediğimizi ağırlayarak vergisini ödemeye çalışan turizmci çekiyor.

Çünkü Gazi Mustafa Kemal’in bize hedef gösterdiği ve yönümüzü çevirdiği Muassır Medeniyet kavramından,  ışık görmüş yarasa gibi korkan ürken bir topluluk var ve sayıları maalesef her geçen gün biraz daha artıyor.

Ölçü ve tartı aletlerinin bile yılda bir kez kontrolden geçirildiği dünyamızda,  dilinin kalibresi şaşan yöneticilerin de kalibrasyon merkezlerine gidip dillerini kalibre ettirmesinin zamanı geldi de geçiyor gibi.

Yazarın Diğer Yazıları