Ahmet ZORLU

DENEME TAHTASI..

Ahmet ZORLU

Dün milyonlarca çocuğumuzu sırtlarına çantalarını verip okullara gönderdik.

Ama çocuklar giderken, çocuğun kafası karışıktı, veli çocuğunun geleceği için kaygılı bir yüz ifadesi taşıyordu.

Zira çocuklarımızın yarını karanlık.

Eğitim sistemimiz bir adamın iki dudağı arasında.

Başka bir ülke, başka bir hükümet, başka bir bakanlık yoktur ki çocuklarını bu kadar kobaylaştırıp, sistem deneme tahtası gibi kullanmasın.

Sayın Cumhurbaşkanı AKP Hükümetlerinin bir eseri olan TEOG sınav sisteminin kaldırılacağını da açıklamış..

Tabii Sayın AKP Genel Başkanı bunu TV Kanalında söyledikten sonra, ilgili bakana ve Başbakan’a da sınav sistemini kaldırmak düşer.

Düşer de, yerine ne koyacaksınız..

Zira, 15 yılda üç defa müfredat değiştirmişsin, Okulları kendi ideolojine uygun kafalar yetiştirme yeri olarak biçimlendirmeye çalışmışsın, Öğretmenlerin önüne koyduğu mülakat tuzağı ile  iş güvencesinden mahrum bırakmışsın, Öğretmenleri sorgusuz sualsiz işinden etmiş, bunu yeterli görmemiş sürgün etmişsin, Okullar arasında illa da imam hatip diye tutturmuşsun, Okul yatırımlarında yetersiz kalmışsın, çocukların barınma sorunu konusunda parmağını bile kıpırdatmamış, yavruları tacizci vakıflara emanet etmişsin.

İkili eğitimi kaldıramamışsın, Öğrencilerin taşımalı sisteme mahkûm etmişsin, çocukların taşıma ve yemek işlerini bile yandaşlara gelir kapısı yapmışsın.

Okul öncesi eğitimi önce zorunlu yapıp sonra zorunlu olmaktan çıkarmışsın, 4+4+4 gibi akıllara ziyan bir sistem icat etmişsin, Bilim yerine, kendisinin benimsediği saçmalıkları değerler adı altında okullara zorunlu kılmışsın, Atatürk düşmanlığında zirve yapmışsın,Laik eğitim anlayışından uzaklaştırmışsın, Okulların kamu kurumları olduğu bunun içinde herkesin olduğu ve hiç kimsenin olmadığı ilkesini ortadan kaldırmışsın, bu nedenle İmam-Hatiplerin okul olma özelliğini kaldırıp kendi anlayışının hizmetiçi eğitim kurumuna dönüştürmüşsün ve burada okuyan çocuklara yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmışsın.

İnsanların tercih ettiği laik ve bilimsel eğitimi özel okullar aracılığıyla satın almak zorunda bırakmışsın,Proje okullar adı altında, okullar arasında ayrım yapmışsın, Çocukları İmam-Hatip okullarını tercih etmeleri için zorlamayı resmi hale getirmişsin, bu okullar için etrafındaki paralel yapılanmaları harekete geçirerek, burs adı altında rüşvet dağıtmaya başlamışsın, insanların yoksulluğunu, eğitimsizliğini kullanmayı marifet bilmişsin, toplumu kutuplaştırmış, onların bir arada yaşama arzularını ortadan kaldırmışsın, okul sonrası yaşamda daha iyi eğitimli olmanın daha fazla işsiz kalmak anlamına geldiği bir ekonomik modeli Türkiye’ye yerleştirmişsin.

2017 Üniversite yerleştirmelerine bir bakın.

240 bin İmam-Hatip Mezunundan sadece 40 bin tanesi üniversiteye giriş yapabildi. Bu 40 bini de yüksek puan gerektiren okullara değil,  az puanlı eğitim kurumlarına girebildi maalesef.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana 6 bakan değişti. 2002’de ilk bakan göreve geldiğinde, 1300 bakanlık yöneticisi bir gecede görevden alındı. AKP iktidarının özellikle 2009 ve 2011 yılları arasında milli eğitimde FETÖ’nün etkisinin oldukça artmış olduğu dikkat çekiyor

İlk 4 bakan döneminde,  4+4+4 eğitim modeline de geçildi. Ulusal bayramların stadlarda kutlanması da bu dönemde yasaklandı. 5. bakan döneminde öğrenci andı kaldırıldı. Dersaneler kanunu çıkarıldı. 420 MEB merkez ve 40 bin taşra yöneticisi görevden alındı.

Şimdiki bakan İsmet Yılmaz döneminde de Türkiye Maarif Vakfı kuruldu. Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması getirildi, taşeronluk eğitim sistemine de girmiş oldu. Çok sayıda vakıf ve derneklerle protokoller imzalandı. Ortaokul düzeyinde özel yurt açılması için yasal düzenleme yapıldı.

İktidarın son dönemlerinde okullaşma oranı, okul öncesi eğitimde yüzde 9, ilkokulda yüzde 7.6 ve ortaokulda yüzde 3 geriledi. 2017 yılı itibarıyla okullaşamayan öğrenci sayısı, okul öncesinde yaklaşık 922 bin, ilkokulda 482 bin ve ortaokulda ise ne yazık ki 249 bin olarak gerçekleşti.

AKP iktidarında 13 bin 800 köy okulu kapatıldı. Yatılı ilk öğretim bölge okullarının sayısı azaltıldı. Yoksul ailelerin çocukları vakıf ve derneklerin eline teslim edildi.

Milli Eğitim Bakanlığı Temmuz ayında yaptığı protokollerle İlim Yayma Cemiyeti, Ensar Vakfı ve Birlik Vakfı’nın eğitim alanına girmesine neden oldu. Protokollerle vakıfların istedikleri gibi eğitim alanlarında faaliyet yapabilmesinin önü açıldı.

Böylesi bir dönemde, anne-babaların kafaları karışık.

Zira bizim kuşağımızın belleklerinde, 15 Temmuz İhanetine zemin hazırlayanların da Eğitim Kurumu, Vakıf ve Dernek maskesi ile ve bu iktidarla yaşadıkları mutlu günler vardır.

Sonra iş paylaşıma gelince gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır.

Aynısını eğitimi emanet ettiğimiz vakıfların yapmayacağını kim garanti edebilir.

Ondardır velilerin kafası karışık.

Zira onlar, eğitimde yarın ne olacağını bilmemenin acısını taşıyorlar yüreklerinde.

Özellikle Teog’un kaldırılması, bu sınava girecek çocukların fakir ve garip olanlarının İmam-Hatip’lere, Özel Okullarda yeterli eğitim görebilecek mali gücü olanların çocuklarının da Fen ve Anadolu Liselerine gitmeleri anlamına gelmektedir.

Yukarda özetlemeye çalıştığım tüm uygulamalara bir paket olarak baktığımızda ise, bu hükümet ve bu hükümetin ilgili bakanlığı, aldığı her kararda, “Cehalete giden yolun zeminini düzenlemenin” ötesinde hiçbir şey yapmıyor.

Ne demişti Hükümetin bakanı, “Eğitim seviyesi arttıkça AKP’nin oyları azalıyor..”

Yazarın Diğer Yazıları