DANIŞMANLAR KENTİ..
Ahmet ZORLU
Ahmet Doğan'dan sonra, Sayın Başbakan istifa eden partinin etkin isimlerinden Hüseyin Çelik'in yerine Tanır Yıldız'ı, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, bakan olması nedeniyle eski Danışmanı Mustafa Elitaş'ın yerine Şükrü Karatepe'yi 'Danışmanlık' görevlerine getirdi.
Sayın Şükrü Karatepe Üniversite karıyeri bulunan, yönetim yapılanmaları konusunda kafa yormuş bir isim. Sayın Cumhurbaşkanı'na görevde katkısı olacağına inanıyorum. Tabi sözü ne kadar dinlenir, onu bilmiyorum. Ancak bildiğim kadarıyla Akil Adam sıfatı ile de geçmişte 'Cici Apo' anlayışının yerleşmesine katkı vermiş biri.
Yarın çıkıp da, 'Sayın Cumhurbaşkanım, tuttuğunuz yol yanlış. Kürt Halkı ile irtibat kesilirse, bundan terör örgütü yararlanır. Kabul edelim, terörün bu kadar kökleşmesine, sizin bize uygulattığınız politikalar etkili oldu. Keşke masa ortadayken güvenlik boyutundan bu kadar taviz vermeseydik' diyebilir. Derse de, istifa! etmek zorunda kalabilir.
Ama Taner Yıldız'ın bu anlamda daha etkili olacağına inanıyorum.
Sayın Başbakana yeni kaynaklar bulması için önemli katkılar vereceğinden zerrece kuşkum yoktur. Zira Enerji Bakanlığı döneminde enerji dağıtım işini özel sektörün emrine veren kendileridir. Sonra da faturalarda acaip kalemler oluşturma mahareti de kendilerine aittir. Mesela iletim bedeli. Mesela Kayıp Kaçak Bedeli. Tesis Şebeke bedeli gibi.
Yarın vergi tahakkuk listesi geldiğinde şu tür ödemeler ihdas edildiğini görebilirsiniz. Vergi Daireleri kira gideri. Vergi Daireleri taşeron işçi bedeli. Vergi kayıp-kaçak kalemi gibi. Böylece tahakkuk edip ödenmeyen vergileri omuzlarımıza yükleyebilirler.
Ya da, denetim elemanları araç yakıt bedeli, SGK çalışanları yemek bedeli filan.
Sayın Taner Yıldız, bu anlamda Türk Milletine karşı sorumludur, sorumlu kalacaktır.
Gelelim Ankara'da neler yaşandığına.
Bu atamalar, görevden almalar, danışmanlar ordusu oluşturmaların tek bir nedeni var.
Yukardakiler, sorumlular ordusunun sayısını artırmaya çalışıyorlar. Bakınız ekonomik veriler Türkiye'nin bırakın yerinde sayması, geriye gittiğini gösteriyor.
Çevremizdeki tüm ülkelerle ilişkiler sıfıra doğru iniyor.
O kadar ki, Avrupa Ülkeleri artık "Türkiye başımızı Rusya ile derde sokmadan Nato'dan çıkaralım'ı tartışmaya başladı. Joe Biden ile Türkiye'ye gelen danışmanı açık açık söyledi, "Avrupa sizi Nato'dan çıkarmak istiyor. Biz engelliyoruz" diye.
Bakmayın, Avrupa bu günlerde bize karşı sessiz duruyor. Nedeni, şu geri kabul anlaşmasını sonuçlandırarak, Avrupa Ülkelerinde serseri mayın gibi dolaşan toplulukların sağ salim Türkiye'ye gönderilmesi. Bakın ondan sonra yaşanacak gelişmelere.
İçerde ve dışarda bu kadar büyük boyutlarda sorunlarla mücadele eden Hükümet, bir yandan da 'Ben başkan olacağım, başka yolu yok' diyen Sayın Cumhurbaşkanının bu aceleciliği ile mücadele etmek zorunda. Zira Bakanlar Kurulu'nun dörtte üçü, Meclisteki AKP Grupunun 5'te dördü, Başbakandan çok Ak Saray'dan alıyor talimatları.
Böylesi bir dönemde, Kayseri de, küme düşmeye devam ediyor. Üst düzey yönetimdeki isimler tel tel dökülüyor. Meydan biatçılara kaldı.
Kayseri parti teşkilatlarında da durum farklı değil.
Yilli-Köylü çekişmesi bütün hızıyla yaşanıyor.
Mehmet Özhaseki'nin şekillendirdiği yönetim yapılanmaları Mustafa Elitaş ekibi tarafından tasfiye edilmeye hazırlanıyor.
Anladığım kadarıyla Başbakan da, Cumhurbaşkanı da Mehmet Özhaseki'nin üzerini çizdiler. Bunun yanısıra Cumhurbaşkanı Taner Yıldız'ın, Başbakan da Şükrü Karatepe ekolünün üzerini çizdi.
Kamplaşma, kutuplaşma danışmanlar düzeyinde kendini gösteriyor.
Böylesi bir dönemde, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Sadullah Ergin gibi etkin isimler, yaptıkları çıkışlarla yeni yetmelerin kabusu oldu.
Öyle sanıyorum, uzun sürmez bu rahatsızlar korosuna Abdullah Gül de bir şekilde dahil olacaktır.
Buna siyasette güç zehirlenmesi ve paylaşım kavgası denir.
Bakınız AKP'yi kuran 4 ismin 3 tanesi partiye mesafe koydu. Bunlar Abdullah Gül, Abdullatif Şener ve Bülent Arınçtır. Bu üç ismin ortak özelliği de, siyasi hayatlarında isimlerinin akçeli işlere karışmamasıdır, daha da önemlisi özgün ağırlığı olan isimlerdir.
Dileriz Ankara'da sağduyu hakim olur, Türkiye'nin geleceği ile ilgili rotalar yeniden masaya yatırılır ve hedefler yeniden belirlenir.
Aksi takdirde, geleceğe karamsar bakanların sayısı inanamayacağınız kadar büyüyor ve homurtular başladı, başlayacak..