Ahmet ZORLU

DAHİYANE FİKİRLER..

Ahmet ZORLU

Sayın Cumhurbaşkanı, Turizmcilerle yaptığı toplantıda gurbetçilerimize çağrıda bulunarak, “Düğün ve sünnet merasimlerini Türkiye’de yapın. Memlekette geçireceğiniz iznin bir haftasını turistik yerleri gezerek değerlendirin ve Türkiye’ye gelirken mutlaka komşunuzu da alın gelin” önerisinde bulundu...

Sayın Cumhurbaşkanını dinlerken, Türkiye’de süratle uçuruma giden ekonomiden artık umudumu tamamen kestim. Zira bu anlayışın, ekonomik konularda yapabileceği bir şey olmadığına kesinlikle inandım..

Zira Sayın Cumhurbaşkanı sanırım yurtdışındaki gurbetçilerimizin her yaz banka hesaplarından 10 bin Avro çekip Türkiye’ye geldiklerini sanıyor.

Büyük bölümü kredi çekiyor ya da borçlanarak izne geliyor. Burada taşınmazlarının kirasını, tarlasının buğday parasını alıp Avrupa’ya gidiyor yıl boyu onunla geçiniyor.

Siz de ondan, Antalya’da 5 yıldızlı otelde hiç değilse bir hafta tatil yapmasını bekliyorsunuz.

Sayın Cumhurbaşkanının bu çağrısı  bana göre, daha önce TOBB Üyelerine yaptığı, “Bir kişiyi fazladan istihdam edin” ya da “Dövizini bozdurun” çağrısı kadar gerçeklerden uzak, absürt bir önerinin ötesine geçmez.

Turizmin Türkiye’de 3 yıl önceki duruma gelmesinin ilk ve tek yolu, dünyaya Huzur ülkesi görüntüsü vermekten geçer bu biiiir.

Turizmde hiç değilse eski ivmeyi kazanmanın yolu, dünya basınında yer alan yazılar ve fotoğraflara zemin hazırlamamaktan geçer bu iki..

Turizmde, ileriye dönük bir yükseliş trendini yakalamanın yolu, demokratik standartların dünyaca alkışlanacak düzeye çıkarılmasından geçer bu üç..

Türkiye, birkaç alanda turist çekebilecek kapasitedeki ülkelerin başında gelir.

Tarih vardır, deniz vardır, güneş vardır, dağ ve doğal güzellikler vardır, kayak yapma imkanı vardır, kuş cennetleri ile ünlüdür.

Daha da önemlisi modern turistik bir altyapı da oluşturulmuştur.

Ama tatilini yurtdışında geçirecek her ülke vatandaşı gideceği ülkeyi seçerken ilk baktığı unsur huzurdur.

Sonra o ülkenin demokratik standartlarıdır.

Bir örnek vermek istiyorum.

Mısır,  5 yıl öncesine kadar dünyanın turizm gözdesi bir ülkeydi.

Sonra ne oldu, yaşananlar ortada. Bu gün faşist bir cunta var. Ve turizm şirketleri tur listelerine artık Mısır’ı koymuyor.

Buna karşılık Dubai örneği var.

Ülkeye giden turist kendini güvende ve rahat hissettiği için dünyanın gözde turizm merkezi hala..

Yani, Almancı kardeşlerimizin düğünlerini Türkiye’de yapmaları, gelirken yanlarına Alman komşularını da almalarını istemekle turizmde yaşanan gerilemeye ortadan kaldıracağına inanmak, turizm gerçeğini bilmemek demektir.

Ha bu arada  bu önerileri sıralarken, Sayın Cumhurbaşkanı, toplantıya katılan turizmcilerin ellerini patlatırcasına alkışlamaları ise, turizmcilerimizden de umudumun kesilmesine neden oldu.

Eğer salondakiler gerçekten turizmci idi ise..

Gelelim ekonomiye..

Türkiye ekonomisindeki tehlike çanları artık kulakları sağır edercesine çalıyor..

Her alanda, iyi bir habere hasret kaldık.

Buna rağmen  özellikle 2017 için ekonomik tahminler karamsarlığın ötesine geçti.

Ali Babacan’ın dediği gibi, ‘Ülkelerin ekonomisi ile demokrasi birbirine paralel gelişir ya da geriler..’

Türkiye’de ekonomik altyapı yabancı yatırımcının gelişi ile orantılıdır.

Hiçbir yabancı yatırımcı da, demokrasi standartları yerle bir edilen ülkelere yatırım yaparak sermayesini riske etmez.

Bu anlamda, önümüzdeki süreçte yapacağımız sistem  ya da rejim değişikliği, mevcut yabancıları da ülkeden kaçıracak, demokratik standart bakımında 3. lige düşeceğiz.

Hükümet edenlerin bir an önce akıllarını başlarına almaları ve Türkiye’deki demokratik değerleri bir an önce onarmaya başlamaları gerekir.

Zira devlette olduğu gibi, vatandaşta da deniz bitti.

Yastık altları boşaldı. Kredi kartlarında limit kalmadı. Her gün biraz daha fakirleşiyoruz.

Ama  maşallah, yaşam tarzları ile bunu hissetmeyen dev-ri iktidar mensupları abalının sırtına vurmaya devam ediyor sorunları, sıkıntıları.

Memleketimin sorunu rejim sorunu değil, fakirlik sorunudur.

Ne zaman anlayacak, ne zaman önlem alacak, ne zaman bu konunun üzerine gideceksiniz?

Yazarın Diğer Yazıları