CHP ÜZERİNE...
Ahmet ZORLU
Cumhuriyet Halk Partisi hafta sonu kongre takvimini tamamlayarak, Ocak Ayı içerisinde yapılacak kurultaya odaklandı.
Göreve getirilen Feyzullah Keskin'i önce kutlamak, sonra da Kayseri'de işinin ne kadar zor olduğunu hatırlatmakta yarar görüyorum.
Zira, Cumhuriyet halk Partisi Kayseri'de, Türkiye ortalamasının yarısından daha az bir kamuoyu desteğine sahip. Bunda, geçmişte konrol edilebilen yönetimlerin CHP'de hep varoluşları ve genel merkezin son iki seçime kadar aday belirlemesinde tepeden inmeciliği tercih etmesinin bir hayli etkisinin olduğunu belirtmekte yarar görüyorum.
Kontrollü yönetim derken, geçmişte il başkanlığı yapmış bazı isimlerin, Kayseri'de her şeye maydanoz biri tarafından kontrol altında tutulması, karşılığında da onların bazı işlerinin halledilmesine katkı sağlamasını kastettim.
Diğer isimlere girmek bile istemiyorum, ama Sayın Enver Özdemir ve Seyit Bektaş'ın Mehmet Özhaseki, daha sonra da diğer bir-iki AKP'li isim ile ne kadar içli dışlı olduklarına vurgu yapmak isterim.
O dönemle Sayın Özdemir, Şevki Kulkuloğlu'nun gündeme getirdiği iddialar konusunda adeta Mehmet Özhaseki'nin yanında saf tutmuş, parti genel merkezinin ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konuda Kulkuloğlu gibi düşünmediklerini, doğru veya yanlış kendisinin de genel merkezi Özhaseki lehine bilgilendirdiğini bizzat Özhaseki'ye aktardığı, bunun için de disiplin kuruluna sevkedildiğini bilmeyen yoktur.
Dahası da var, ama ben dahasına şimdilik girmeyi uygun bulmuyorum.
Artık CHP'de sonuçları partilileri tatmin etmese de önseçim süreci yaşanmaya başlandı. O nedenle, milletvekili olacak isim parti delegesinin belki de üyesinin oyları ile belirleniyor. Bu da gönlünden milletvekili adaylığı geçirenlerin çok çalışmasını gerektiriyor. Aksi halde, sessiz sedasız partiye üye taşıyan biri önümüzdeki seçimde yine sürpriz yapar ve birinci sırayı kapatır.
Gelelim Sayın Keskin'e.
Bana göre başarılı bir Eğitimci, yüzü gençliğe ve kadına dönük bir isim.
Bütün bunların ötesinde de üstlendiği görevi bu güne kadar başarıyla yerine getirmiş biri.
Ancak, particilik eğitimciliğe benzemez.
Ayak oyunları vardır, CHP dışında partiler vardır, parti içi dengeler vardır, her şeyden önce de parti içi muhalefet vardır.
O nedenle;
Öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi, 'Sen,ben, bizim oğlan' manzarasından kurtarılmalı, geniş kitlelerin ilgi alanına açılmalıdır.
İl Başkanı ve yetki vereceği bir-iki isim her gün CHP'den söz ettirecek uygulamalara imza atmalıdır.
Yerel çalışmalar büyük bir dikkatli izlenmeli, yanlış yüksek perdeden dile getirilmeli, getirilirken olması gereken de yanlışın yanına eklenmelidir.
Diğer muhalefet partilerinin il yöneticileri ve katılırsa iktidarın il başkanı ile ayda bir de olsa kentin sıkıntılarının konuşulacağı dar çerçeveli toplantılara (eskiden olduğu gibi) öncülük etmelidir.
Uygulanan politikaların yanlışlığı yüzünden partiden kopan, uzaklaşan kesimleri yeniden etkili hale getirmek için vakit geçirmeden harekete geçmelidir.
İl yönetimini aktive edecek bir görev ve sorumluluk dağılımı yapmalıdır.
Partide hakim olan, 'Sarız Merkezli politika' anlayışını ortadan kaldıracak düzenlemeler gerçekleştirmelidir.
Kadın, gençlik, işçi, üniversite alanları için etkin komisyonlar kurmalı, medyayı kullanmak adına her fırsatı değerlendirmelidir.
Ocak Ayı içerisinde yapılacak kurultayda genel merkez yönetiminde Kayseri'den bir ismin görev alması için teşkilat olarak kararlılık sergilenmelidir.
Siyasetin okey masalarında veya akşamları rakı sofralarında değil, sahada bire bir, yüz yüze yapılması gerektiği gerçeğini empoze etmelidir.
Kentte yapılan ve yapılamayan yatırımları takip edecek bir teknik birim oluşturmalı, arsa rantları, ruhsatsız yapılaşma, ihaleler gibi konuları bire bir takip ettirerek etik olmayan her uygulamayı Kayseri Halkı'nın gözünün önüne sermelidir.
Ayda bir yapılacak toplantılarda, sorunlar masaya yatırılmalı, partililerle destleşme ortamı elde edilmelidir.
Ve daha da önemlisi, partinin sabah saatlerinden geceye kadar açık kalması için önlemler almalıdır.
Bu arada ahde vefaya önem vermeli, partiye emek vermiş herkesle birebir ilişki içerisinde olmalıdır.
Zira seçim dönemlerinde bile saat 17.00'de ışıklarını kapatan bir siyasal partiye taban da halkta itibar etmez.
Ve tüm bunların yanısıra, geçmişte bu partiyi kullanarak kişisel ikbali için çaba sergileyenlerle arasına mesafe koymalıdır.
İşte o zaman CHP Kayseri'de, Türkiye ortalamasına yakın da olsa bir kamuoyu desteğini sağlar ve klasikleşen 1 milletvekili seçme anlayışının ötesine geçilerek 2-3 milletvekili hedeflenir.